sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (18)
  • medya (0)

1. Saint-exupéry'nin mükemmel eseri. Çocuk kitabı raflarında satılır ama bence bir çocuk kitabından çok daha ötesidir. İncecik kitabın her cümlesi ayrı ayrı saatlerce düşündürür insanı, bittiğinde binlerce sayfa okumuş gibi olursunuz. Çizimleri de ayrıca çok başarılıdır. Sadece bir kitabım olsa küçük prensim bana yeter.

Sahra çölüne düşüp küçük prensle karşılaşan pilot, evcil tilki, baobap ağaçları ve tabii ki prensin gezegenindeki biricik gülü hepsi kalbinize kazınır.

"..güzelsiniz ama boşsunuz, diye ekledi. kimse sizin için canını vermez. buradan geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile, o tek başına topunuzdan önemlidir. çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgardan koruduğum odur, kelebek olsunlar diye bıraktığımız birkaç tanenin dışında bütün tırtılları uğruna öldürdüğüm odur. yakınmasına, böbürlenmesine, hatta susmasına kulak verdiğim odur. çünkü benim gülümdür o.."

23 ekim 2014 17:45

2. Her yetişkinin mutlaka okuması gereken "çocuk" kitabı.

23 ekim 2014 18:29

3. Behrengi'nin Küçük Kara Balık'ından sonra benim ve kızım için en vazgeçilmez 2. eserdir.

24 ekim 2014 04:14

4. Gül Derya, kelebeklerle tanışmak istiyorsam bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. En kafama kazınan cümlesidir kitabın.

Büyükler için hikaye kitabı, herkes biden çok kere ne anlatıldığını anlayana kadar okumalı, sorgulamalı kanımca.

30 haziran 2015 15:47

5. çocukluk döneminde okumadığımdan sanırım beni şeker portakalı kadar etkilemeyen hikaye.

çok güzel diyaloglara sahip çok şey anlatan bir kitap. ancak zeze'deki o çocuk saflığını daha gerçek gelmiştir hep. yine de okuduktan sonra duygulanıp o çöle gitmek istemiyor değilsiniz.

bu aralar neredeyse her yayın evinden çıktı ve nedenini bilmediğim şekilde aşırı pazarlaması yapılıyor. satın alırken iyi bir yayın tercih edilmeli.

''senin gezegenindeki insanlar'' dedi küçük prens. "tek bir bahçeye beş bin gül dikiyorlar ama yine de aradıklarını bulamıyorlar...''

1 temmuz 2015 01:48 1 temmuz 2015 02:09

6. En az 5 kez okuduğum, her okuduğumda da ağladığım canımın ta içi kitap. Her defasında da küçük prens'e sarılmak isterim, kollarımda uyutmak isterim tıpkı pilot gibi.

Kesinlikle çocuk kitabı olduğunu düşünmüyorum. Evet bir çocuk bunu okurken keyifli vakit geçirebilir ama esas yetişkinler okumalı. Çocuklar saflıklarını kaybetmemiştir ki henüz, küçük prens biz büyüklere yazılmış asıl, bir şeyleri hatırlatmak için.

Çocuk kitabı olarak tanımlanan bir başka kitabı, martı jonathan livingston'ı da yetişkinlikte okumuş biri olarak, onda salt ders verme, öğretme, kafaya bir şey sokmaya çalışma, bir şeyleri dikte etme durumu varken ve didaktik olmak adına bunu dümdüz ve sıkıcı bir anlatımla yaparken, küçük prens söylemek istediklerini harika bir hikayeye, sıcacık bir şekilde yedirerek söylüyor. Yalnız küçük prens değil beni duygulandıran, gül, tilki, pilot.. Özellikle pilotun küçük prens'e olan sevgisi, hepsi beni duygulandırıyor. Okuyun, okutun kesinlikle overrated değil. Ben ilk kez 23 yaşımda okudum, geç kalmışlığımı telafi etmek için o günden bugüne 5 kez daha okumuşumdur. Üst sınırı yok okumakla eskimez. Bir de mümkünse yazarın orjinal çizimlerinin olduğu baskıyı okuyun, her yerde instagramda vs sürekli küçük prens görmekten bıkanlar varsa düşünceleri değişebilir. Ben hiçbir yerde görmekten bıkmıyorum zira, özellikle okuduktan sonra.

