yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (10)
    • medya (0)

    1. Kadınlar kadar, erkeklerin de canını sıkan beklentilerin hepsi. bu rolleri üstü kapalı benimsemiş durumdayız ve yoluna devam etmesi için de sürekli besliyoruz bu canavarı.

    kadınların rollerinden hepimiz haberdarız zaten, burada kafa ütülemeyeceğim o konuda. Peki ya erkekler? Onlar bu ataerkil hayattan bıkmadı mı sizce de?

    bak, bu cümleler küçük bir çocukken erkeklere söylenmeye başlıyor: erkekler ağlamaz, erkekler güçlü durur, erkek dediğin dişisini savunmalı ve korumalıdır, ne biçim erkeksin sen, bana laf attılar da hiçbir şey diyemedin, karşıma çık ve bir erkek gibi benimle dövüş, soğan erkeği misin sen? karı gibi gülmez oğlum erkekler, erkek dediğin korkmaz, erkek dediğin beni taşıyabilmeli, ...

    kadın imajı yerin dibine sokarak yüceleştiriliyor erkeklik. Bu erkekleri de yoruyor. daima mükemmel, daima güçlü, daima cesur, daima sert olmalılar. Oysa bir erkeğin başını dizlerinize yatırdığınızda ve saçlarını okşadığınızda hanımlar, onun daha küçük bir çocuk olduğunu görebiliyorsunuz. çok düşünüyorlar, çok endişeleniyorlar. bunu biz kadınlara hissettirmemek, sürekli güçlü görünmek için çaba harcıyorlar. Belki de erkekler o yüzden erken yaşta ölüyor.

    Sizin sorumluluğunuz da onun omuzlarında. oysa bunu taşımak zorunda değil. çoğu erkek, bu yüzden güçlü kadın istemiyor yanında. kendisine biçilen rol yüzünden sürekli kendisine muhtaç, kolay hükmedeceği ve bu sayede kendisini çok yormayacak kadınları seçiyorlardır belki de. bazı kadınların da işine geliyor bu, hayatı boyunca kendisini geliştirmemek ve tamamen bir erkeğe bağlı yaşayarak gününü gün etmek.

    Şu 9gag postu güzel açıklıyor olayı: http://9gag.com/gag/aYb9yNv

    İngilizce bilmeyenler için çevirisi: biz erkekler de zayıf olduğumuz için zorbalığa maruz kalırız. Çünkü zayıf olduğunu göstermek bizi kız gibi kılar. bakir erkek olmak acınasıdır. Düzgün bir vücudu olmayan erkek, erkeksi değildir. Kızların ilgilendiği şeylere ilgi duymak, bir erkek için utanç vericidir. kadın gibi giyinen erkekler ise gülünçtür. bir kadından şiddet gören erkek küçümsenir. zira kadınlar bile erkekleri hanım evladı olmakla aşağılar. Çoğu hakaret, erkeklerin erkekliğini hedef alır. Çünkü bir erkek için zayıf (üstü karalanmış) kız gibi olmak utanç vericidir. kadınları inciten seksizm, erkekleri de incitir. bir grubun şikayetlerini tartışmak, diğer grubun şikayetlerini azaltmaz. seksizm, bize karşı onlar değildir. bize karşı karşılıklı hoşgörüsüzlüktür. beraber çalışırsak, iki tarafı da inciten seksizmi bitirebiliriz. birbirimizi dinlemek, her iki tarafa da yardım etmektir.

    ---

    Başa dönersek, "kadınlar acı çekiyor" diye kestirip atarak, erkeklerin durumunu bizimkinden daha iyi varsayamayız. ortada can sıkıcı beklentiler varsa, her iki cinsiyet de bu beklentilerden ötürü acı çekiyor. o erkekleri anaları yetiştiriyor, o analar da biziz.

