yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (13)
    • medya (0)

    1. Yenikoy'de bir mekAn.

    O kadar cok övüldü ki, o kadar çok duydum ki buranin ismini; gitmesem bir yerimde bir sey çıkacaktı.

    Sonunda gittim tatlı yemek için. Hatta 2 saat önce oradaydım.

    Şimdi süslülere yorumlarımı aktarayım ki kimse benim gibi keriz yerine konulmasın.

    En meşhur tatlısı olan 'the sizzling brownie' söyledik. Kaynar çikolata sosu brownie'nin üzerine dökülüyor filan falan. Anlatınca 'obaaa' oluyor insan, amma ve lakin tatlı o kadar kötü ki. İsmi ve şanı be kadar iyiyse kokusu ve tadı o kadar kötü. Bir kere bildiğin yanık kokuyor. Nerede bunun çikolata kokusu? Aman ne kadar zevkli yanmış çıkolatayı yemek.

    Bir de cimrilikten midir medir, brownie'nın içinde ceviz filan yok.

    'Neden uzatıyorsun alt tarafı tatlı' diyenlere : fiyatı 30 lira.

    Birde 'passion' isimli pastayı denemek istedik. Hayatımda yediğim en boş tatlı. Boşu boşuna kalori almamak için yemedim. Çilekli pasta olacal göya içinde yarım çilek var. Abuk bubik bir şey.

    Totalde fiyat olarak tam 60 lira ödedik. İçimde patladı galiba. Sinirden duvara tırmancam. (bkz: cimrilik ) İki çay (tanesi 8 lira) ve iki tatlı için.

    İşin komiği, big chefs'de yemek yemiştik daha öncesinde, orası da iki kişi için 60 tutmuştu.

    Konsept olarak ise fransız tarzı için kasılmış bir mekan.

    Kim abarttı burayı allah aşkına? Sütiş'te profiterol yiyin misgibi.

    6 mayıs 2015 22:43

    2. sosyal medya'nın abarttığı cafelerden biri.

    instagramdaki mükemmel tatlı fotoğraflarına bakıp denemek istedik. ortam çok güzel ona lafım yok. hele akşamları daha mükemmel olacağından eminim. ama tatlılarında abartılacak birşey bulamadım.

    sizzling brownie yedim daha doğrusu yiyemedim çünkü leş gibi yanık kokuyordu. o koku arasında çikolata tadı bile alamadım.bir de oreolu tekli pasta söyledik. porsiyon büyük ama taze değildi bu sebepten yemeden bıraktık. tatlıları güzel değil ama sanki hafif bir akşam yemeği yanında şarap ile güzel olur gibi geldi. fiyatlar pahalı ama özel bir günde gidip birşeyler içilebilir.

    şarkı olarak konuşacak olursak edith piaf deyince akla gelen ilk şarkıdır diye düşünüyorum. yine aklıma geldi, gidip dinleyeyim.

    19 şubat 2016 18:06 19 şubat 2016 18:11

    3. Tanım: 1945 yılında (gbkz: edith piaf ) tarafından yazılmış en güzel aşk şarkısı.

    30'a yakın filmin içinde kendisine denk gelmeniz mümkün. özellikle jeux d'enfants ile bütünleşmiş bir şarkıdır. birçok sanatçı tarafından yorumlanmıştır.

    (link: https://www.youtube.com/watch?v=Lbc_ggMf2Uc louis armstrong ) yorumu bence efsanedir.

    bir de how i met your mother'da annemiz ukulele ile çalar ki neden yıllarca anlatılan annenin o olduğunu anlarız.

    (link: https://www.youtube.com/watch?v=kFzViYkZAz4 edith piaf)'dan dinlemek ise toz pembe güllerin içinde yürüyüşe çıkmak gibi.

