sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (57)
  • medya (3)

1. içeriğinde et, balık, kümes hayvanlarını barındıran beslenme şeklini reddetmiş kişilere verilen isimdir.

ülkemizde varlıkları azımsanmayacak kadar çok olmasına rağmen halen yok sayılmaktadırlar, bu görmezden gelmenin en büyük örneğini üniversite yemekhanelerinde görebiliriz, zira bu yemekhanelerin menülerinde vejetaryen/vegan bireylere yer yoktur.

kendi üniversitem için konuşmam gerekirse, yemekhanede genelde et yemekleri çıkıyor, çorba, fasulye vs yiyeceklerin içinde et suyu oluyor, yanında verdikleri yoğurt, meze vs gibi aperatif denebilecek yiyeceklerle karnımı doyurmaya çalışmaktan bıktım inanın ki. kampüsüm merkeze çok uzak kaldığından dolayı bir lokantaya da gidemiyorum.

ha, bu arada et yemekleri çıkmasına da bir itirazım yok, yanlış anlaşılmasın, isteyen istediğini yemek özgürlüğüne sahiptir pek tabii, ama bir vegan menü olmaması avrupa birliğine dahil olmaya çalışan ülkemiz adına büyük eksikliktir zannımca. kaldı ki benim okuduğum üniversite çokça yabancı öğrenci de ağırlıyor, menü çeşitliliği olmaması her açıdan bir ayıptır. umarım ilerleyen yıllarda buna bir çözüm bulunur, çünkü ciddi anlamda çok çekiyoruz vegan/vejetaryen kadeşleriniz olarak (gizlinot: (:)

22 eylül 2014 17:05

2. olmak istediğim ama olamadığımdır. ilerde belki (gbkz: pesketaryen) olabilirim, ama vejetaryen olmam zor..

22 eylül 2014 17:09

3. olamam. kurban bayramında et doğrarken, neredeyse açlıktan, çiğ et gözüme pişmiş gözükür de az kalsın mideye indiririm. etsiz bi hayat düşünemiyorum. ot ot da bi yere kadar. (gel ey kurban). ineğin de otla beslendiğini düşününce vejeteryan, vejeteryanı yemez düşüncesi oluşmadı değil bende. şaka bi yana, artık dışarıda satılan etlere güvenmediğim için kurbandan kurbana et giriyor bu bünyeye. ben de dışarıda güvenemiyorum. hangi üniversite unuttum şimdi. at eti kullanılmıştı öğrenci yemekhanesinde.

22 eylül 2014 17:53

4. Tam anlamıyla bir etobur olarak vejetaryen/ vegan yemek seçeneklerinin işyeri/ okul/ hastane gibi yerlerde olması gerekliliğini canı gönülden savunuyorum. Çünkü hem yemek yemeyi çok seven hem de yemek seçen bir insanım. Kısıtlı seçenek arasında karnını doyurmaya çalışmanın nasıl bir eziyet olduğunu, keyfini çıkararak sevdiğin besinle beslenmenin de ne büyük bir keyif olduğunu çok iyi biliyorum.

Düşünün ki et yiyorsunuz ama domuz eti yemiyorsunuz ve yurtdışında okumaya gittiniz. Yemekhanede ise et çıktığında her seferinde domuz eti çıkıyor. Bunun inançla alakalı bir yönü olduğu için itiraz etmek ve okuldaki domuz eti yemeyen öğrencilerin hassasiyetine saygı gösterilmesini talep etmek istemez miydiniz?

Vejeteryan/ vegan bireylerin beklentiside bundan farklı değil. Basit bir yemek seçme olayı değil çünkü eğer onların da yemek tercihleri gözönüne alınmazsa biz tokken bir grup insan yarı aç olabilir. Bunu aklımızdan çıkarmayıp vejeteryan/vegan menü seçeneğinin yaygınlaşması gündeme geldiğinde etobur kardeşleri olarak yanlarında olmalıyız.