    3 temmuz 2014 21:46

    2. oluşması yıllar sürmüş, oturması yıllar sürmüş, kurtulmanın çok daha uzun zaman alacağı roller. bazı sosyologlar tarafından olması gereken olarak kabul edilir. toplumun düzenli olması iş bölümü işleyişinin mükemmelliğine bağlıdır. ne kadar güzel iş bölümü, o kadar sağlıklı toplum yani.

    iş bölümü kapitalizmin tarihsel sürecinde yalnızca ekonomik olarak açıklanabilir bence. doğal bir oluşum olmadığını düşünmekteyim ne yazık ki. ya da belki cinsiyetlerin biyolojik eşitsizliği günümüze kadar, günümüzün gerektirdiği görevler için eşitlenmiş olmalıydı. ama öyle olmadı. bunun nedenini tamamen kapitalizm olarak görmekteyim. toplumsal cinsiyet rolleri tamamen mülk sahiplerine yarayan bir kavram. zaten toplumsal cinsiyet rollerinin gerektirdiği şekilde mülk sahipleri kadın değil. bilmem anlatabildim mi.

    sanayileşme sonrası işçilerin evdeki işçisi, toplumsal sınıf eşitsizliğini evde eşitleyenler kadınlardı. adam belki fabrikada alt tabakaydı ama evde en üst tabakaydı, kadın sağolsun. adamın çok çalışabilmesi için vardı kadınlar, adam sadece çalışır, kadın onun yemek yeme, temizlenme, sağlıklı ortamda yaşama gibi fonksiyonlarını yerine getirirdi. ve daha çok işçi üretebilmesi için vardı. 3 adet çocuk doğurması için.(gizlinot: klişe değil düpedüz işçi siparişi)

    sonra daha çok işçi gerekti. işte o zaman tabii ki kadınlar da adamlara eşitti ve çalışabilirdi. evdeki çocuğa devlet bakar onları kadından daha da süper işçiler olarak hazırlardı okullarda. yaşlıya devlet bakar, baktırırdı. ama kadınların bir tık aşağıda olması gerekliydi çünkü evde yapılması gereken iş tam anlamıyla bitmemişti. kadının bir yandan iş hayatına katılmasına destek olunup bir yandan köstek olundu.

    kadın kapitalizmin gerekleri doğrultusunda bir oraya bir buraya savruldu yani. iş hayatına katılması çok bir nane değil esasen, ya da kazanılmış bir şey değil.

    özetim şudur; toplumsal cinsiyet rolleri ekonomik çıkarlar doğrultusunda yönetilen bir kavram bence. bana kızım şu tabakları al diyen babamı tolere ederim babam olduğu için ama gelecekteki eşim derse, oğlum benden böyle bir şey beklerse o tabakları kafasında kırarım acımam.

    karl marxın askerleriyiz.(gizlinot: swh)

    4 temmuz 2014 03:52

    3. emell müftüğlunun şarkısını aklıma getirmiştir. kim bize sormadan sınıf sınıf ayıranlar. sanırım böyleydi. çocukken doğru otur. büyürsün kız kısmı olursun. tek başına üniversite hayatında koşarrsın bin umut. yurtta kalırsın duyduğun erkek yurdu rahattır ama gördüğün kız yurdu sadece nefes alınmasına izin verilir. yasaklar daha dikkat çekicidir. bilmezler mi adem ve havvayı birbirine düşüren yeminli şeytandır. yasak olanı hoş göstermeye meyillidir. bize ne kadar yasak koyarlarsa şeytan o derce peşimizi bırakmıyor. hatalarımız hep bundan. şeytanın zerre suçu yok. şeytanı bizzat çağırıyorlar. tüm suç dayatmalar. şeytanın görevi de bitti bu dünyada. baktı millet kendinden daha şeytan. roller bile kişisel çıkarlara göre ayarlanmış. şeytanın bile aklına gelmeyecek türden.

    6 temmuz 2014 17:22


    4. oyuncaklarda gizlidir.