    19 şubat 2016 19:32

    4. bizim okuldan mezun bi kızın açtığı cafe. açtığında aman tanrım ne viral oldu. okulumuzda ki kızlarımız, kızıaaaaam bu öğlen la vie en rose a kaçalım, çok iyiymiş yiaaaaaa diye burayı inanılmaz popülerleştirdikleri için en sonunda arklarımdan birinin sürüklemesiyle gittik. tabi baya bi sonra oldu bu. belki ilk açıldığında çok iyiydi bilemiyorum.öncelikle içerisinin dekorasyonu ucuz ama şirindi. sonra yediğim tatlıların tadı baya bi kötüydü. çikolatalı bi pasta yemiştim. paket olarakta 4 tane cupcake aldım ikisi oreoluydu.ikisi farklıydı. (kardeşim küçük çok seviyo tatlı şeyleri özellikle oreoyu bende ne zaman dışarı çıksam onun seveceği bi şeyse ona da alıyorum). o oreo lu cupcake ler var ya gerçekten ama gerçekten hayatımda yediğim en kötü cupcake ti. ne kardeşim yiyebildi ne de ben. diğer ikisi de çok kötüymüş annemle babam bi ısırık alıp bıraktılar. o tada o ambiyansa ve yola bakmasını da katarak çok net söylüyorum o fiyatlar nedir? olay verip verememek değil gerçekten kötü. iki tatlıya o fiyatı verecekseniz karşıda gazebo var oraya gidin oturup iki tatlı yiyin, bari mükemmel bi boğaz manzarasında yersiniz tatlınızı.

    19 şubat 2016 23:42 24 şubat 2016 23:35

    5. Benim için Eyfel kulesini simgeleyen şarkı.

    24 şubat 2016 23:09

    6. floransa'da kaldığım iki ay boyunca her akşam saat 19.00'da bir müzisyen akordeonla kaldığım evin sokağında çalardı bu şarkıyı. her akşam geldiğinde cama çıkar dinlerdim. floransa'dan ve o yazdan kalan en güzel anılarımı hatırlatır bana la vie en rose.

    25 şubat 2016 22:39

    7. Edith piaf'ın en sevdiğim parçası. Benim en sevdiklerimden, marion cotillard'ın oscar aldığı oynamayıp edith piaf'a dönüştüğünü düşündüğüm, edith piaf'ın hayatını anlatan filme ismini (gizlinot: burası karışık gerçi sanırım asıl ismi la mome filmin)veren parça aynı zamanda.

    Dinler dinlemez insanın içi aşkla doluyor. bana hep sevgilimin kirpiklerini, çiçekleri, güneş batarken güzel sokaklarda birlikte yürüdüğümüzü düşündürüyor.

    24 nisan 2017 17:06

    8. Edith piaf'ın meşhur bir şarkısıdır

    25 nisan 2017 21:20 29 nisan 2017 16:58

    9. Hayatızdaki adama adıyabileceğiniz dünya üzerindeki en güzel şarkı olabilir.gözlerinizi kapatın karanlık bir ortamda hafifçe sallandığınızı hissedin. (link: https://youtu.be/qtfJj8oF6xM La vie en rose )

    Türkçe sözleri için;

    Hold me close and hold me fast 

    bana sımsıkı sarıl

    The magic spell you cast 

    yaptığın büyünün etkisi geçmeden

    This is la vie en rose 

    toz pembe bir hayat bu

    When you kiss me heaven sighs 

    beni öptüğünde cennet iç çeker

    And though I close my eyes 

    ve gözlerim kapalı olsa bile 

    I see la vie en rose 

    toz pembe bir hayat görürüm

    When you press me to your heart 

    beni bağrına bastığında

    I'm in a world apart 

    dünyam alt üst olur

    A world where roses bloom 

    güller çiçek açar

    And when you speak

    ve sen konuştuğunda  

    Angels sing from above

    melekler şarkı söyler 

    Everyday words seems 

    sıradan günlük sözcükler

    To turn into love song 

    aşk şarkılarına dönüşüverir

    Give your heart and soul to me 

    bana kalbini ve ruhunu ver

    And life will always be la vie en rose

    Hayat her zaman toz pembe olsun.

    12 nisan 2018 10:49

    10. Benim en sevdiğim şarkıdır kendisi. Edith Piaf yorumu tabi çok güzel. Ama yeni yorumlardan da güzel olanlar var.

    Benim için hiç eskimeyecektir. her gün, her ortamda, her ruh halinde dinleyebileceğim bir şarkı. Romantik, hayat dolu, böyle umut sanki güneş gibi ışıldıyor bu şarkıda. Olumsuz hiçbir şeye müsade etmiyor sanki. İnsanın ruhunu zarifçe, tüy gibi okşuyor. Umarım bir gün çok seveceğim biriyle de dinleme şansım olur bu şarkıyı.

    14 ağustos 2018 16:46