sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (35)
  • medya (0)

1. eskiden genç anne olmayı isterdim. şimdilerde onu kaçırmış biriyim. artık genç anneyi bırak, acaba anne olabilecek miyim diye düşünüyorum. umarım olurum...

30 ağustos 2014 13:15

2. annelik kutsal bir mertebe ancak kadın olmanın yegane amacı olduğuna ben de inanmıyorum.

nerede okuduğumdan emin değilim, genç bir anne, anneliği lotoyu tutturup aynı anda bacaklarından birisini kaybetmek gibi bir anoloji ile anlatıyordu. herkesin harcı değil, canım annem. (gizlinot: annelerimiz)

30 ağustos 2014 14:14 30 ağustos 2014 14:15

3. kesinlikle ve kesinlikle çok korktuğum asla istemediğim şey. kötü bir ailem olmadı hatta birbirine deli gibi aşık ve çocukları için de her şeyi yapabilecek birer kadın ve erkeğin aşkının meyvesiyim :D:D ancak yahu hiç mi geçmez bana bu aile, evlat, fedakarlık duyguları. geçmemiş.

hayatın kendime ayrılan alanında oldukça bencil biriyimdir. yani şöyle açıklamak istiyorum herkes beni yardımsever, mütevazi ve daha çok özgeci olarak bilir. ancak bu durum işler tamamen benle ilgili olduğunda 180 derece değişir. önce kendi mutluluğum-kendi hayallerim gelir (kendi kişisel hayatımda tabi ki), kendi evim, kendi yaşam alanım olmalı, canım istediğinde bir şeyleri yapmak, istemediğinde yapmamak özgürlüğüm olmalı, yakınlarımı bile benim canım istediğimde, ben özlediğimde ararım onlar beni özlemişler diye aramam, kendi kararlarımı kendim vermeliyim annem-babam bile buna karışamaz sormadan etmeden kararımı verir gerekirse de çeker giderim, yalnız kaldığım zamanlar olmalı hem de kısa aralıklarla yolda yalnız yürümeliyim mesela yanımda kimseyi istemem, evdeyken 2 3 saatimi tek başıma geçirmeliyim gibi.

diğer yandan karakterim her daim uçlarda gezer. liseden bir arkadaşım bana hep şöyle der sakın çocuk yapma, yaparsan senin çocuk ya dansöz falan olur ya da disiplinden kafayı yer mal olur :D:D gerçekten de o çocuğa ben ya hiç aldırmam ne isterse yapsın olayını abartırım kim bilir başına ne gelir, ya da öyle bir disiplinle boğarım ki bu saatte şu dersin şu saatte aktiviten kafayı yer zavallım.

demem o ki, bence çocuk sahibi olmaya elverişli olmayan bazı insan karakterleri var. kabul edelim herkes iyi anne olamaz, herkesin kişiliği küçücük bir canlıdan olgun- düşünen ve hayatta başkalarını da etkileyen bir adam ya da kadın yetiştirmeye uygun değildir. annelik babalık evliliğin ya da hayatın olması gerekeni değildir, üzerinde düşünülmesi gerekendir eğer yapılabilecekse yapılması gerekendir diye düşünüyorum. pazardan elma alır gibi bir tane çocuğumuz olsun cinsiyeti de şöyle olsa ne güzel olur denebilecek bir şey değil benim için.

ve düşünüyorum küçücük bir canlıyı büyütüp olgun bir insan haline getirmek, ona mesai harcamak, gününü gecene katmak, fedakarlık yapmak sen diye bir şey kalmıyor ki. sen tüm kişiliğinden soyutlanıp sadece anne olmak zorunda kalıyorsun, sadece onu düşünüyor onun için yaşıyorsun. yok yok bana uygun değil benim daha yapmak istediğim çok şey, yapmak istediğim çok farklı maceralar var. hayatımı bir başka insana her ne pahada olursa olsun adayamam ben.

30 ağustos 2014 16:20

4. Çok istiyorum. Elbette tamamen hayatımı kurduktan sonra. Açıkçası küçücük bi şeyin her gün gözünün önünde büyümesi mükemmel bi şey bana göre, ve bunu sen yapıyorsun, sen başarıyorsun. ve ben evet bunun için doğdum diyebiliyorum. Ki illa kendim doğurmam da gerekmiyor. İmkanım yeterse evlat edinmek de çok istiyorum. Anne olmak doğurmakla olmuyor çünkü, büyütmekle oluyor.

1 eylül 2014 12:26

5. anne olmak?

tüm canlılar gibi "insan"ın da genlerinde yazılı olan kodlardan biridir bu. insan soyu olarak modern dünyada unuttuğumuz, sosyal bağlarımız nedeniyle geriye ittiğimiz gereksinimleriizden biri de genlerimizi aktarmak. insanın ölümsüzlüğünü sağlayan yegane ve kalübeladan beri gelen yöntem budur. genlerimizi de bir sonraki nesli bizzat yaratarak aktarırız. "(link: http://en.wikipedia.org/wiki/Mitochondrial_Eve mitokondrial havva)" adı verilen dişi hepimizin anasıdır bu anlamda ve bugün bile hepimizin zerrelerinde varlığını sürdürmekte.

ancak bu biyolojik gereksinim ve erek dışında modern hayatın bize sunduğu diğer ölümsüzlük kapıları çalışıp bir hayat kurmak herkesin adımızdan söz edeceği eserler yaratmak sizin elinizde: ülke kurabilirsiniz, femme fatale bir casus olabilirsiniz, atom bombasını icat edebilirsiniz, kitap yazabilirsiniz, sivil itaatsizlik düsturu ile hayatınız geçebilir, diri diri yakıldıktan yüz yıl sonra kilise tarafından azize ilan edilebilirsiniz vs...

