sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1)
  • medya (0)

1. 1983 yapımı andrei tarkovsky filmi. çekimleri italya'da yapılmıştır. başrollerinde oleg yankovsky, domiziana giordano ve erland josephson bulunur. euginia isimli rehber eşliğinde, italya'ya sürgün edilmiş bir rus şair olan andrei gorchakov'un, 18. yüzyılda italya'da yaşamış olan rus bir yazarın hayatını araştırdığı süreci anlatan bir filmdir. bu süreçte andrei "deli" olarak tanınan domenico ile tanışacak ve ondan yaşamın anlamını sorgulamasına ve iç dünyasına dönüşüne vasıta olacak önemli sözler duyacaktır.

--spoiler--

nostalghia çok zor bir film. öncelikle bunu söylemek gerekir. yer yer sıkıcı, anlaşılmaz, çok fazla imge bulunduran bir film.fakat derinine indiğinizde ve size düşünme payı bırakan sahnelerde "vay be"olabileceğiniz mesajlar var. öncelikle bu filmde tarkovsky'nin kendisini anlattığı söylenir. filmin genelinde mistik bir hava var. tasavvufi imgeler kullanılmış. filmin en meşhur sahnesi olan mum sahnesindeki gibi. mum, tasavvufta önemli bir simgedir, ilahi aydınlanma, dünyanın aydınlanması, kalbin aydınlanması anlamındadır. mum sahnesinde andrei mumu domenico'nun söylediği üzere havuzun diğer tarafında ulaştırmaya çalışıyor, iki üç kez deniyor bunu, mum sönüyor. o anda aklıma şu cümle geldi hemen, domenico kendini yakmadan önceki konuşmasında başarıp başarmamanın önemli olmadığını, önemli olan tek şeyin istemek olduğunu söylemişti. eğer andrei, inancını ve isteğini kaybedip mum söndüğü anda atıp gitseydi, o mumu oraya asla ulaştıramayacaktı. sonunda mumu ulaştırdığında ise inancı onu "ilahi aydınlığa" kavuşturdu ve huzura ererek o anda öldü (ki zaten anlıyoruz ki hastaydı, burnu kanıyordu bir sahnede de).

domenico ile ilk konuşmasında domenico'nun şöyle bir cümlesi vardı:" bir damla, bir damla daha iki damla etmez. büyük bir damla eder". duvarda da kocaman "1+1=1" yazıyordu. domenico'nun kendini yakması ve andrei'in mumu ulaştırması ile ölmesini, ikisinin tek vücutta tanrıya ulaşması olarak algıladım ben. çünkü andrei, domenico'da kendini gördü, hatta bir sahnede aynaya baktığında yansıması domenico'ydu.

aklımda kalan başka bir detay da domenico'nun bisikleti. filmin başlarında domenico hiçbir yere gitmeyen bisikletinin pedallarını çevirip duruyordu, inanarak çeviriyordu. filmin sonlarında ise domenico kendini yakarken bisikleti o havuzun içindeydi. yani inanç bayrağını andrei devraldı.

tarkovsky'nin (gbkz: offret)'i de nostalghia ile benzer ögeler içeren bir filmdi mesela. orada da bir arayış, peşinden koşulan bir umut vardı. hatta monica ile sevişerek yukarı yükseldiği sahnede de "1+1=1" anlamı vardı. vahdet-i vücud yani. monica'ya orada ilahi bir anlam yüklenmişti.

"insanoğlunun bütün gözleri içine daldığımız çukura bakıyor."

çukura bakmayalım, birlikte çukurdan çıkmak isteyelim.

--spoiler--

2 mart 2016 04:05 2 mart 2016 04:14