sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (0)

1. Bugün (link: https://youtu.be/zcq5uSMnGJw Şöyle) belgesel-kısa film tadında bi'şi izledim. Defalarca beynimden vuruldum. Şu an kendimi tam olarak nasıl ifade etmeliyim bilmiyorum. Ordaki erkek cinsinin düşünceleri, olayı aşırı uç boyutta normalleştirmesi midemi bulandırıp nefret duygumu tetikledi. Yani en son biri bunları öldürsün diye düşündüm. Üzgünüm ama düşündüm yani. (Bazı sivrizekalılar aaaaa "kürtler ölsün diyor" diye zıplamazsa çok sevinirim. bu ne kürt ne başka bir şey davası, bu sadece insan olamamanın bir sonucu.) Neymiş efendim, ''2tane karı(!!!!!!!!!)'' Alıyormuş çünkü birisi ölünce diğeri hazırmış. Napsınmış. Ulan bu nasıl bir bencillik çeşidi ya, bu nasıl bi yüzsüzlük. Adam(!!!!) Yeni bir kadın alabilmek(!!!!!) İçin kızını başlık parasıyla satıyor. Hadi satmak zaten başlı başına bir travma ama yani yeni bir evlilik(?) yapmak için satmak da artık nasıl bir olaydır beynim almıyor. Peki ya kadınların çaresizliği. Kuma olmayı baştan aşağı kader olarak görmeleri. Bu kadınları bebeklik dahil olmak üzere öyle bir aşağılık psikolojisiyle büyütmüşler ki kendileri bile sadece erkeğe her türlü hizmet için varolduklarını düşünüyorlar. Kuma olmayı normal, kader, değiştirilemez bi'şi olarak görüyorlar. Olaya bu kadar çaresiz yaklaşmaları aslında anormal değil çünkü küçük yaşta evlendirilmişler. 11-12 yaşından filan bahsediyorum ve en çok güvenecekleri kişiler onları bir eşya ya da hayvan olarak bile görmüyor. O kadar bile değerleri yok. Nasıl karşı dursunlar? Nasıl savaşsınlar? Kuma olmak zorunda kalmış kadınların çocukları da var videoda; o kadar güzel o kadar temiz o kadar insanlar ki. Keşke o küçücük çocukların beyninin yarısı baba dedikleri canavarlarda olsa. Bir kız çocuğu şey diyor "babam erkekleri daha çok tutuyor" bunu söylerken buruk bi gülümseme var yüzünde. Aslında o kadar muhtaç ki sevgiye, Bu kadar sevgisizlik içinde sizin o minik güzel kalpleriniz nasıl bu kadar temiz kaldı. Bir de aklımda kalan son şey; kuma olmuş bir kadının psikolojisi bozuluyor, doktora filan götürüyorlar ilaçlar ağır geliyor ve felç oluyor. Kimin ne hakkı var? Gencecik bir insanın hayatını elinden almaya kimin hakkı var? Videodaki adamlar(!) gibi düşünen tüm yaratıklar belasını en tez zamanda bulsun. Ya o kadar sinirliuym ve o kadar şok olmuş durumdayım ki aklımı toplayıp yazamıyorum. Offfffff offffffff.

5 nisan 2018 00:45 ed.5 nisan 2018 11:26

2. Bilmediği bir konu hakkında mutlaka herkesin bir fikrinin olması, fikrinin asla yanlış olmaması, fikrine karşı çıkan insanlarınsa istisnasız cahil olması.

Bunu türkiye sınırlarındaki herhangi bir yere yaz, sırıtmaz.

5 nisan 2018 01:14

3. eğer biraz olsun diğerlerinden farklıysanız, geçmiş olsun.