burada karar size ait; ancak çocuk yapmayı düşünmem, bundan sonra da düşünmeyeceğim derken dikkatli konuşmak gerekiyor; çünkü bu kadınların içinde olan bir şey. rahmimizi aldırıp hormonlarımızın bedenimizdeki etkilerini ekarte ettirmenin bir yolunu bulmadığımız sürece biyolojik olarak buna programlıyız: nature calls!!

sosyal baskıların yıldırması, toplumun kadını kuluçka makinesi gibi görmesi, kadının tek varlık amacının doğurmak olarak görülmesi gibi sosyolojik nedenler ve bunun insan psikolojisinde yarattığı öğrenilmişlik nedeniyle çocuk sahibi olmaya karşı çıkmak ile bu doğal süreci yok saymak farklı şeyler. evet, biyolojik saatimiz tik taklarla ilerlerken er ya da geç o çocuğu isteyeceğiz (her ayın beş gününü östrojen bombası olarak geçirmemizin amacı bu), ama o an bunu "gerçekten" isteyip istemediğimize karar verebilecek bilinçte olmak bence anne olmayı toptan reddetmekten daha mantıklı.

1 eylül 2014 12:48 1 eylül 2014 12:51

6. Müthiş bir duygu olmalı. Senin içinden çıkan bir insan var. Bir anda diğer herkesten daha çok sevilen, her şeyi yapabileceğin bir insan. O 3kglık insan büyüyor, meslek sahibi oluyor. Evleniyor ve birgün o da bir insanı dünyaya getiriyor. Tüm bunları izlemek nasıl güzeldir tahmin bile edemem.

Hep çocuğuyla arkadaş gibi olan genç anneleri takdir etmişimdir. Umarım çocuğumla arama nesil farkı koymam ancak evliliğin bile sorumluluğunu yüklenmek istemeyen, fazlasıyla kendi hayatına düşkün ve tüm vaktini kariyer odaklı harcamak isteyen, yıllara yayılmış daha çok planı olan bir insan olarak uzun süre alamayacağım bir sıfat 'anne'.

Edit: hele ki ciddi bir birikim yapmadan asla çocuk sahibi olmam. Maddi anlamda çektiğim sıkıntılar bana hep ders oldu, benim çocuğum aynı şeyleri yaşamayacak.

1 eylül 2014 15:11 1 eylül 2014 15:18

7. insana hayat enerjisi veren şey (gizlinot: tabi babasını iyi seçtiyseniz). imkanım olsa (gizlinot: şimdi evli olsam) hiç vakit geçirmeden anne olmak isterdim, o hamilelik sürecini dolu dolu yaşamak isterdim. kısmet...

1 eylül 2014 18:34

8. (link: https://eksisozluk.com/entry/37508733 bu yazının içindeki gibi bir şeydir )

bu yazıdan sonra ne yazayım diye yarım saattir düşünüyorum ama ağlamaktan havluyu ısırır hale gelmişim, fark etmedim. her şeye ağlayabilme yetisine sahip bir insanım ama havluyu ısırarak ağlamayı bir kez daha yaşamak istemezdim. gerçekten çok dokundu, içim ezildi derler ya hani. içim ezilmekle kalmadı delik deşik oldu.

1 kasım 2014 09:44

9. anne olmak sadece biyolojik bir durum değildir.aynı zamanda ruhsal bir durum.doğurmak kadını anne yapmaz benim gözümde.ancak elbette doğum bir mucize ve bunu yürekten isteyen herkesin yaşamasını dilerim.ne yazıkki anne olmanın bilincine varamamış kadınları bu sınıfa koymak istemiyorum.anne sevgisini,şefkatini çocuğa verebilen her kadın annedir.anne olmak güzeldir, bir bebeğin sadece sizin kucağınızda, sizin kokunuzla sakinleşmesi dünyanın en şahane duygusudur.

13 kasım 2014 12:32

10. Hayat boyu yüreğinizin ortasında bir taş taşımak demektir. Çünkü çocuğunuzun saçının teline bile zarar gelse içiniz ezilir. Nefesinizin bir başka insanın nefesine, kalp atışlarınızın bir başka insanın kalp atışlarına bağlı olması demektir. En büyük ve en gerçek aşktır. Öyle karşı cinse duyulan aşkın, sevginin yanında çok basit kaldığı, en fedakar, en beklentisiz, en saf sevgi türünü kalbinizin ortasında hissetmenize neden olan dünyanın en muhteşem duygusudur. Allah'ın en büyük mucizesi, kadına bahşettiği en güzel ödüldür. İlahi aşka en yakın olandır hatta yakın olan tek aşk türüdür. Dünya yanıyorken, insanlık yerlerde sürünüyorken, böylesi acı çeken bir dünyaya masum bir bebek getirmek mantıklı değil belki. Böyle düşünüp anne olmak istemeyenleri anlıyorum. Çocuklarımıza ömürleri boyunca kol kanat germe ve onları tüm kötülüklerden koruma şansımız olmadığını da biliyorum. Ama o duyguyu tattığınızda gücünüze güç katılıyor ve tamamlanıyorsunuz. Kadın, anne olduğunda tamamlanıyor. Tabii anneliğin hakkını verecek fedakarlık ve merhamet duygusuna sahip ise. Dünyaya getirdiğiniz varlığa, dünyada olduğunuz süre boyunca "önce sen" diyemeyecekseniz anne olmayın. Çünkü zaten anneliği beceremeyeceksiniz demektir. Zira egoizm ve fedakarlık aynı potada erimez.

13 kasım 2014 17:52 13 kasım 2014 17:57

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar