sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (30)
  • medya (2)

1. (yazar: all that solid ) e içerik olarak katılsam da başlık anlamında katılmıyorum. Zaten ülkenin %80'i olayları çoktan unuttu hayatına olduğu yerden devam ediyor. Fakat ekonomik boykot yanlış bir başlık. Benim ekonomik boykotdan anladığım paraların yastık altında tutulmasıdır. Tabii bankada tuttuğunuz para her türlü kullanılır, piyasaya sürülür. Bankada para tutmak ekonomik boykot değildir, harcamaktan farkı yoktur. Sadece sizin heran alabileceğiniz bir paranız vardır. Ekonomik boykot bizim hayatımızı zorlaştırır, kriz, işten çıkarmalar... vs olan yine bize olur. Hoş herkes normal hayatına devam ederken başarıya ulaşması da mümkün değildir.

All that solid' in çağrısına katılıyorum. Bildiğimiz yanlı markaları yazalım, alternatiflerini yazalım biz bilinçlenelim ki çevremizdekileri de bilinçlendirelim. 10 yaşında kardeşimiz varsa ona da anlatalım ki bilinçli insanlar yetişsin.

Bende az önce bilet rezervasyonu için Thy'dan bilet aldım. Siteye girer girmez yazılan çıkan uyarıyı görselde paylaşıyorum. Hemen çıkıp diğer firmalara baktım fakat maalesef almak istediğim yönde uçuş sadece thy olduğu için içim acıyarak aldım bileti. Alternatifiniz varsa almayın. Çanak tutanlara biz de çanak tutmayalım.

17 temmuz 2016 15:37

2. Kimin ekonomisini boykot edeceğimizle alakalı mantıklı olma ihtimali değişecektir.

Ülke içinde Ekonomi bir bütündür, bir tarafı destekleyip bir tarafı boykot etmek genel tabloda iyi yönde bir değişikliğe sebep olmayacaktır.

Üretimi destekleyip, tüketim toplumundan özellikle yabancı sermaye desteklemekten sıyrılmak daha iyi bir gelecek için bence en mantıklı hamledir. Aksi halde gavur malı diye ülkeye girmiş cocacola'yı satın almayan insanın zihniyetinden bir farkı yoktur.

17 temmuz 2016 16:07

3. (no:310877)

yukarıdaki girimi de dikkatinize sunarım sülüler.

almayalım, yeterdir desteklediğimiz bu iğrençlikleri.

17 temmuz 2016 20:57

4. Kısa vadede belki birazcık etkili olabilir, olmasa da bireysel bir tavır aldığımız için vicdanımızı rahatlatacaktır. Bu kadar.

Asıl işe yarayacak olan için(bkz: grev)

Yapılmışı da var (bkz: yunanistan)

Onbeş gün bütün üretim ve hizmeti durdurun. Üzerine bir de boykot ekleyin, herkes bankalardaki tüm parasını çeksin, evinden çıkmasın sakız dahi almasın, bir ay kimse hiçbir vergisini, kirasını ödemesin. O zaman görürsünüz nasıl değişiyor devran. Ülkenin muhalif olan en eğitimli ve kalifiye kesimi 15 gün üretim ve tüketimi durdursun o çomarlar amip gibi 5'e 10'a bölünse yine sizin ekonomiye olan katkınızın yaratacağı ani boşlugu dolduramazlar.

Kolay demiyorum, çok zor bunu yapmak. Ama hem en demokratik hem de en etkili sonuç verecek yol bu.

Ha sonrasında ütopik bir hükümet gelmez başa, yine sıkıntılar olur ama emin olun bu kez gelen gidenden kötü olmaz. Bu adamlar istisnalar için bile istisna oldu.

18 temmuz 2016 05:02 18 temmuz 2016 05:02

5. Uzun zamandır buralarda yoktum, hatta sözlükteki malum olaylar olunca soğuyup tasımı tarağımı girdilerimi de alıp gitmiştim.

Ancak bu başlık altına ben de varım demek için geri geldim. Elimden gelenin en iyisini hatta fazlasını yapacağım.

18 temmuz 2016 09:19

6. Ülke o kadar bölünmüş durumda ki bir araya gelip boyle bir boykot yapabilir miyiz başarabilir miyiz bilmiyorum. Ama son umudumuz bu olabilir. Bu başlığı yukarı taşıyalım her gun, lütfen.

