sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

1. hilary swank ve Chloë Sevigny'nin başrolleri paylaştığı 1999 yapımı film olmakla birlikte aynı zamanda bir the cure (link: https://www.youtube.com/watch?v=9GkVhgIeGJQ şarkısıdır). film sarsıcıdır, şarkı güzeldir. hilary swank role hazırlanmak için 1 ay boyunca bir erkek gibi yaşamış, göğüslerini bandajlamış, pantalonunun içine çorap tıkıştırmıştır. sonuçta da bu çabaları boşa gitmemiş ve en iyi kadın oyuncu oscar'ını kazanmıştır.

15 temmuz 2015 10:43 15 temmuz 2015 10:46

2. güzel şarkıdır. the cure - boys don't cry.

15 temmuz 2015 23:51

3. sevgili (yazar: tirmiktirmik )' ın uktesi,

orijinal adı Boys don't cry olan 1999 yapımı, hilary swank'ın baş rolde olduğu ve oskar kazandığı film.

tabii keşke her tanım bu kadar az, öz, basit ve kısa olsa ama bu filmin ardında insanoğlunun ne kadar aşağılık, ne kadar zalim ve korkunç olduğunun hikayesi var.

öncelikle şu girdiyi okuyalım, transeksüellik nedir ne değildir? : http://www.suslusozluk.net/n/207321/

film brandon teena adlı amerikalı bir trans erkeğin hayatını anlatıyor. peki brandon teena kim?

parçalanmış bir ailede kadın bedeninde doğmuş iki kız kardeşten biri. gelgitli bir annenin çocuğu. küçük yaşlarda hem kendi hem de kardeşi amcası tarafından taciz ve tecavüze maruz kalmış bir insan. mezuniyetine üç gün kala kıyafet kurallarına uygun giyinmediği, dini eleştirmesi vb. hareketler sebep gösterilerek okuldan atılır. bunun ardından brandon kendisini koyverir ( özgür bırakır ) erkek kılığına girerek kızlarla takılmaya başlar. bilhassa kızlar küçük olduğu için brandon'ın cinsiyetini fark etmezler veya sorgulamazlar. tabii bu durum böyle sürüp gitmez. nihayetinde ortaya çıkar.

zehir zemberek olayların ardından brandon yetiştiği yerden taşınır. kendisini hiç tanımayan insanların yanında, kendini erkek olarak tanıtarak yeni bir hayata başlar. orada lana ile tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. sonrasında ise lana'nın birbiriyle arkadaş olan iki eski erkek arkadaşı tarafından "kadın" kimliği fark edilince önce ölesiye dayak atılır, ardından tecavüz edilir ve son olarak da toplu bir katliamda canını yitirir.

bir erkeğin bir kadına duyduğu korkuyu görüyorsunuz değil mi? bu öyle bir korku ki trans bir erkeğin " sapına kadar erkeklerin yüce topluluğuna girme arzusunu " kendilerine yapılmış bir hakaret olarak görürler ve tecavüz ede ede ona yerini gösterirler. sen bir kadınsın. sen vajinadan ibaretsin. sen s.kilirsin.

peki tüm bu tecavüzler, tacizler, dayaklar ve cinayetler olurken hak, hukuk, adalet nerede?

tecavüzü şikayet ettiği zaman, şerif olaya değil brandon' ın transeksüelliğine, kadınlığına, vajinasına, cinselliğine odaklanır sadece." sana dokundular mı? kıyafetini nasıl çıkardılar? nerene dokundular? ne hissettin? zevk aldın mı? "

brandon bir tecavüz sorgulamasında değil, bir şerefsizin fantezilerinin odağındadır ve bunu fark edince pes ederek sorgulamayı terk eder. adalet ve onu simgeleyen hiçbir şey brandon'ı, brandon gibilerini korumadı. türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeyse korumamaya devam edecek.

toplumda kadınlıktan daha aşağı olan bir şey varsa bu da trans-kadınlık, trans- erkekliktir. her gün nice nefret suçu işlenir ve bunların binde biri belki ceza alır. toplum ve sistem bir nevi nefret suçlarını teşvik eder. bir yara olarak görür ve kanamasına rağmen fark edildiği anda tekrar ve tekrar kopararak söker.

13 şubat 2017 21:05