girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (117)
  • medya (0)

1. 2011 senesinden beri yaşadığım şehir.

adım attığım ilk gün nefret etmiştim. içimde bitmek bilmeyen bir istanbul aşkı vardı çünkü. bir arkadaşım "ankara'yı zamanla seversin, istanbul'dan zamanla uzaklaşırsın" demişti. o kadar doğru söylemiş ki yeni yeni anlıyorum.

çok güzel insanlar tanıdım, geldiğimdeki halimle şimdiki halim arasında sayamayacağım kadar iyi fark yarattı bende. ben ne kadar ittiysem ankara o kadar sarıldı bana. gitmenin güzel bir şey olduğunu ankara'ya geldiğimde bir kez daha anladım.

şimdi bu gri, kendine özgü, dışardan soğuk duran ama içine girdiğinde seni kucaklayan havasını çok seviyorum. kimselerin keşfetmediği öyle güzel yerleri varmış ki meğer, işte ankara bu dedirtmişti bana bu mekanlar. özellikle kışı benim için bir dosttur, kardeştir. suratına buz gibi hava çarpa çarpa yürüdüğün sokaklardan, içerisinde ısınacağın, sıcak şarap yudumlayacağın, dost sohbetini tadacağın yerlere götürür seni.

6 eylül 2014 12:58 6 eylül 2014 13:01

2. doğduğum şehir. ne zaman gitsem bana londra'yı anımsatır.

6 eylül 2014 13:01

3. 2011 senesinden beri yılımın 4te 3ünü geçirdiğim şehir.

Yalan söylemeyeyim, sevmiyorum ankara'yı. Ben istanbul insanıyım, hatta istanbulun en küçük biriminde yaşayan "şehirimsi deniz kasabası" insanıyım. İnsanları bile değişik geliyor ankaranın. Yıl olmuş 2014. Alıştım tabii. Ama seviyorum dersem yalan olur, ben okulumdan dışarı adım atmayan bir istanbullu olarak Kampüs hayatını seviyorum.

Ama ankara bana çirkin ya da soğuk değil; küçük, sıcak ve samimi geliyor. En azından bunu söyleyebilirim.

6 eylül 2014 13:18


4. kutu gibi şehirdir ankara, bir yerden bir yere gitmeniz çok zor olmaz (gizlinot: melih gökçeğin rezil ettiği egoları saymıyorum tabi ) gridir, soğuktur ama o kadar kötü değildir. yaşayanlar bi istanbul insanı gibi kaa değidir en azından. nem sizi bunaltmaz, oturduğunuz yerde nefes alamamazlık yaşamaazsınız.

ankara ayazında bir yerden bir yere gitmeye çalışmak, kızılaydan tunalıya yürüyerek çıkmak kafa dinletir aslında insana. akşam 9 buçuktan sonra işportacıların karanfilde koşuşturması, kuğulunun o kendine has havası, bahçelinin gece ki halide güzeldir.

ama bir konuda rica ediyorum, lütfen ankaraya yeni gelen ahbaplarınızı sincana, ulusa, çinçine götürmeyiniz. yanlış tanıtıyoruz ankarayı sonra :) kısaca ankara iyidir iyi. (gizlinot: evet ankaralıyı ve üniversite hayatımda ankarada geçiyor ama ben mutluyum )

belirtmeden edemedim; ankarada ya okunur, ya aşık olunur..

7 eylül 2014 01:22 7 eylül 2014 01:22

5. Soguktur,iklimi de insanlari da.Eskisehir yoluna ciktiginizda art arda gordugunuz bakanlik binalari bile sizi gerebilir. Istanbul kadar yormaz,deniz manzarasina karsi bir kahve icemeseniz bile...Olsun seviyorum Ankarayi da bana Ankarayi sevdiren okulum Hacettepeyi de.

7 eylül 2014 13:33

6. 3 günde özledim seni be Ankara. Doğruya doğru nefret ediyordum senden, hiçbir zaman sevememiştim. Şimdi o pis havanı da iğrenç otobüslerini de özlüyorum. Gün sayıyorum gelmek için. Aslında sana gelmek için değil anneme gelmek için gün sayıyorum ama seni de özledim içindekileri de. (gizlinot: melih gökçek seni asla özlemem ha)

18 eylül 2014 21:22

7. vega isimli grubun bir şarkısı;

ah yağmur dönerken kara şarkılar var falımda

hepsi sana (hepsi sana) bu gece ankara

ah yağmur dönerken kara yine yol var falımda

ister özle yok istersen hiç hatırlama

(gizlinot: okulumu biraz daha fazla olmak üzere biraz özlemiş olabilirim.. eylül ayı hep bu sebeple biraz hüzünlendirir zaten) (gizlinot: odtü) (gizlinot: fırk)

19 eylül 2014 10:36


8. İlkokul, lise ve üniversite yıllarımın geçtiği, ailemin yaşadığı şehir. iş hayatına atılınca epey uzaklaşmak zorunda kaldım ve hiç özlemedim (gizlinot: evim hariç)(gizlinot: ailem hariç)

sevmiyordum bu şehri. insanları hazımsız, farklılıklara tolerans yok. robot insanların şehri. bırakın mini eteği, diz üstü etek giydiğinizde farklı algılandığınız şehir. hele bir de ulus, sıhhiye falan var ki oralara hiç girmeyim.

19 eylül 2014 10:39

9. Havası gibi dengesiz hisler yaşatan şehir. Uzak kalınca deli gibi özletir.neyini özlüyosun diye soranlara elle tutulur bi cevap da veremezsin. Aynı aşık olduğun adam hakkında bu adamın nesine aşık oldun sorusuna cevap verememek gibi. Özlersin, dönünce de üstüne üstüne gelir, boğar seni.yapıcak bi şey bulamazsın ama yine de seversin. Hele sokaklarında güzel anılar biriktirdiysen nefret dahi etsen kopamazsın.

25 eylül 2014 00:30

10. 1.Öğrenci düşmanı bir şehirdir benim gözümde.

Şu bir haftada daha önce olmadığı kadar kazıklandım. Olgunlara gidersiniz kazıklarlar. Kendi okulunuz sizi kazıklar. Mecburen dolmuşa binersiniz öğrenci yok arkadaşım derler tam para keserler kazıklanırsınız. Bir yerden bir yere gitmek için illaki farklı toplu taşımalara binersiniz, kazıklanırsınız. Ücretli otobüsleri başka seçenek olmadığı için kullanırsınız, para kazandırırsınız ama gişedeki adamın gözünde 'karın ağrısı' olursunuz.

2.Buram buram kapitalizm kokusu :D

Kampüse 15-20 dk uzaklıkta tam 5 adet büyük alışveriş merkezi bulunmakta. Sorarım neden? Birbirinden farkı olmayan 5 çirkin bina ve billboardlarda nicelerinin reklamları. Üstelik yenileri de açılıyor. Ankara'nın en yeşil alanını tek darbede kesip atanlar, yerine geçici trafik çözümü olarak beton yol yapanlar gökdelenlerini dikmeye devam ediyor.

Kısacası tüm o Ankara'ya alışırsın, güzel şehirdir diyen tanıdıklarımın beni yanılttığını üzülerek anlamış bulunmaktayım.

Ha bir de cidden fanta akacak diye korkuyorum musluklardan :D

25 eylül 2014 14:50