22 eylül 2014 19:16

5. çoğu insan tarafından bilinçsiz ve bilgisiz bir şekilde sadece ot yemek şeklinde tanımlanan, kendi içerisinde bir çok çeşidi (gizlinot: lacto, ovo-lacto) olmasına rağmen genel olarak et ve et ürünleri tüketilmeyen beslenme biçimi şeklinde tanımlanabilir. dünyada yetişen binlerce çeşit bitki, sebze ve meyvenin çok az bir kısmını tükettiğimiz istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. evrimsel açıdan bir insanın beslenme biçiminin omnivor (gizlinot: hepçil) şekilde olageldiğini gözlemlesem de artan insan tatminsizlikleri, nüfus artışı, kötü bir şekilde değişen hayvan yetiştirme biçimleri ve bu süreçte hayvanlara verilen zararlar düşünüldüğünde etik anlamda insanların bu beslenme biçimine yönelmesini çok anlamlı buluyorum. daha fazla bilgi için, hayvan yemek isimli kitabı şiddetle öneriyorum.

neden vejetaryen olunur üzerine samimi bir yazı için (link: http://dublinde.blogspot.com.tr/2013/05/nedennasl-vejetaryen-oldum.html link)

23 eylül 2014 08:57 23 eylül 2014 10:03

6. Sadece bir beslenme tercihi/biçimi değil bir hayat felsefesi olduğuna inandığım.

Bir gün vejetaryen olabilecek miyim bilmiyorum ama felsefesi için (gizlinot: bence doğaya saygı) özellikle de et ve ürünlerini sevdikleri halde vejetaryenliği seçenlere çok saygı duyuyorum. Özellikle bize "hizmet etsinler" diye hayvanların çektiği eziyet büyük, bırakın eti yumurta bile yememek lazım. bu konuda nefsimi terbiye etmeye ve en azından hayvanların eziyet görmediklerini bildiğim(gizlinot: en azından hareket edebildikleri, otlayabildikleri, düzgünce bakım görebildikleri yerler)yerel üreticilerden alışveriş etmeye çalışıyorum imkânlarım dahilinde. Eğer ki geçmişte yaşasaydım yani "gıda sanayii" diye bir şeyin olmadığı dönemlerde, et yemek beni bu derece rahatsız etmezdi sanırım.

Herkes seçiminde özgür ama veganlık/vejetaryenliğin felsefesinden bihaber etyemezler de var, onları bahsettiğim insanlarla aynı kefeye koyamadığımı belirtmek isterim.

Son olarak felsefesi gereği vejetaryen/vegan olan insanların (gbkz: cruelty free ) kozmetikle ilgili özellikle hassasiyet göstermesini bekliyorum kendimce.

23 eylül 2014 10:25

7. doğrusunun vejeteryan olduğunu düşündüğüm kelime aksi doğruysa bile bana bir garip geliyor :) (vegeterian'dan geliyor sanıyorum)

aralarında olduğum grup. ömrüm boyunca ya vegan ya vejeteryandım. bazen arada balık yiyip pesko oluyorum çok nadir de olsa. arada bir yoğurt ve peynir yediğimden ful vegan saymıyorum kendimi. onun dışında yumurta, bal gibi gözü olan yaratıklardan çıkan hiç bir şeyi yemiyorum. yani aman yersem ölürüm değil sevmiyorum/aramıyorum. ha canım çok isterse de yerim sonuçta din değil bu. canı isteyen yemeli istemeyince geri dönmeli vejeteryanizme bence. katı kuralları saçma buluyorum. ukalalık olarak görüyorum.

tr'ye ziyarete geliyorsam annemi üzmemek adına mecburen bir iki bir şey yiyorum pide filan gibi. ama eğilimim ben daha 5-6 yasındayken bile bu yöndeymiş bizimkiler hep anlatır. sonradan eğitimim nedeniyle de zaten iyice bu yola baş koydum. üstüne bir de belgeseller izleyip, kitaplar okuyunca, tr'deki 'aaa olur mu öyle et yenmeden yaşanmaz' baskıları hayatımdan çıkınca kendi kendimi besleme sorumluluğuna geçince hayatım muhteşem oldu. esim de benimleyken vejeteryan (evimize et urunleri kesinlikle girmiyor) disardayken cani cekerse etcil. ama vejeteryanliga gectiginden beri istemeden de olsa kilo veriyor bu da isine geliyor. gecen yil ful vegandik 2miz de, cok cok kilo vermisti istemsiz. onun kadar etcil insani bile bu beslenme sekline alistirdigima kendisi de saskin.

geçenlerde kan tahlilimi yine yaptırdım ve b12 seviyem etçil insanlarınki kadar yüksek çıktı. hiç bir problemim yok.

aldığım gıdalar arasında (türkçelerini bilmediklerimi ingilizce yazmak durumundayım):

meyveler, sebzeler, chia seeds, quiona, baklagiller, nut butter denen fındık/fıstık yağları, müesli, pirinç gibi tahıllar var. öyle aşırı aman aman bir şey yapmıyorum. bir şeyin eksikliğini de çekmiyorum. kaş yapmaya kastığım dönem protein tozlu (vegan) smoothie'ler yapıyordum şu dönem pek vaktim yok.

oyle daldan dala atladim ama kusuruma bakmayin. sormak istedikleriniz olursa suslu'ye geldigimde yanitlarim :)

24 eylül 2014 05:41

8. Yaklaşık bir yıldır vejetaryenim. Bazı pürüzlü gördüğüm noktalarda yorum yapmak istedim. Ben bu kararımı gerçekten hazır hissettiğime inandığım anda verdim ve de bir daha dönüp arkama bakmadım. Ne kararlı olduğumu gören çevremdekilerin de ikna olması bu sayede zor olmadı. İşin sağlık boyutuna bakarsak ben bu beslenme biçiminin sağlıklı ya da çok sağlıksız diye kesin çizgilerle tanımlanmasına karşıyım. Nasıl sürekli hamurişi tüketen bir vejetaryen sağlıksız beslenmiş oluyor ise sürekli hamburger yiyen bir kimse de et yemesine rağmen sağlıksız besleniyor demektir. Önemli olan akılcı bİr beslenme planı yapıp ona uymaktır. Senede iki kere tahlillerimi yaptırıyorum. Sadece bu sene biraz demirim düşük çıktı ama doktor ilaç kullanmamı gerektirecek kadar olmadığını söyledi. Onun dışında bir nokta ise vejetaryen ve vegan olanların sadece hayvanlar kesilirken acı çektiğini düşündükleri için bunu tercih ettikleri yanılgısı. Buna karşı da bitkiler de acı çekiyor onları da yemeyin o zaman gibi savlar ortaya atılıyor. Şu ana kadar bunu yüzde yüz doğrulayan bir bilimsel araştırma olmamakla beraber bitkilerin de acı çektiği varsayımında vejetaryenlerin hatta özellikle veganların doğumdan ölüme hayvanların kötü koşullarda barındırılması, onlara deney ve eğlence için eziyet edilmesi, sömürülmesine karşı duruş olarak bu yolu seçmesi söz konusu. Yani yukarıda bahsettiğim bakış açısı gerçekten çok sınırlı. Eğer bu konulara ilginiz varsa size Etin Cinsel Politikası, Hayvan Yemek, Hayvan Özgürleşmesi isimli kitapları tavsiye edebilirim. Dışarıdan vegan ve vejetaryen beslenenlere baktığım zaman tek yapabileceğim eleştiri üstten bakan bazı davranışlarına ilişkin olabilir. Hatta bugün okuduğum dergide vejetaryen yemek kitabı yazarı Işık Polater çok güzel açıklamış demek istediğim şeyi. Olduğu gibi alıyorum o kısmı. " Vejetaryen insanın nefret söylemlerinden uzak olması gerektiğini ve her şeyden önce hayvansal gıdalarla beslenenleri şiddetli tepkiler ekseninde ayrıştırmamaları gerektiğini düşünüyorum. Siz tabiiki doğayı, hayvanları, ekosistemi ve daha bir çok yaşam alanını duyumsamanın sonucunda biraz da bunlara karşı sorumluluk bilinciyle vejetaryenliği tercih ediyorsunuz ama bu vejetaryen olmayanları hayvan katili ya da tamamen bilinçsiz bir kitle gibi adletmemizi gerektirmiyor." Bununla ilgili yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Vegan bir restoranda karışık bir tabak sipariş ettim. Yemeğin sonunda sadece pilav tabakta kaldı. Gelen bey de pilavı neden yemediğimi sordu. Ben zeytinyağlı pilava çok alışkın olmadığımı söyledim. Çok pilav yediğimden değil ama anne mutfağında ister istemez tereyağlı pilava maruz kalıyoruz ve henüz vegan olmadığımdan bir alışkanlık söz konusu. Sordu ben de sebebini söyledim. Sonrasında orda bulunduğumuz süre zarfı içinde değişik esprilere maruz kaldım. Mesela mekan çok güzel olmuş dediğimde duvarları da tereyağ ile boyadık ondan güzel gelmiştir falan dedi. Bence bu tavır çok itici. İlk vejetaryen olduğum zamanlarda Vegan Dükkan da Tarkan Beyle sohbet etme şansım olmuştu ve bir sorusuna karşılık ben vegan değilim vejetaryenim demiştim. O da ben de uzun yıllar vejetaryendim sonra vegan oldum doğru yoldasın diye sevimli sevimli veganlıktan bahsetmişti. Bence olması gereken tavır budur. Öte yandan bu da şöyle mazur görülebilir veganlar ve vejetaryenler gerçekten çok absürd sorulara maruz kalıyor. Özellikle yeni bir ortama girdiğim zaman neden ile başlayan ve temelsiz kurgularla destekli bir sürü soruyla muhatap oluyorum. Ama o gün cevaplama modunda değilsem kişisel sebeplerim var deyip gülümseyerek konuyu geçiştiriyorum. Çoğu zaman sabırla anlatıyorum. Hatta geçen birisi et yemiyorum dedikten sonra Burger King de mi yemiyorsun diye sordu, artık orası kelimenin bittiği yerdi :) Sanırım iki tarafın sıkıntısı da kendin gibi olmayanlara karşı anlayışlı olmakla ve biraz düşünerek konuşmakla çözülecektir. Vejetaryen olmayı düşünen varsa gelen soruları keyifle cevaplarım. Bu arada vejetaryen olmak mutfakta yaratıcılığı inanılmaz geliştiriyor. Bunu da bonus hanesine ekleyelim lütfen.

