sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (9)
  • medya (0)

1. en olmadık şeyleri kendine yakıştıran, küçücük gözlerinin içine siyah kalem süren, gece hayatını seven, arkadaşlarına düşkün, new york aşığı, deli dolu bir kadındır carrie bradshaw. köşe yazarlığı olarak başladığı kariyerinde kitap da yazmış ve büyük aşkı mr.big ile evlenmiştir.

benim çok çok sevdiğim bir karakter kendisi. deli dolu olmasını, saçma sapan giyinmesini seviyorum. sevmediğim tek yanı aidan'ı bırakması. o adam bırakılır mı be carrie?

Neyse sana mr.big ile mutluluklar diliyorum.

ukte: (yazar: beaucoup)

3 ekim 2014 11:43

2. Çok ama çok geç izlediğim sex n the city dizisinin ana karakteri, mr big'e delicesine aşık olmuştur, neyse ki mutlu sonla bitti bu aşk hikayesi de

3 ekim 2014 11:59

3. Gelmiş geçmiş en ünlü dizi karakterlerinden. Ayakkabılarına ve new york'a aşık, merak etmeden duramayan bir yazar.

"bu ne len?", "O neydi gız?" Şeklinde tepkiler verdiğim bir sürü kıyafeti olmuştur, ama yakıştırır bir şekilde kendine, sakil durmaz.

Ailesi arkadaşlarıdır. Sex and the city'de çok az bahsedilmiştir carrie'nin ailesinden, bana hep çok ilginç gelmiştir bu durum. Gençliğini konu eden diziyi hiç izlemedim, önyargımdan ötürü izleyemem de zaten(gizlinot: başroldeki kızı azıcık benzetseydiniz bari ), orada durum ne bilemiyorum.

Diğer üç arkadaşından parçalar taşır carrie karakteri, o yüzden insanlara daha yakın gelir belki de. Zaten onların ortak noktasıdır, o olmazsa grup dağılacakmış gibi gelirdi bana. Ayrıca kusurları olan(gizlinot: her bakımdan), idealize edilmemiş bir kadındır.

Sarah jessica parker'ın iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum(gizlinot: aralarında en iyisi miranda'yı oynayan cynthia nixon'dır bence) ama rolünün hakkını vermiştir bu dizide.

Pek eğlendim yazarken, kendini bir şey zanneden bazı eleştirmenler gibi, gözümde gözlüğüm falan bi hava geldi bana. Keşke kadınlarımıza kötü örnek oluşundan, ahlaksızlığından falan da bahsetseydim, önemli mevzular bunlar, kanayan yara...

bir ara(gbkz: ross geller) başlığına da uğramam lazım, o da 3 defa boşanmıştı, toyluğumu onda atacağım, mecbuuuurr...

3 ekim 2014 13:36

4. ah keri vah keri.

öncelikle, satc izlememiş olanlar (gbkz: sarah jessica parker)'ı sevmezler; ben de bunlardan biriydim. 2008 yılında facebook'ta "sarah jessica parker looks like a horse" diye bir gruba katılmışım hatta. birkaç sene sonra da satc izlemeye başladım, carrie'yi sevdim. sesi, hareketleri, saçları inanılmaz çekici.

şu an 3. kez izliyorum ve carrie'nin dizinin en eziği olduğunu, o akıllı feminist tavırlarının altında bir zavallı barındırdığını görüyorum. bunlar carrie'yi sevmeye engel değil ancak satc'de kadınların kendilerini en çok özdeşleştirdikleri carrie'dir; bu yüzden benim sinirim carrie'nin yaptıklarının, düşündüklerinin normalleştirilmesine hatta yüceltimesine...

bundan sonrasını spoiler vererek açıklıcam:

- kaç milyon çift ayakkabısı var ama hayatında hiç doğru düzgün seyahat etmemiş; o kadar ayılıp bayıldığı paris'e ilk defa 38 yaşında gidiyor. Bütün varlığı maddiyat.

- kenara köşeye para atmamış, sırf ayakkabı almış, utanmadan da borç vermeyen arkadaşından hesap sorar.

- mr. Big'le fakbadiyken kendini sevgili sanıyor, ilk izleyişimde anlamamışım. Özellikle ilk sezondaki ilişkileri asla sevgililik değil.

- sevgilisi için hayatını değiştirir, kariyerini çöpe atar. Aman tadımız kaçmasın ali rıza bey.

- her bku yemiş, carrie'nin affedersiniz ağzına sıçmış olan adam, kıçının kılları ağarıp dede gibi hırıltılı nefes almaya başlayınca "hayatımın aşkı sensin" diyor, carrie'nin kıçı uzaya fırlıyor. Püh keri. Adam zaten hasta ve yaşlı, bi de cenazesiyle uğraşıcaksın. Sefasını başkaları sürdü, cefasını sen çekmek istiyosun.

Biraz daha eklerim sonra ama en önemli ezikliği bu "the one" olayı. Adam eğlensin, gezsin tozsun bizim carrie de iki lafla havalara uçsun.

Mutlu son istemeyin, mutlu orta isteyin. Asıl önemli olan o. Böyle erkeklere prim veren, kadınların bi yaşlı dedenin salak lafıyla tatmin olduğu dizilerin sizi kandırmasına izin vermeyin.

benim idollerimden biri (gbkz: lorelai gilmore)'dur aşk konusunda, onun girdisi gelecek.

10 nisan 2015 21:13 11 nisan 2015 00:39

5. çok modern, özgür kadın havalarının altında, bir erkek için kendini türlü türlü rezil etmiş olan dizi karakteri. evet esprili üslubu, şirin dairesi, her daim bakımlı olması(gizlinot: tuhaf donlarını saymazsak)...vs güzel de gözümüze batan asıl gerçekleri n'apcağız? (yazar: saclariminapsam) pek güzel yazmış, ben ek olarak birkaç aklımda kalan kısmı ekleyeyim:

mesela mr big (gizlinot: bir mankenle) evliyken karısının yatağında takılmalarını, sonra da gevşek gevşek evde dolanırken karısına yakalanmasını, kaçışını. ya da tam puntuna getirip mr big'i evlenmeye ikna ettiğinde adam düğünden kaçınca kendince neden arayıp arayıp en sonunda en yakın arkadaşını (miranda) suçlu çıkarmasını. neymiş miranda kendi kocasıyla tartışmalarının üstüne gelen mr big'e 'evlenmek için deli olmanız lazım' demişmiş. demişse demiş. adam kaçmaya mazeret arıyorsa bunun suçlusu arkadaşı mı? o gün taksici de kuru temizlemeci de diyebilirdi bunu.

neyse uzatmayayım, carrie'den bahsederken otobüs üzerinde fotoğraflı reklamı çıkacak diye ellerinde şampanya yolda bekledikleri (link: https://youtu.be/AyAK6zyV-NE sahneyi) es geçmek olmaz.

10 nisan 2015 23:12

6. big ile fuckbuddy olduklarını, (yazar: saclariminapsam) 'in girdisinde okuduğumda dumurdan dumura uğradığım karakter.

şöyle bir düşündüm de, adam arada bir arayıp romantik sohbetten erotik sohbete geçen konuşmalar yapıyordu, başka kadınlarla flörtlesiyordu.

Bradshaw ise onu sürekli doğumgününe ve bir takım eventlara çağırarak kendine bağlamaya çalışıyordu.

hatta doğumgününde bile, adam dansöze yürümüştü.

Sanırım gerçekten fuckbuddy'lerdi.

vay anası.

11 nisan 2015 00:31 11 nisan 2015 00:39

7. sex and the city'i artık bilmem kaçıncı kez izlerken yine beni delirtmiş hatundur kendisi.

Ya bu kadar bencil, şımarık ve dünyanın kendisi etrafında döndüğünü zanneden bir karakter yok. Ne miranda'nın ne samantha'nın tırnağı olamaz bu aptal. Charlotte bile bundan iyi o derece.

miranda kanser olan steve'den bahseder bu hemen kendini araya sıkıştırır, miranda boynunu incitir kendisi hem yardıma gitmez hem geçmiş olsun ayağına evine gidip yine kendi derdini anlatır. mis gibi aidan'ı piçin bayrak taşıyanı mr. Big ile aldatır sonra beni affetmek zorundasın filan der kendini acındırır yine. Bi tek tarzını beğeniyorum, başkası giyse korkunç olacak kıyafetleri bi şekilde yakıştırır kendisine.

6 mayıs 2015 00:09

8. arkadaşlarına karşı bencilliği, aidan’a yaptıkları, big için ezile büzüle bir hal olması gibi sebeplerle gıcık olduğum dizi karakteri. Yalnız neredeyse her giydiğini yakıştırması (neredeyse) ve topuk tıkırtısına hayranlığım baki ve ikimiz de maydonozdan nefret ediyormuşuz. İ feel ya sista. 

21 aralık 2017 22:23

9. kadının aslında çok güzel olmayıp saçı tarzı kıyafetleri tavırları ile ne kadar çekici hale gelebileceğinin göstergesidir bence. onlar gibi 4lü çok yakın arkadaş grubum olsun ailem olsunlar çok istiyorum ya. 'maybe our girlfriendsare our soulmates, guys are just people to have fun with'

22 aralık 2017 09:28

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar