sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

1. Bizimki çok eski mesele.

4 aralık 2015 00:30

2. fark edilmek için başkalarına saldırmaya kadar gidebilen durumdur.kendinden o kadar çok nefret eder ki insan,kendine tek başına tahammül edemez başkalarını kışkırtarak onların kendisine tepki vermesini,cevap verecek kadar insan yerine koymasına çaresizce ihtiyaç duyar.

23 mart 2016 12:50

3. duyguların en sinsisi, bir kenarda durup o zayıf anını bekleyen his.

içine tıkıldığın bedenden, hissettiğin her şeyden nefret edersin. problem sahip olamadıkların değildir. aksine sahip olduğun şeylere karıştığın için onlardan nefret edersin.

sanılanın aksine dış görünüşümden nefret etmek değil benimkisi, ben kendi benliğimden sırf ben olduğum için nefret ediyorum.

bazen unutuyorum yalan yok, seviyorum hatta kendimi. fakat öyle bir kırılma noktası yaşıyor ki insan. arkadaşlarına bile şaşırıyor. "beni nasıl sevdiler, ben kendimi sevmezken?" diye sorup duruyor.

fakat düşününce bir hayal gibi geliyor. insan sever kendini değil mi? egoisttir, kendi için yaşar, hatta soyu devam etsin diye çocuklar yapar. bilemiyorum, belki de egomuza karşı verdiğimiz bir savaştır. kanser vücudun kendini öldürmesiyse eğer, bu duygu da ruhunu katletmesidir belki. peki kazanan kim oluyor o zaman, kanser yayılınca en son kendini de öldürmüş olmuyor mu insan? sönen vücutta o da yaşıyor sonuçta.

öte yandan bir taşa oturup saatlerce ağlamama neden olan bu hise bir hayal diyebilir miyim? her gün aynı yerde hüngür hüngür ağlamak bir rutin olabilir mi, arınma rutini mesela.

söyleyeceğim şudur ki kendinden nefret etmek insanın kendini yargılamasıdır, kaçınılmaz bir duruşmada yargıçla sanığın aynı koltukta oturmasıdır fakat savunulma hakkı tanınmaz, bozuk bir yargıyla yanlış kararlar alınır ve salondaki herkes bunun bilincinde olsa da kimse kılını bile kıpırdatmaz.

sevgiler.

3 temmuz 2016 02:09