    (link: http://i.hizliresim.com/nYD7DB.jpg 1)

    (link: http://i.hizliresim.com/Ld6a6V.jpg 2)

    (link: http://i.hizliresim.com/1joyo5.jpg 3)

    23 ağustos 2014 13:54

    5. en basitinden nüfus kağıtları. sen pempe ben mavi. hım. bi bizde mi var mübarek. azeri bi arkadaşımdaki kimlik acaipti. kişinin o ülkede kaç kişiye benzediği. isim benzerliği falan yazıyordu kimlikte. başka hatırlamıyorum. bekar kelimesi de subaydı. insana garip geliyor . çocukluğumda oyuncak bebekle oynamayı reddettim. ben daha çok otomatik şeylere meraklıydım. bebek ne ki ya. ne yaparsın ki bebekle diye düşünürdüm. sıkıcı. özetle kendi oyuncağımı kendim yapmak daha zevk verirdi bana.

    23 ağustos 2014 14:07

    6. Ben de çocukken hep uzaktan kumandalı arabalarla oynamak isterdim ama kız çocuğusun diyip diyip önüme bebekleri atmışlardı. Hala uzaktan kumandalı araba gördükçe içim kıpırtılanır hunharca oynama isteğiyle dolarım.

    Mesela evli erkekler evde en basitinden yemek konusunda eşlerine yardım ettiklerinde "bak bak, bu da hanım köylü olmuş. Erkek adam yapar mı be, puh sana" gibi cümleleri o kadar çok duyuyorum ki. Ya da, her ne kadar artık kadınlar da iş hayatına yavaş yavaş dahil olsa da, "kır dizini çocuklarına bak, ne işiymiş. Bunun herif de ağzını açıp bi şey demiyo gıız, avrat parası yinir miymiş?"

    tarzında söylemler. Hangi dünyada yaşıyosunuz diye sormak şöyle tutup silkelemek istiyorum

    23 ağustos 2014 17:58

    7. tam olarak hangi başlığa ait olduğunu bilemeyip en sonunda bunda karar kıldım. toplumsal cinsiyet rolleri baskısının iki cinsiyet üstünde de olduğunu biliyorum ama sadece görüp paylaşmak istedim. bu baskıyı sadece erkekler değil, kadınlar da kadınlara yapıyor -ki en üzüldüğüm. (link: http://www.nolm.us/cinsiyete-dayali-yargilara-karsi-guclu-ilustrasyonlar/ buradan)

    19 aralık 2014 21:39


    8. (bkz: ataerkil zihniyeti içselleştiren kadın)

    (no:143764)

    19 kasım 2015 19:58

    9. Şaka gibi girdiler okuyorum ya. Ataerkil bir zihniyeti bu kadar içselleştirmek adeta yaşam biçimi haline getirmek komik yahu. Troll deyip geçiyorum. Gerçekse yazık tabii. Bu kadar mı el alem, toplum ve erkek odaklı yaşıyorsunuz. Yemek yapmayı bilmek öğrenmek ya da öğrenmemek kişinin kendi tercihidir. Ne övünülecek ne de karşı tarafı yerecek birşey var ortada. İnsan bazen hayret bile edemiyor.

    19 kasım 2015 20:15 19 kasım 2015 21:23

    10. yani ben ilk yazara katılamayacağım. istisnalar kaideyi bozmaz. fakat şöyle de gerçek var. erkekler çıkarı bozulmadığı sürece sizin uğradığınız ayrımcılığa sesini çıkarmaz biz nasıl ki bu tabuları yıkmak için çalışma hayatına atılıp, ev ekonomisine destekte bulunmaya çalışıyorsak onlarda birşeyler yapacak.

    çok rahatsız oluyorlarsa: bayramda ellerinin öpülmesinden rahatsız olurlardı, hatta ilk kayınvaldesine gidilmesinden gocunmazdılar, evlenecekler diye yemek öğrenirdiler......... bunları yapmıyorlar. sonra bizde haksızlığa uğruyoruz diye ağlıyorlar.

    1 şubat 18:37