19 temmuz 2016 10:17

7. keşke yapılabilse, keşke başarılabilse dediğim ama nedense çok umutsuz olduğum girişim. neden umutsuz olduğumu çok geriye gitmeden açıklayayım: 2013 yılı. gezi olaylarının ardından herkes kızılkayalar, mado, saray muhallebicisi vb. yerlere gitmeyecekti sözde. boykot edecektik. yıl oldu 2016. bu üç yıl içerisinde çok çaresiz kaldığım için (çok açtım ve etrafta et içermeyen yemek satan başka hiçbir yer yoktu) bir kez mado'da yemek yemek zorunda kalmam dışında hiçbir şekilde bunlara gitmedim. ama her gördüğümde bu mekanlar hınca hınç doluydu. bu millet tüketmekten vazgeçmez arkadaşlar. daha hayvan deneyi yapan markalardan bile vazgeçemeyen insanlardan ekonomik boykot bekliyorsunuz. inanın tüm kalbimle destekliyorum sizi, elimden geleni de yapacağım bu konuda ama kapitalizmin dünyayı esir aldığı bir zamanda bu girişim bir süre sonra başarısız oluyor.

dediğim gibi elimden geleni yapacağım. umarım bu kez işe yarar.

19 temmuz 2016 14:43 19 temmuz 2016 23:30

8. Yaklaşık 1 sene önce böyle bir karar vermiştim. %100 uyguladım diyemem ancak eskiye nazaran gayet azalttığımı söyleyebilirim. Kendi yaptıklarımdan bahsedeyim özellikle evde yaşayanlar için. Biraz uzun olacak baştan uyarayım.

İlk konu su. Bu mevsimde dışarı çıkıp da su içmemek mümkün değil. Mümkün olsa bile sağlıklı değil, kaybettiğimiz suyun haddi hesabı yok. Musluk suyunun içilemediğini düşünerek söylüyorum ki damacana almak yerine önce bir su arıtma cihazı alırsanız bir kez ödeme yaparak hem damacana haberlerinden uzak hem sucuyu her allahın günü zengin etme derdinden uzak, gönlünüzce kullanacağınız temiz suyunuz olur. Ve dışarı çıkarken asla su almamış olursunuz. Bunun için de tupperware olur, bir başka içeceğin cam şişesi olur. Bu iki seçenek de dışarı her çıktığınızda suya 50 kuruş - 2 lira arası para vermemeniz demek. En kötü ihtimalle tupperware'i 20 liraya edinip senelerce kullanacağınızı düşünürsek burdan güzel boykot çıkar. Oturduğunuz bir mekanda su almayacak olmanız da bu konuya dahil.

Diğer konu paketli ürünler ve hazır yemekler. Sadece düzenli olup pazardan sebze meyve, küçük şarküterilerden de şarküteri alış verişinizi yapar kendi sağlıklı yemeğinizi hazırlarsanız hem daha temiz ve sağlıklı sindirim sisteminize hem de mis gibi gıda boykotuna kavuşursunuz. Burada en önemli nokta dışarıda da bisküvi kraker gibi atıştırma alışkanlıklarını bırakmanız. (yazar: storm ) lunch box kullanmaktan bahsetmiş, son derece mantıklı buluyor ve ekliyorum, 1-2 porsiyon meyveniz veya küçük işletme sayılabilecek fırınlardan aldığınız galetanız yanınızda olursa o şeker deposu şeylerden de kurtulmuş olursunuz.