6 kasım 2014 20:17

9. 1 yıldır aralarında olduğum gruptur. (gizlinot: hiç zor değil)

bir canlıyı öldürüp sonra onun cansız bedenini pişirip yemek benim tüylerimi kabartıyor. yahu canlı o, onun da yavrusu var bizim gibi. sırf açgözlülüğümüzden yapıyoruz bunu başka birşeyden değil. hep daha fazlasını isteyerek herşeye zarar veriyoruz.

bir danayı yemek benim için bir insanı yemek gibi, o kadar kötü. şuan ağzıma ölü bir tavuk aldığımı düşünemiyorum bile.

(yazar: enfant ) zaten vejetaryen olmanın ne kadar kolay olduğundan bahsetmiş.

bende vejetaryen olmadan 'ne yiyolar ya' diye şaşırıyordum. Ama gerçekten hiç mi hiç zor değil. zaten sebze yemeklerini oldum olası severim, şimdi daha çok seviyorum.

bir ege ailesine sahipseniz zaten sizin için hiç zor olmayacak, annecikleriniz yapıyordur misgibi yemekler.

evet evde yemek gerçekten kolay ama dışarda yemek yemekte ne yalan söyliyim ilk başlarda zorlandım. çünkü size fazla seçenek kalmıyor doğal olarak ya makarna ya pizza yada salata yiyebiliyorsunuz. tabii ki şuanda genel konuştum. illa ki vejetaryen menülerin çeşitli olduğu yerler vardır.

işte bu noktada birazcık size kalmış sağlıklı olup olmamak. her dışarıda yemek yediğinizde pizza yerseniz, sağlıksız bir vejetaryen olursunuz.

ben ilk başlarda bünyem alışık olmadığı için hep makarna yedim, ama ona rağmen kilo verdim. şimdi ise salata tercih ediyorum çoğunlukla.

insanların tepkisi gerçekten hiç hoş olmadı benim kararımda. öncelikle baya bir aile baskısı gördüm. yemeklerimin içine annem kıymaları saklıyordu (gizlinot: şuan oda yemiyor denebilir, alıştı ) sevgilim özellikle 'bu köfteyi yemezsen senle bugün konuşmam' diye zorla yedirmeye çalışıyordu.

ama şuan hepsi o kadar alıştılar ki bu duruma. hatta etçil olan sevgilim 'aslında doğru ya yazık hayvanlara' diyor arada. (gizlinot: yeyy )

6 kasım 2014 23:14

10. Sanırım yavaş yavaş annemle dönüşeceğimiz durum. O kadar hayvan besliyoruz, bakıyoruz. Tavuklar kuzular, danalar da aynı kedi köpek gibi duyguları olan hayvanlar. Biri kediyi kesince cani oluyor, diğeri hayvanları sıraya koyup teker teker cesetleri atınca bayram oluyor. Bunları hissettikçe yediğim etten zevk almamaya başladım. Şu an yaptığım aynı cruelty free ürünlerde yaptığım gibi eğer sebze seçenekleri varsa ona yönlenmek. Bu şekilde kendimi alıştırmak. Bakalım nereye kadar gidecek bu durum...

10 haziran 2015 12:51

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar