sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (6)
    • medya (0)

    1. konu dışı, çook konu dışı olsa da önermek için yazdığım film. spoiler gibi, ama değil; yönetmen -laf olsun diye değil gerçekten- ustalıkla ve sık sık çektiği yakın planlara rağmen soğuk tutumuyla, bence gayet de macguffin olan büyük finali ile kimseden taraf tutmadan şiddetin "aile" temelini anlatıyor.

    18 mart 2015 22:34

    2. ülkemizde Kevin Hakkında Konuşmalıyız adıyla vizyona giren yönetmenliğini Lynne Ramsay'ın üstlendiği 2011 yapımı psikolojik dram filmi. başrolünde tilda swinton, John C. Reilly ve ezra miller yer alıyor.

    film, kariyer sahibi bir kadının planlamadan hamile kalması ve çocuğu doğurması sonucu yıllar içerisinde oğluyla yaşadığı sorunları ve bunun sonuçlarını konu alıyor.

    Lionel Shriver'ın kitabından uyarlanan film bence muhteşem bir konuya sahip. ister planlasın ister planlamasın anne olan her kadının başına gelebilecek bir psikolojiyi yansıtıyor. aynı şekilde annelerine sürekli bilerek sorun çıkaran çocukların psikolojisine de ayna tutuyor. konu bir neden - sonuç ilişkisine bağlanmış ve tamamen günlük hayatta rastlanabilecek bir durumu anlatıyor.

    harika oyuncu seçimi yapılmış. tilda swinton'ın çocuk ve genç kevin'i canlandıran oyuncularla benzerliği müthiş. aynı şekilde filmin atmosferine uygun olarak belirli fiziksel özelliklere dikkat edilmiş. bunun yanında filmdeki herkes abartısız, sade ama çok başarılı bir performans sergilemişler.

    filmin ilk 30 dakikası gerçekten sıkıcı. başlangıcında yoğun kırmızı bir atmosferle çekilmiş o nedenle göz yoruyor ve sahne geçiş tekniği nedeniyle ilk yarım saat ne olup bittiği hakkında zerre fikriniz olmuyor. ancak sonrasında tamamen film kendine bağlıyor. anne ve çocuk ilişkisi o kadar başarılı yansıtılmış ki o sahneler daha da uzun olsaydı bile dedim. filmin belli bir aksiyonu, heyecanlandıran bir olayı yok ancak psikolojik tarafı çok başarılı yansıtıldığı için sonra ne olacak diye merak ettiriyor.

    amerika'nın en büyük sorunu okul saldırılarının nedenlerine de yan tema olarak değinilmesi ilgi çekici çünkü dünyanın en gelişmiş ülkesinde insanlar bunun nasıl olduğunu hala anlamıyor.

    film üzerinden çok çıkarımlar, farklı yorumlar yapılabilir. ben sadece çocuğun hareketlerinin aksine annesini sevdiğini düşünüyorum. filmde ne anneyi ne çocuğu yargılayabiliyorum.

    oedipus kompleksinin bu kadar iyi işlendiği bir psikolojik film daha yoktur sanırım. hazır olsun olmasın her kadının ve her erkeğin çocuk sahibi olmadan izlemesi gereken bir film.

    filmle ilgili birkaç ayrıntı:

    - film 30 günde çekildi.

    - filmin çekimine başlamadan önce proje yapımı 4 yıl sürdü.

    - filmin her sahnesinde kırmızı, mavi, sarı ve beyaz renk kullanıldı.

    - filme özel soundtrack hazırlanmadı, kullanılan müzikler yönetmenin sevdiği şarkıcılara ait

    - en iyi film, yönetmen ve kadın oyuncu dalında bafta, en iyi kadın oyuncu dalında golden globe ödüllerine aday oldu ve ingiliz bağımsız sinema ödüllerinde en iyi yönetmen ödülünü kazandı. film toplamda 61 ödüle aday oldu ve 26 ödül kazandı.

    31 ocak 2016 20:27 15 ocak 2017 22:30

    3. bayıldığım filmlerden bir tanesi. durağan ilerleyen filmleri daha çok seviyorum. üstelik kitabı da olduğunu görünce okunacaklar listeme girdi.

    ----spoiler----

    kendini hazır hissetmeden çocuk sahibi olan, çocuğuna bir türlü alışamayan ve sözümü başka bir çocuk yapmakta bulan kadının aslında bir trajediye yol açmasından bahsediyor. çocuğun, kadının tüm sevdiklerini öldürmesi ve sadece onu geride bırakması çok çarpıcı bir sondu bence.

    31 ocak 2016 20:43

    4. az önce bitirip arkasından hemen hakkında ne yazılmış diye sözlüklere daldığım filmdir. film inanılmaz tat kaçırıcı bir kere. psikolojik gerilimin hakkını sonuna kadar veriyor. Ya Eva'nın yerinde ben olsaydım diye düşünmekten rahat edemedim. gerçekten aile planlamasında önemli bir yeri olabilir diye düşünüyorum, doğum kontrol virali tadında resmen. Gone girl izledikten sonra da evliliğe küsmüştüm zaten.

    Neyse efendim izleyin izletin biraz ağır bir film hem işleniş hem konu yönünden ama değecektir.

    9 mayıs 2017 01:50

    5. çocuk sahibi olmayı planladığım bir dönemde karşıma çıkan ve ne yazık ki izlediğim filmdir. kendimi bayağı bir sorgulamama sebep olmuş, bir çocuğu gerçekten istiyorsam dünyaya getirmem gerektiğini vura vura göstermiştir.

    --spoiler---

    bence kevin ve annesi birbirlerini çok seviyorlar.

    9 mayıs 2017 17:21

    6. son yıllarda izlediğim, psikolojik gerilim türünün en iyi örneği olan film. itiraf edeyim önce filmi izleyip, kitabı sonraya bıraktığım için izlerken kendime kızdım biraz. Kitapta verilen minik ayrıntılar ve onlar doğrultusunda okuyucunun kafasında yarattığı ortam çok başka bir şey ne de olsa.

    filme dönersek, filmin başında anlatım ve seyirciye hikayeye dahil etme kısmı ilk etapta biraz tutuk geldi bana. Yalnız başta yaratılan o ağır havayı, filmin ortalarına doğru kesinlikle çok iyi toplamış yönetmen ve sonuna kadar aynı tempoyu çok da iyi korumuş. özellikle final sahnesinde iyi ki izlemişim dediğim bir film oldu benim için. Film izlerken ayrı, izledikten sonraysa çok daha ayrı bir psikolojiye sokuyor insanı. Bu arada yönetmenin filmi çekerken kullandığı tekniği de yine bence çok iyiydi. Bunun yanı sıra oyunculuklar da kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken türdendi. özellikle Kevin ve annesi eva arasındaki ilişki tam da olması gerektiği gibi, çok iyi bir şekilde yansıtılmış seyirciye. Oyuncu seçimleri de bu yüzden çok başarılıydı. son olarak bir filmin olmazsa olmazı olan müzikleri konusunda da film yine beni etkilemeyi başardı. o kadar ki filmi izlediğim günden beri, (link: http://youtube.com/watch?v=ZZ8erxalpm4 buddy holly - eweryday )'i günde kaç kez dinlediğimi dahi unuttum.

    yalnız bu filmi benim gibi duygusal bir anınızda izlemenizi kesinlikle önermem. ben sırf bu nedenle bazı sahnelerde çok fazla dalıp gittim ve gereksiz yere duygusallığın dibine vurdum. çocuk sahibi olma, özellikle de bunu doğru zamanda gerçekleştirme konusunda kesinlikle önemli mesajlar veren bir film olduğunu söylemeliyim kendi adıma. anneliği düşünen her kadının, bunu eyleme dökmeden önce kendini bir kez daha sorgulaması gerektiğini vurgulaması açısından apayrı bir yeri var bence filmin. Hatta ilerleyen yıllarda bir kez daha, farklı bir gözle tekrar izlemeyi düşündüğüm bir film oldu benim için.

    10 mayıs 2017 00:28 10 mayıs 2017 11:23