34.
Bu nasıl yapılıyor biri bana öğretsin ya. Oğlana nasıl gel gel yapılır :D
Şaka bir yana da, artık neredeyse 30 olmuş bir ablanız olarak flörtle vakit kaybedemediğimi fark ettim. Flörtler beni yalnızca ufaktan heyecanlandırıyor. Hayatın tuzu biberi diyor ya.
Beklentim "bir kahve içebilir miyiz? Ben seni tanımak istiyorum." Noktasında.
Bir flört ya nettir, ya göttür 👍🏻
33.
borderline disorder sahibiyseniz işkence gibidir. çünkü netliğe ihtiyacınız vardır ama flörtlükte hiçbir şey asla net değildir.
şu anki sevgilimle uzun zaman sonra yapmayı hatırladığım şeydir aynı zamanda.
32.
beceremediğim ilişki oyunu.
benden olmuyor arkadaşlar. birini beğenince gelen kaçma isteğini baskılayamıyorum. biri benimle samimiyet kurmaya çalışınca içimden çığlıklar atarak ben olmayı bırakıyorum ve en kestirme yerden çıkışı buluyorum.
28 yaşında olmam dışında sorun yok.
bu gidişle hayat yolculuğunu yalnız tamamlayacağım. çoğu zaman bundan memnunum bu arada. sadece hayatın akıp gittiği, sevdiğin ve sevildiğin, kendin olabildiğin ve bu akışta zorluk yaşamadığın bir iletişim mümkün mü? bunu merak ediyorum.
sonuç olarak, yenilgiyi kabul ediyorum, ben elendim. size başarılar.
31.
Muhabbete “sen 20’lik dişlerini çıkardın mı” diye başlarsanız sevgili olamıyorsunuz arkadaşlar. Tüm sınıfım evlendi nerdeyse ben neden sap kaldım anlıyorum şuan swh.
30.
Adam yok ki edelim...
29.
ciddiye dönmeyecek ilişkiyi farkedip direk bitirdiğim olay. azcık flört edeyim desem kafalar yanıyor. b.. sarıyor. ne çektim bee.
28.
sınırlarını bilirsen, kimseyi de incitmezsen, flörtöz olmak güzel bir şey aslında. kendini tanıyorsun, sınırlarını görüyorsun, karşındakinin gözünden dünyaya bakıyorsun ve "ben aslında neymişim" gibi bir olanakla yorumlara açık oluyorsun. heyecanın artıyor, duygu durumun belki değişiyor kısa süreli çokça ama yenilendiğini hissediyorsun. dahası erkekleri-insanları tanıyorsun. olaylar/durumlar karşısındaki tutumlarını çözümlüyorsun. farkındalığın artıyor. yalnızken kendini özgür hissetiğin bir alan yaratmış oluyorsun. evlilik ve öncesinde sevgililik süresince kesinlikle devam ettirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
27.
beklenmedik bi anda biriyle flört etmek yaşama sevincimi aniden en az 10a katlıyor ya. mümkünse bir daha görmeyeceğiniz biriyle olursa daha da.
mesela kasiyer geçen poşetimi alıp kendi koydu tek tek içine ama hani o tavrı o kadar flörtözdü ki.. eridim. (ayrıca yokluk levelimi da burdan görebiliyoruz mesela markette aldıklarımı poşete yerleştirmeye kadar düşmüş kriterlerim ne yazık ki)
bugün marketten çıkıyorum, dönen kapılardayız, akşam vakti yansımadan öndeki çocuğun bana baktığını görebiliyorum. baya baya bana baktı yani. ben de ona. saniyeler değil de dakikalar sürdü sanki kapının iki metreyi dönmesi. çıkışta sağa yöneldi, arkadaşı da "olm nereyeee burdan" diye solu gösterdi. ben düz gidiyordum. iki üç adımdan sonra dönüp bakınca göz göze geldik. o kadar masum o kadar kısacık bi şey ama ben eve geldim geleli o çocuğu ve iki üç saniyelik bakışmamızı düşünüyorum. öyle de şapşik bir şey bu flört etmek. hastasıyızz
26.
Bence bu da bir yetenek. Bazıları uçanla kaçanla flörtöz tavırlara girmeyi başarıyor. Etrafında en az 4 5 tane flörtü olan kızlar var. Bu olmazsa o, o olmazsa öteki. Bekarlık hayatımda hiç flört edememiştim. Hep planlı programlı bir disiplin içerisinde ilerleyen görüşmelerim oldu. Biraz tanıyalım birbirimizi anlaşıyor muyuz bakalım durumu hiç olmadı. Bir kere heves ettim, 3 ay sonra nişanlandım 1 seneyi doldurmak üzereyken evlendim, kursağımda kaldı. Şimdi Böyle düşününce de Kendimi Viyana kapılarına allah allah allah nidalarıyla yetişip kılıcını kınından çekmeden esir alınan osmanlı yeniçerisi gibi hissettim.
5 şubat 2019 14:35
5 şubat 2019 14:36
25.
Kesinlikle karşı cinsle aşk namına olan en iyi iletişim şekli. Sevgililik sonrası hangi kız arkadaşıma sorsam aynı cevabı aldım ancak erkeklerde öyle değil. Flörtte her şey bir heyecan içeriyor, "baktı mı", "karşıdan gelirken benim tarafıma geçti", "geçen gece önerdiğim şarkı değil mi ya bu storydeki? (^^)" vb. vb. Ama normal sevgililikte ya da monoton bir ilişkide maalesef aynı heycan, karın ağrısı, kalp atışının hızı, o canlılık olmuyor; zamanla azalıyor. Sevglilik uzayınca ister istemez çoğumuz o dönemi mumla arıyoruz ama galiba erkekler tabiri caizse "elinin altında" sevgilim var diyebileceği bir ilişki istiyor. Sevgililikten çok soğudum ve kucak kucak kaçıyorum ama flört aşamasını da tutamıyorum. Ben flört ediyoruz zannederken kulaklarım ne "kanka"lar ne "kız çok tatlı değil mi ya?"lar ne "x'i bana ayarlasana"lar duydu. Yıkılmadım ama ayakta da sayılmam