Giyim konusuna değinmek istiyorum biraz da. Bazen dolabımızın köşesinde 1 mevsim unuttuklarımız oluyor. Kıyafet iç çamaşır ayakkabı. Bunun için bir kez güzel bir düzenleme yapıp öncelikle bir gün giyinirim diye 3 sene beklettiklerimizi bağışlıyoruz. Bağışlamak bana kalırsa bu işin en önemli noktalarından biri. Daha sonra uygun kombinleri bir araya koyup neyimiz var neyimiz yok öğreniyoruz. İç çamaşırlarımız yeterli diyelim, 3 sene hiç almamak gibi bir kural koyuyoruz ve indirimleri görmeden duymadan 3 sene tek bir parça almıyoruz. Mavi kotumuzun 1 ton koyusunu görünce almıyoruz mesela. Ve önemli parçalar eskimeden asla yerine yenisini almıyoruz. Diğerlerinden bahsetmiyorum bile, bana kalırsa hiç birimizin 15 tane basic tişörte ihtiyacı yok. Durduruyoruz bunu da. Ancak düğün nişan gibi olaylarda mecbur(!) kalıyoruz onu da biliyorum. Ben mesela elimdeki 2 3 elbiseyi defalarca kez ödünç verdim gitmediğim düğüne giden arkadaş ve kuzenlere. Bu tarz şeylerin sayılı kullanıldığını bilerek, paylaşıyor ve paylaştırıyoruz. Çünkü Yine hiç birimizin 8 tane abiyeye ihtiyacı yok. Bir kez ayağımızı vurdu diye giyinmeyi bıraktığımız ayakkabıları toplayıp ayakkabı tamircisine götürüp hayata döndürüyoruz. Hem o emekçi amcaya iş çıkıyor hem bize senelerce yetecek ayakkabılar. Ben öyle 4 tane kullanmadığım ayakkabımı kullandım ve eskittim de.

Kozmetik konusundan daha önce çok bahsettim ancak yone söyleyeyim. Denemek için kozmetik ürünü almamamız gerektiğini düşünüyorum. İlla deneyecekseniz haftaiçi erken sakin saatte gidin çalışanlardan sizi taciz etmemelerini rica edip testerlar ile sakince deneyin. Ve örnek vereyim 1 fondöteniniz olsun. Memnun kaldığınız bir ürün olsun ve bitince gidin aynısını alın. Bu kadar.

Bir de boykot demişken değinmek istediğim bir konu var. Büyük şehirlerde bilinimeyebilir ama nispeten daha küçük bir yerde yaşıyorsanız sigortasız işçi çalıştıran mekanlardan da uzak durmak en güzeli. Yaşadığım şehirden örnek vereyim. Çok büyük ve iyi çalışan bir cafe&patisserie var. Buradaki Özsütü falan 5e katlıyor. Ürünleri de hem taze hem lezzetli mekanı da çok güzel ve tahimin edersiniz deli gibi zengin sahipleri var. İşçiler sigortasız çalışıyor para basan yerde. Hepsi de mecbur kalan insanlar. Bunu duydum duyalı gitmiyorum, zaten kafe olayını da bitirdim. Arkadaşlarla ya evde kendi güzel çay kahvemizle yayılıyoruz rahat rahat, ya da yaz aylarında çay bahçesi tarzı hem temiz hava hem daha ferah hem ucuz yerleri tercih ediyoruz.

Bu kadarını okuduysanız teşekkür ediyorum. Uygulamak inanın zor değil. Herkes kendi boykotunun gücüne inansa zaten yapar da. Büyük markaların her zaman ayakta durabilmek için her şeye rağmen iktidara yakın durduklarını unutmayalım.

19 temmuz 2016 16:10

9. Koç markalarını kullanma kararı aldığım boykottur. Bu başlık altında uzak durulması gereken markaları ve hizmet şirketlerini paylaşırsak daha iyi hedefe ulaşacağını düşünüyorum.

Orn. Golden rose ürünlerini bir daha kullanmayı düşünmüyorum.

19 temmuz 2016 23:30

10. Olay çok güzel. Ben elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Hatta ilkokul hocam ülkerin iyi bi marka olmadığını küçükken din ve devlet işlerini ayırmadıklarını söyleyerek basitçe anlatmıştı. O zamandan beri ülker değil de eti alırım en basitinden.

Bi ülkenin ekonomisi zarar gördüğünde çürümeye başlar, her şeyin başı paradır kısaca. Böyle bir şey başarılırsa çok iyi olur.

Bi süslü su almayalım da sucuyu zengin etmeyelim gibi bir şey yazmış. Mesela benim babam bu işle uğraşıyor, neden böyle bir şey yazmış anlamadım. Her sucu hükümet yanlısı mı olacak. Bunu yapalım derken esnafın ocağına incir ağacı dikmek de olmaz. Bence biraz daha kapsamlı yani büyük firmalarla işe başlanmalı, esnafla değil.

20 temmuz 2016 00:19