sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1)
  • medya (0)

1. Tıptaki ismi ile ailurofobi. Evrimsel bir kökeni olduğu düşünülüyor, nesiller boyu memelileri en çok öldüren tür kedigiller olduğundan, zaten genetik kodlarımızda var olan bu korku ailenin küçüklükte yanlış yönlendirmesi veya yaşanan travmalar ile aktif hale gelebiliyormuş.

Freudyen yaklaşımda ise ebeveynlerden biri ya da ikisinin korkutucu olması ve çocuğa çok çektirmesi sonucu bu korkunun çocuk tarafından bir hayvanla sembolize edilmesi ve sonrasında o hayvana duyulan korku şeklinde açıklanıyor. Kedi fobisi olan bir insan olarak ilk teori benim için daha mantıklı. Bir de Kendi çevremden örnek verirsem kedi fobisi olan insanlar genelde kadındı. Tesadüf mü yoksa kadınlar arasında görülme oranı daha mı fazla bilmiyorum.

Bu sosyal hayatı çok ciddi etkileyen ve hayat kalitesini düşüren bir korku. En kötü yanlarından biri de diğer insanlar tarafından "hayvan sevmeyen", "duygusuz", "gaddar" bakışlarına maruz kalmak. Aslında hiç ilgisi yok. Sokak hayvanlarına zarar veren birini gördüğümde duyduğumda sinirden gözüm dönüyor. Bu suçun kabahatler kanununa değil Türk ceza kanununa tabi olması gerektiğine inanıyorum. gözü yaralanmış kedi görünce iki saat belediye yetkilisinin gelmesini beklediğimi de bilirim, ayağı kuyruğu kopmuş bir kedi için ağladığımı da. Ama yakın temas hatta bunun ihtimali bile beni korkudan öldürüyor. En son anım mesela, Gülhane'de bir parkta onlarca kedi gördüğüm bir gün karınları da açtır diye gidip süt aldım kaba koydum. aklımda parkın boş bir noktasına bırakıp hemen çekilmek var. Kediler beni elimde sütle görünce üzerime gelmeye başladı tabi, kedi fobisi olan bir kişi için bu cidden dünyanın en korkunç tablosu. Üzerine gelen belki 20 tane kedi. çığlığı bastığım gibi elimdekini havaya atıp kaçtım.

Açık mekanlarda oturmak benim için huzursuzluk sebebi mesela. Ayaklarımı sürekli oynatırım, masanın altını kolaçan ederim. Evim önünde kedi varsa içeri giremem o gidene kadar kapıda beklerim. Kedisi olan arkadaşlarımın evine girmem söz konusu bile değil. Dönem dönem rüyamda odada bir kedi ile kaldığımı görürüm ve korkuyla uyanırım. Gerçekte böyle bir şey yaşasam 3. kata kadar aşağı atlayabilitem var, 3 kattan yüksekte isem de hayatımın geri kalanı kedinin o anki duygusal durumuna bağlı.

İnsanların bu fobiye tepkisi genelde "küçücük kedi ne yapabilir sana" , "kedi insana zarar vermez, saldırmaz", "korkma ya niye korkuyorsun", "bir dokun alışırsın" şeklinde oluyor. Çevrenizde bu korkudan muzdarip biri var ise lütfen bu önerilerin bir işe yaramayacağını bilin. Evet kedinin bir şey yapmayacağını biz de biliyoruz, ya da cüssemizin neredeyse 20 katı küçüklüğünde, saldırgan olmayan bir hayvandan korkmanın mantıksız olduğunun farkındayız. Mesele şu ki, korku mantık ile alakalı bir durum değil tamamen içgüdüsel. O yüzden sorunu bu argümanlarla çözmeye çalışmayın.

Bence en mantıklı yaklaşım kişiyi o an kedilerden uzak tutup sonrasında da profesyonel bir yardım almaya yönlendirmek. Ben henüz denemedim ama İlk fırsatta bunun terapisini yapan bir yer ile görüşmeyi düşünüyorum. Deneyip başarılı olan tanıdıklarım var. Bunu istememin sebebi hem hayatımı kolaylaştırmak hem de ileride bir çocuğum olduğunda onu olumsuz etkilememek, hayvanlarla iletişimi adına kötü bir örnek olmamak. Çünkü bu fobi benim ailemde de olan bir şey ve malesef bir miras gibi nesilden nesile aktarılıyor. Ben de bunu kırmam gerektiğini düşünüyorum.

24 ekim 2016 00:02 24 ekim 2016 00:04