yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (9)
    • medya (0)

    1. Bugün (link: https://youtu.be/zcq5uSMnGJw Şöyle) belgesel-kısa film tadında bi'şi izledim. Defalarca beynimden vuruldum. Şu an kendimi tam olarak nasıl ifade etmeliyim bilmiyorum. Ordaki erkek cinsinin düşünceleri, olayı aşırı uç boyutta normalleştirmesi midemi bulandırıp nefret duygumu tetikledi. Yani en son biri bunları öldürsün diye düşündüm. Üzgünüm ama düşündüm yani. (Bazı sivrizekalılar aaaaa "kürtler ölsün diyor" diye zıplamazsa çok sevinirim. bu ne kürt ne başka bir şey davası, bu sadece insan olamamanın bir sonucu.) Neymiş efendim, ''2tane karı(!!!!!!!!!)'' Alıyormuş çünkü birisi ölünce diğeri hazırmış. Napsınmış. Ulan bu nasıl bir bencillik çeşidi ya, bu nasıl bi yüzsüzlük. Adam(!!!!) Yeni bir kadın alabilmek(!!!!!) İçin kızını başlık parasıyla satıyor. Hadi satmak zaten başlı başına bir travma ama yani yeni bir evlilik(?) yapmak için satmak da artık nasıl bir olaydır beynim almıyor. Peki ya kadınların çaresizliği. Kuma olmayı baştan aşağı kader olarak görmeleri. Bu kadınları bebeklik dahil olmak üzere öyle bir aşağılık psikolojisiyle büyütmüşler ki kendileri bile sadece erkeğe her türlü hizmet için varolduklarını düşünüyorlar. Kuma olmayı normal, kader, değiştirilemez bi'şi olarak görüyorlar. Olaya bu kadar çaresiz yaklaşmaları aslında anormal değil çünkü küçük yaşta evlendirilmişler. 11-12 yaşından filan bahsediyorum ve en çok güvenecekleri kişiler onları bir eşya ya da hayvan olarak bile görmüyor. O kadar bile değerleri yok. Nasıl karşı dursunlar? Nasıl savaşsınlar? Kuma olmak zorunda kalmış kadınların çocukları da var videoda; o kadar güzel o kadar temiz o kadar insanlar ki. Keşke o küçücük çocukların beyninin yarısı baba dedikleri canavarlarda olsa. Bir kız çocuğu şey diyor "babam erkekleri daha çok tutuyor" bunu söylerken buruk bi gülümseme var yüzünde. Aslında o kadar muhtaç ki sevgiye, Bu kadar sevgisizlik içinde sizin o minik güzel kalpleriniz nasıl bu kadar temiz kaldı. Bir de aklımda kalan son şey; kuma olmuş bir kadının psikolojisi bozuluyor, doktora filan götürüyorlar ilaçlar ağır geliyor ve felç oluyor. Kimin ne hakkı var? Gencecik bir insanın hayatını elinden almaya kimin hakkı var? Videodaki adamlar(!) gibi düşünen tüm yaratıklar belasını en tez zamanda bulsun. Ya o kadar sinirliuym ve o kadar şok olmuş durumdayım ki aklımı toplayıp yazamıyorum. Offfffff offffffff.

    5 nisan 2018 00:45 ed.5 nisan 2018 11:26

    2. Bilmediği bir konu hakkında mutlaka herkesin bir fikrinin olması, fikrinin asla yanlış olmaması, fikrine karşı çıkan insanlarınsa istisnasız cahil olması.

    Bunu türkiye sınırlarındaki herhangi bir yere yaz, sırıtmaz.

    5 nisan 2018 01:14

    3. bazı konularda eğitim görmenin gereksiz olduğu inanışı ve dil bilmek istememek. ister çince olsun ister japonca, dil bilmek demek farklı bir kapının açılması demek. hep aynı baktığın yerden çıkıp, senden farklı yaşayan kültürlerin penceresinden bakmak demek. twitter'da bazen çok komik ingilizce şeyler paylaşılıyor, pırıl pırıl, zeki oldukları yazdıklarından anlaşılan gençler "bende ingiliççe (sevimli halini onlar yazıyor ben değil) yok ki" yazıyor. bunu son dönemde o kadar çok görmeye başladım ki. burada da böyle bir algı oluştu, üzülerek seyrediyorum. sanki dil bilmek sadece seçili insanlara özelmiş gibi, sadece hava atmak için öğreniliyormuş gibi düşünülüp ve yargılanıp, dil konusunda talihsiz kavgalar yaşanıyor. yapmayın. ingilizce şu anda ne kadar direnilse de küresel bir dil oldu. çinli de koreli de (tüm gün muhattap oluyorum) ingilizce hallediyor işlerini, mecbur. peki tüm dünya böyle yaparken neden hala bizler "dil biliyor, hava atıyor" konusunda takılı kaldık? neden bu gençler dil öğrenip pek çok şey yapabilecekken, "gerek yok" diye düşünüp kendilerini kapalı bir odaya kapatıyorlar? gerçekten üzülüyorum.

