sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (1)

1. troll olmadığını tahmin ettiğim bir twitter kullanıcısının sosyal medyayı kaba etiyle takip etmesinden olsa gerek şöyle bir tweetinde adı geçmiş başarılı yönetmendir:

umarım nuri bilge ceylan da mazhar fuat özkan gibi uzun yıllar ayrılmaz başarılarına devam ederler.

3 eylül 2014 22:49

2. Türk sineması jargonunda kısaca "en bi si" olarak anılan, Oscar'a gitmezden evvelki filmlerini izlemeye kimsenin dayanamamasından egoist bir haz duyduğum, popülerliğe kavuşunca tarzını bozmadığını düşündüğüm ama ileride bozmayacağından da emin olamadığım, en sevdiğim filmi "iklimler" olan yönetmen. uzun ve yavaş akan sahnelerin adamı, gönlümün baştacı. (gizlinot: demirkubuz'dan sonra tabi)

4 eylül 2014 09:43 4 eylül 2014 09:44

3. henüz kış uykusunu izlemedim.

bir zamanlar anadolu'da, izlediğim en iyi türk filmlerinden birisiydi. nbc'nin diğer filmlerinden farklı olarak sıkıcı, kasvetli bir ortam yoktu, ve hatta eğlenceliydi. tekrar seyretmek istedim şimdi.

nuri bilge'nin hayat hikayesi de çok "ilham verici". ilk filmlerini üç kuruşla aile arasında çekmesi, babasının "oğlum bunları kim izler"demesi filan çok hoş detaylar.

4 eylül 2014 10:08 4 eylül 2014 10:09

4. Türkiye'de sanat ve festival filmi dendiğinde zeki demirkubuz ile beraber akla ilk gelen yönetmenlerden (bu popülerlik iyi birşey mi gerçekten bilmiyorum). Popülerleştikçe yeteneklerini kaybediyor herhalde çünkü son filmi kış uykusu tam bir hayal kırıklığıydı. Nerede o muhteşem kısaları çeken nbc nerede kış uykusu.

24 aralık 2015 22:59

5. yönetmenliği mühendislik eğitimi ve fotoğrafçılığından besleniyor bence. ayrıca beraber çalıştığı eşi ebru ceylan da çok iyi fotoğrafçıdır.hatta ablası emine ceylan da öyledir. filmlerinde bu yönünü göstermeyi seviyor bence. görüntülerin fotoğrafçının gözünden çıktığı belli oluyor. bir de tarkovski hayranlığı var ki her filminde biraz gönderme yapıyor gibi geliyor bana. bana kalırsa türk sinemasının dostoyevskisi nuri bilge. insan ruhunu didiklemeyi ve en çirkin yönlerini göstermeyi seviyor.

10 mart 2016 10:37

6. yapımcı zeynep özbatur ile çalışmaya başlamadan evvel overrated bir yönetmen iken zeynep özbatur'un dokunuşuyla beraber daha iyi filmler çekmeye başlamıştır. ama elbetteki uzak filmi sembolik anlatımıyla gerçekten çok özel bir filmdir. çok iyi fotoğrafçı olmasından dolayı filmlerinde her bir sahne adeta mükemmel bir fotoğraf karesidir. oyunculuğu rezalettir. bu nedenle iklimler filminden sonra bir daha kendi filmlerinde oynamamıştır. hatta kendisi rol almasaydı iklimler belki daha iyi bir film olabilirdi.

10 mart 2016 20:32

7. sevgili (yazar: uma)'ya kesinlikle katılıyorum, gerçekten oyunculuğu korkunç olan bir yönetmen. mesela iklimler'de eşinin oyunculuğu onun yanında parlıyordu. hiç girmeyecekti oyunculuk işlerine. neyse ki diğer filmlerinde öyle bir hataya düşmemiş. uzak, kasaba ve mayıs sıkıntısı'nda yeğeni rahmetli mehmet emin toprak'ı, yine mayıs sıkıntısı'nda da annesini ve babasını oynatması açısından oyuncu seçimlerini ilginç buluyorum. sanırım onun kadar aile üyelerine filminde yer veren bir yönetmen yoktur türkiye'de. aslında nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum ama o "profesyonel amatörlük" sizi filmin içine daha rahat sokabiliyor bu tarz filmlerde. uzak filmi o uzun sessizliklere ve hareketsizliklere rağmen insanı sıkmayan bir filmdi mesela. mehmet emin toprak'ın doğallığından dolayı hissettiği duyguları seyirciye geçirebilmesine bağlıyorum bunu. fakat benim en sevdiğim filmi -yavuz bingöl'den hiç hazzetmememe rağmen- üç maymun'dur. tüm filmlerinin senaryosu, yönetmenliği ve kurgusu kendisine aittir. bu anlamda da takdir edilesi bir sanatçıdır.

10 mart 2016 20:50

8. Bugün ahlat ağacı filmini annemle sinemada izlediğimiz yönetmen olur kendileri. İlk izlediğim filmi üç maymun ve onu da çok farklı bulmuş, anlamadığımı düşünüp tekrar izlemiştim. Daha sonra ifade ediş tarzının inceligini fark ettim ve bu filme annemle gitme kararı aldım. Filmi izlemeyenler de okuyabileceği için fazla bir detay yazmayacağım. Kimi sahneler fazlaca uzun (gizlinot: Film 3 saat 10 dk) kimi sahneler de Çanakkale nin bir köyünde geçemeyecek kadar felsefik. Yine de sıradan yürüyüşlerin, anlamlı göndermelerin, sorgulayıcı bir tavrın ve nefretin (gizlinot: Ya da herşeye eleştirel bakmanın desem daha mı doğru olur)filmi olmuş. Çok da güzel olmuş emeğine sağlık. Nefret dediysem de abartmadim yani. Başrol oyuncusunun her şeyden nasıl nefret ettiği de net bir şekilde yansıtılıyor filmde. Yeri geldiğinde başrolümüz çuvaldızı kendine de batırmayi ihmal etmiyor tabi. Bu filmi sevgilisiyle film boyunca fisirdaşan insanların, sanki orada filmi izleyenler yokmuşcasina 'bu ne ya' diye milleti rahatsiz ede ede çıkıp gidenlerin, at gibi patlamış mısır yiyenlerin(gizlinot: O ne demekse! ) bulunduğu bir ortamda izleyip, hayran kaldım.

10 haziran 2018 01:03 10 haziran 2018 01:35