girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (5)
  • medya (0)

1. bazı insanlar için "mecburi bir lüks", kökü reklamcılara dayanan bir "gelenek". tektaşların o tek taşı, genelde elmastır. evlilik teklifi için adeta şart haline gelmesi, de beers'in 1938'den itibaren yürüttüğü müthiş pazarlama kampanyası ile başlar.

savaş döneminde avrupa'da istediği hacme ulaşamayan de beers, gözünü amerikan pazarına çevirir. son derece kapsamlı bir strateji belirlenir ve toplum elmasların "gerekliliği" üzerine adeta eğitilir. bunu yaparken filmlerden/film yıldızlarından da, mahallelerde yapılan toplantılardan da faydalanılır.

(link: http://www.gemnation.com/base?processor=getPage&pageName=forever_diamonds_1 ilgilisine bir yazı da burada.) googlelarsanız iyi yerlerde çıkmış bir çok enteresan makaleye denk gelebilirsiniz.

10 haziran 2014 16:35

2. kaşıkcı elmasından sonra gözlerim bir daha eski gözlerim olmadı. o elması gördükten sonra sarayın geri kalan kısmını göz ağrısıyla gezmiştim. hikayesi ise yazık dedirtecek cinsten. mücevher deyince kösem sultanın kolyesine hayran kalmıştım. elmas elde edilmesi kös kös oturmakla değil gerçekten göz isteyen bir mesele. hele o kaşıkcı elmasını işleyen gözler. düşünmek bile istemiyorum. insan bakmaya zorlanıyor ki işlemesi.....

10 haziran 2014 17:15

3. Çevre, insan hakları gibi konularda sosyal sorumluluk projelerinde yer alan, barış elçisi gibi unvanlara sahip alan holywood yıldızları; insanların uğruna canlarını verdikleri, köle olarak çalıştıkları elmaslarla kırmızı halıda arzı endam etmekten, pr için bir sürü para alarak kendilerine uzatılan mikrofonlara "bugün x marka mücevher takıyorum." Demekten çekinmezler.

O yüzden dünya meselelerine çok duyarlı geçinen çoğu yıldız bana sahte gelir. Ne zaman kırmızı halıya elmaslar, zümrütler, safirlerle çıkmazlar o zaman gerçekten samimiyetlerini ispatlarlar.

10 haziran 2014 17:50


4. İzlediğim Bir filmde elmasın kökeniyle ilgili bir konu işleniyordu ve orda anlatılana göre Afrika'dan çıkarılan kanlı Elmas, Elmas sektöründe %10 kadar cüzzi bir miktarı karşılıyordu. Hatta bu kanlı elmasın Elmas sektörüne doğrudan girmesine izin verilmiyordu, bu elmaslar numaralandırılmadan el altından illegal yollardan satılıyordu. Asıl sektörde yer alan elmaslar Avustralya, Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan'dan daha insancıl şartlarda çalışan elemanlarla çıkarılıyordu. Belkide sektörün kötü imajını aklamak için çekilmiş bir filmdir cidden bilmiyorum. Sonuçta bunun tam tersini anlatan kanlı Elmas filmi de var.

Kendi adıma benim bu konularda takıntım yoktur, illa bir tek taşım olsun hatta bununla evlenme teklifi alayım falan da demem, hatta yüzükten nefret ederim, takamam. Maksat sevdiğim adamla evlenmekse gerisi teferruat olur.

28 ocak 2015 20:31

5. pırlantanın kesilmemiş maden hali. bizim gündelik kullandığımız dilde elmas ise pırlantadan foyası ve kesimiyle farklılaşan taşa verilen isim. gül, antwerp, hollanda gibi kesimlerle kesilen elmas taşlar, klasik pırlanta kesimleri gibi ışığı yansıtamaz. bu yüzden daha parlak olabilmesi için alt yüzeyine aynen aynalar gibi bir foya kaplanır (foyası meydana çıkmak da buradan geliyor). sanırım pırlanta kesimi yapılamayacak biçimde çıkmış daha ufak taşlar da bu şekilde kullanılabiliyor, çünkü hollanda altı dümdüz tepsi gibi bir kesim, daha ufak karatlı bir taşla daha geniş bir yüz yapılabiliyor böylece. ayrıca foyalanmış elmas bizim coğrafyamıza has bir şey :)

31 ocak 2015 22:29