'Peki insanlar nerde?' dedi küçük prens.' İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor. '

'İnsanların içinde de öyle hissedersin.' dedi yılan. 'Arada pek fark yoktur.'

2 temmuz 2015 02:07 2 temmuz 2015 02:16

7. 23 eylül 2015 tarihi itibariyle sinema filmi vizyona giren canım kitap.

Bir kere salt küçük prensi izlemiyoruz, hikaye bir kurgunun içine yerleştirilmiş. Bu fikre sıcak baksam da başka bir kurguya çok süre harcanmasından dolayı prensin öyküsü çok kırpılmış. Tilkiye geçen meşhur diyalogların çoğu yok. "Altın rengi saçların var senin, buğday tarlaları bana bir şey ifade etmezdi ama artık aklıma seni getirecekler." ya da "her gün aynı saatte gelmelisin, 3 te geleceksen ben 2 de mutlu olmaya başlarım." gibi. Bu kısımlar bence küçük prensin olmazsa olmazlarıdır. Olmayınca olmamış.

Küçük prensin dublajını da beğenmedim, çocuk sesinden ziyade zorlama olduğu belli olan itici bir büyük sesiydi. Diğer seslendirmeler güzeldi yalnız ve en çok ta pilota bayıldım.

En sonda toparlamaya çalışsalar da sonlara doğru bol bol saçmalamışlar, sevmedim beğenmedim. Kitabını çok sevenler bence izlemesin, beğenmeyeceklerine eminim. Küçük prens kitap olarak kalsın okuyalım filme gerek yok.

Spoiler alert: (gizlinot: küçük prens sonlara doğru büyüyüp baca temizleyicisi oluyor.)

23 eylül 2015 23:55

8. Ezberleyecek kadar çok okuduğum, sayısız kişiye okuttuğum ve sevdirdiğim kitap. Elimde farklı dillerde çokça nüshası bulunuyor. Özellikle çocuklara kitap hediye edeceksen ilk aklıma küçük prens geliyor.

Okurken zaman zaman ağladığım da doğrudur.

24 eylül 2015 01:09

9. içinde bir türk diktatörden bahseder ki güya atatürk'müş. ayyy ne güzel kitap ülkemizi kuran adama diktatör diyor, haydi hepimiz okuyalım bayılalım. amma da zekiyiz, entelektüeliz çünkü küçük prens okuyoruz hahahhaha.

tanım: çocuk kitabı.

Edit: asıl yazarın sığ siyasi yorumları yüzünden bir kitaba toz kondurmamak saçma kusra bakmayın. Kitapta kılık kıyafet devrimini yapan türk diktatör denmiş resmen. aynı seviyede yazılmış birçok çocuk kitabı varken insanların neden buna aşık olduğuna şaşırmamalı, ülkemizin kurucusunu kötülüyor harika. tayyip diktatör atatürk dese sövecek insanlar elin fransızı diyince 'ay aman nolcek' diyor. -tayyibi sevmiyorum akpli de değilim-

24 eylül 2015 01:20 24 eylül 2015 01:35

10. icindeki ataturk ile ilgili gonderme kesin olmamakla birlikte, oyle olsa dahi, guzel bir edebi eserdir. yazarin siyasi degerlendirmeleri kitabin edebi degerinden bagimsizdir. sig ataturkculuk yapmanin kimseye bir faydasi yok.

not: 3 nesillik kemalist klanindanim.

edit: kitabin yazariyla tanisma firsatim olsa "haci kitap cok hos da ataturkle alip veremedigin nedir?" diye oturup iki cay icmek isterdim. ama bundan bagimsiz olarak, kitabi sevme nedenim ve seven bircok insanin sevme nedeni icerisindeki ataturkle ilgili olabilecek bir cumle degil. kitabin yazinsal dili guzel, cocuksu naifligi guzel, dunyaya, alisilmis olana o naif gozlerle bakip fark edilmeyenleri belirtmesi guzel. bunlar guzel seyler. kitabi da bu yuzden seviyorum. kavramasi cok zor bir sey degil.

24 eylül 2015 01:28 24 eylül 2015 02:16