5 nisan 2018 18:22

4. bazı konularda eğitim görmenin gereksiz olduğu inanışı ve dil bilmek istememek. ister çince olsun ister japonca, dil bilmek demek farklı bir kapının açılması demek. hep aynı baktığın yerden çıkıp, senden farklı yaşayan kültürlerin penceresinden bakmak demek. twitter'da bazen çok komik ingilizce şeyler paylaşılıyor, pırıl pırıl, zeki oldukları yazdıklarından anlaşılan gençler "bende ingiliççe (sevimli halini onlar yazıyor ben değil) yok ki" yazıyor. bunu son dönemde o kadar çok görmeye başladım ki. burada da böyle bir algı oluştu, üzülerek seyrediyorum. sanki dil bilmek sadece seçili insanlara özelmiş gibi, sadece hava atmak için öğreniliyormuş gibi düşünülüp ve yargılanıp, dil konusunda talihsiz kavgalar yaşanıyor. yapmayın. ingilizce şu anda ne kadar direnilse de küresel bir dil oldu. çinli de koreli de (tüm gün muhattap oluyorum) ingilizce hallediyor işlerini, mecbur. peki tüm dünya böyle yaparken neden hala bizler "dil biliyor, hava atıyor" konusunda takılı kaldık? neden bu gençler dil öğrenip pek çok şey yapabilecekken, "gerek yok" diye düşünüp kendilerini kapalı bir odaya kapatıyorlar? gerçekten üzülüyorum.

5 nisan 2018 23:37

5. Somut olarak önümüze konulunca daha da acı veren gerçeklerdir.

Türkiye'de okuma bilmeyen yaklaşık 3 milyon insan var. ( % 5 ) ilkokul mezunu oranı % 22, ortaokul mezunu oranı % 5, lise mezunu oranı % 22, yüksekokul açıköğretim lisans eğitimi toplamı ise sadece % 11 ve bu oranın yarısı açıköğretim. Yüksek lisans mezunu ise 400 bin kişiyle % 1 ve doktora ise 122 bin kişiyle sınırlı.

Yani türkiyenin % 40ı ya okuma yazma bilmiyor ya da ilkokul mezunu. Okuma yazma bilmeyenlerin % 75i ne yazık ki kadın.

Dünyada ise durum çok farklı. Kanada amerika ve Avrupa gibi yerlerde nüfusun neredeyse yarısı üniversite mezunu.

Bizde yoldan geçen her iki kişiden biri eğitimsiz ya da ilkokul mezunuyken onlarda ise üniversite mezunu.

Bu rakamlar hayatın diğer alanlarına da yansımış.

Türkiyede öğretim görevlilerinin yaklaşık % 39u kadın. Profesör, doktor, operator oranı % 29. Avukatların %33ü ve mimarların %37si kadın.

Karar alma mekanizmaları daha da kötü.

Okul müdürlerinin % 8.8i kadın. Müdür Yardımcısı ise % 11 kadın. Genel olarak yönetici kadın oranı Türkiye'de sadece % 6!

Bu oran amerikada % 46 avrupa ülkeleri de peşinden geliyor.

Mecliste ise yine kadın tek haneli rakamlardayken amerika ve Avrupa aşmış durumda.

Bağımsızlık mücadelesini yeni kazanmış bir lider olan Atatürk'ün, onca şey varken ilk temennisinin "eğitimli valideler yetiştirmeliyiz" olması boşuna değildi.

7 nisan 2018 16:36

6. ingiliz büyükelçisi jane marriot, avam kamarasına “Arap dünyasında eğitim” konulu bir rapor sunmuş. Rapor şöyle;

“En zeki öğrenciler tıp ve mühendislikten mezun oluyorlar. İkinci derecede mezunlar ise iş idaresi ve iktisat gibi bölümlere giderek birinci derecedeki mezunların yöneticisi oluyorlar. üçüncü derece mezunlar ise siyasete yöneliyorlar ve ülkenin siyasetçileri olarak birinci ve ikinci derecedeki mezunlara hükmediyorlar. Eğitimde tamamen başarısız olanlarsa Ordu veya emniyete katılarak, siyaset ve iktisada uyguladıkları baskıyla onları mevkilerinden indirip, isterlerse öldürüyorlar. Asıl dehşet verici olan ise, hiç bir okula gitmeyenler parlamentoya seçilip şeyhleri kullanarak herkesin onlara itaat etmesini sağlıyorlar.” 

bakın raporda “Arap dünyası” diyor. :) 

24 mayıs 2018 21:02

7. Ter kokusu net.

inkar eden ya toplu taşıma kullanmıyordur yada koku alma yetisi yoktur.ülke kokuyor.önüne geçilemiyor.bununla ilgili ciddi bir kamu spotu yapılmalı.

25 mayıs 2018 10:08 25 mayıs 2018 10:09

8. tozlu sokaklar, kırık kaldırım taşları, bir köşesine taş yığılmış çocuk parkları, allahın arazisinden otopark parası alan uyanıklar, trafikte yol vermeyenler, her şeye burnunu sokan teyzeler, sayısı çok çok az yeşil alanlar

25 mayıs 2018 12:58