yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2)
    • medya (2)

    1. Soligen Almanya doğumlu bizim gibi bir insan dışarıdan baktığınızda; anatomik olarak insan. Fotoğraflarına baktım uzun uzun gözlerinde nefret, hınç, öfke ya da üzgünlük, pişmanlık aradım. Göremedim. kendisi milyonların ölüm emrini veren bir nazi subayıdır. Gestapo yahudi ofisi yöneticisidir ve avrupanın çeşitli ülkelerinden getirilen yahudileri toplama kamplarına yönlendiren kişidir. savaştan sonra önce avusturya'ya ardından arjantin'e kaçmış 1960 senesinde mossad'ın operasyonu ile arjantin'ten israil'e kaçırılmış ve çıkarıldığı mahkeme sonucunda idam edilmiştir. kendisine göre yaptıkları sadece üstlerinin emriydi yani kendisini emir kulu olarak göstermiştir. bunun üzerine hakim kendisine siz bir bayan sekreter miydiniz yoksa ss subayı mı diye sormuştur. Neden ben diye sormuştur defaatle; "o zamanlar herkes yahudileri öldürüyordu neden ben?" son sözleri yine pişmanlık içermemektedir. Şunları söylemiştir;

    "çok yaşa almanya, çok yaşa arjantin, çok yaşa avusturya, bunlar en yakından bağlı olduğum ülkeler ve onları unutmayacağım. savaş ve bayrağımın kurallarına uymak zorundaydım. hazırım."

    Hannah Arendt bu adam hakkında düşüne düşüne "kötülüğün sıradanlığı" kavramını bulmuştur. Arendt bu adamdan ölesiye nefret eder ama yine de idam edilmesine gerek olmadığını düşünmektedir. Ardent eichmann'ın suçlu değil kör bir itaat duygusuna sahip biri olduğunu düşünmektedir. Çünkü itiraflarını dinleyen soruşturmasını yürüten alman yahudisi karşısında neden sadece teğmen rütbesine kadar yükselebildiğini neden terfi ettirilmediğini üzülerek anlatmıştır. Yani adam onlarca cana sebep olmasını değil alamadığı terfiyi düşünüyor. 

    Auschwitz'e gidip, orada gülerek foto çektiremedim ben tuhaf oldum. Düşünün 70-80 sene önce insanlar orada işkence gördüler çoluk, çocuk, kadın. hatta çocukları canlı canlı yakmışlar gaz israf olmasın diye. yağlardan sabun yaparken kemikleri ufak ufak doğramak için aletler varmış mengenenin daha detaylısı. Gidecekseniz eğer kafadan 2 gün kendinize gelemeyeceksiniz onu söyleyeyim.

    Bu adama gelecek olursak tipik bir ss askeri gibi beyni yıkanmış. Şimdi almanyaya gidince diyorum ki bu insanların dedeleri ya da büyük dedeleri bir zamanlar naziydi (çok büyük çoğunluğu en azından) şimdi bizi kabul etmelerini istiyoruz, alltagsrassismus'tan yakınıyoruz. onlarla sevgili oluyoruz hatta evleniyoruz. peki büyük babalarının annelerinin düşünce sistemiyle büyüyen ebeveynleri onlara hiç mi etki etmedi sizce? Bazen bunu çok düşünüyorum. umarım etkilememiştir.

    ilgili medya:
    2
    10 şubat 18:09 10 şubat 20:33

    2. adolf eichmann, gözaltına alındığı kamptan yetkililerin yardımı ile kaçıp adını değiştirerek senelerce saklanmasının ardından yakalanıp mahkemeye çıkarılmıştır. mahkeme kendisine "insanlara neden bunu yaptınız?" diye sorulduğunda, "ben sadece bana verilen emirleri yerine getirdim." demiştir. bu cevabın ardından ise yale üniversitesi psikoloğu olan stanley milgram, "emirlerin insanları ne kadar zalimleştirebileceği" hakkında bir itaat deneyi çalışması gerçekleştirmiştir. (gizlinot: milgram deneyi olarak geçer mutlaka bakın ) bu deney, sosyal psikoloji açısından ve genel olarak psikoloji bilimi açısından son derece önem arz etmektedir ki ardından birçok psikolog bu deneyin benzerini yapmış ve hepsinde de benzer sonuçlar elde edilmiştir. insanlar, gerekli şartlar ve koşullar sağlandığında emirleri yerine getirmek için son derece zalimleşirler.

    10 şubat 21:37 10 şubat 21:40