    5 nisan 2018 23:37


    4. ingiliz büyükelçisi jane marriot, avam kamarasına “Arap dünyasında eğitim” konulu bir rapor sunmuş. Rapor şöyle;

    “En zeki öğrenciler tıp ve mühendislikten mezun oluyorlar. İkinci derecede mezunlar ise iş idaresi ve iktisat gibi bölümlere giderek birinci derecedeki mezunların yöneticisi oluyorlar. üçüncü derece mezunlar ise siyasete yöneliyorlar ve ülkenin siyasetçileri olarak birinci ve ikinci derecedeki mezunlara hükmediyorlar. Eğitimde tamamen başarısız olanlarsa Ordu veya emniyete katılarak, siyaset ve iktisada uyguladıkları baskıyla onları mevkilerinden indirip, isterlerse öldürüyorlar. Asıl dehşet verici olan ise, hiç bir okula gitmeyenler parlamentoya seçilip şeyhleri kullanarak herkesin onlara itaat etmesini sağlıyorlar.” 

    bakın raporda “Arap dünyası” diyor. :) 

    24 mayıs 2018 21:02

    5. Ter kokusu net.

    inkar eden ya toplu taşıma kullanmıyordur yada koku alma yetisi yoktur.ülke kokuyor.önüne geçilemiyor.bununla ilgili ciddi bir kamu spotu yapılmalı.

    25 mayıs 2018 10:08 25 mayıs 2018 10:09

    6. tozlu sokaklar, kırık kaldırım taşları, bir köşesine taş yığılmış çocuk parkları, allahın arazisinden otopark parası alan uyanıklar, trafikte yol vermeyenler, her şeye burnunu sokan teyzeler, sayısı çok çok az yeşil alanlar

    25 mayıs 2018 12:58

    7. aktif bir çalışma hayatı olup ve buna bağlı belli kariyer hedefi olan kadınların kariyerinin zirvesinde çocuk yapması, hele hele ikinci bir çocuğu dünyaya getirmesi, türkiye gibi bir ülkede kesinlikle delilik. olay daha hamilelikte geniş yankılar uyandırmaya başlıyor zaten. hele ki özel sektörde. evet doğum izni ve süt izni gibi şeyler kanunen verilmiş temel haklar. yalnız pratikte olay hiç de öyle göründüğü gibi kolay değil. gözlerini size dikmiş bir şekilde ufacık bir şeyini görsem de, o da benim bahanem olsa diye bekleyen patron ya da yöneticiler varken, hele bu ekonomik şartlar altında kadın çalışan, artık ezberlenmiş bir şekilde hep küçülmeye giden şirketin ilk harcanan elemanı oluyor ne yazık ki. sizin kıdeminizin, yıllar içinde geldiğiniz o pozisyonun, şirkete kattığınız artı değerler, vaktiyle bağlanan işler, bunların hiçbirinin anlamı yok o kişilerin gözünde. en acısı da bu zaten. her zaman emeğin göz ardı edilmesi.

    onun için biz artık torun sevmek istiyoruz, bu çocuk kardeşsiz mi kalsın, yok bunun arkası kız, ikisi birlikte büyür gider falan diye sürekli konuşan aile, eş dost, konu komşu kimse artık bunlar, herkesin bir çenesini kapatması lazım. anne ya da kayınvalidenin sen doğur kızım ben bakarım lafına güvenip yola çıkan varsa da, üzgünüm ama bunun adı düpedüz saflıktır türkiye'de. çocuktan sonra, öncesinde çok çok farklı olanaklara sahip değilseniz, yani kendi işinizi yapıyor, çalıştığınız yer aile şirketi vs gibi değilse eğer, asla bir kadının çalışma hayatı eskisi gibi olmuyor. dahası olamıyor. x holdingin sahibinin kızı olsam, işverenim babam olsa ben de bilirim arka arkaya 3 çocuk yapıp, hem çocuk hem de kariyer yaptım zırvalıklarını ona buna anlatmayı. ama kazın ayağı öyle değil işte bu ülkede. daha bakıcı, kreş, eğitim masrafları vs konularına hiç girmedim bile. onlar da ayrı bir girdinin konusu olsun artık.

    3 eylül 2019 00:36


    8. Leş gibi arabesk kültürün(?) her yere ve herkese işlemiş olması. Zaten fakir boğucu bir ülke olduğu yetmiyormuş gibi bir de her olayı dramatikleştiren, zırıl zırıl ağlamaya meraklı insanlar hiç çekilmiyor. Tv'de sürekli "işte hayat böyledir yeğeeeen"(hı hı kesin öyledir) tarzı diziler, hiçbir gerçekliği olmayan romantik masallar anlatıp duygulara oynayan siyasetçiler...

    kimsenin birey olmaması ve insan ilişkilerini dünyanın en önemli şeyi sanmaları, yaş kaç olursa olsun sürekli gruplaşmaları da ayrı komedi. Karşı cinsle ilişkiler ayrı rezalet. Çünkü, Reddedilmek dünyanın en büyük sorunu. sırf karşılarındaki kişi onu istemedi diye türlü türlü entrikalar, dedikodular çeviren insanlar var. Ha tam tersi olsa, karşı cinsten tek bir olumlu hareket görseler bu sefer o kişi etrafa "aşkımdan ölüp bitiyor, bana hasta" diye anlatılıyor. Türkiye'de her şeyi abartarak arşa çıkarmalıyız sanırım.

    16 kasım 2020 18:44

    9. Türk aile yapısının bozuk olması çekirdek aile olsun, geniş aile olsun bozuk arkadaşlar olmamış. Kardeşler bile birbirlerini aşırı kıskanıp yetişkin hayatlarında bunu neredeyse savaşa döndürüyorlar, kendi yeğenlerini sevmiyor amcalar ya. Babalar çocuklarına uzak, aileye uzak, anneler hep bir tampon görevinde. Yani en işler durumda olan ilişkilerde bile bir disfonksiyonel durum var iki taraftan biri alttan almadan ilişkileri devam ettirmek zor falan. Kötü ve üzücü gerçekten.

    17 kasım 2020 03:39