60. 2016 yılından beri vejetaryenim ve geçiş sürecim laf anlatmaya çalışmaktan binlerce kat kolay oldu ya. Aile, eş, dost, çevreyi de kenara koyarak doğu anadolu restoranlarının neredeyse tamamında karşılaşacağınız, "Balık da mı yemiyorsun??!" tadındaki diyaloglarımı yazayım:
"+Ben et tüketmiyorum, etsiz herhangi bir yemeğiniz var mı?
-Var ablam, patlıcan tava yapıyoz, getireyim?
+Et koymuyor musunuz içine?
-Koyuyoz ama çok az koyuyoz, getireyim?
+ :) "
"+Ben et ürünleri tüketmiyorum da, çorbalarınızda et suyu var mı?
-Yok ablam maalesef ya :(
+Aaa çok iyi, alabilir miyim bir mercimek?
-??"
"+Ben et ürünleri tüketmiyorum da, çorbalarınızda et suyu var mı?
-Et suyu yok ablam, kemik suyu kullanıyoz, getireyim?
+ Abicim ete dair bir şey hiç yemiyorum ben.
-Pilav vereyim ablam tavuk suyundan yapıyoz.
+ :') "
"+Ben et ürünleri tüketmiyorum da, çorbalarınızda et suyu var mı?
-Yok ablam, bulyon katıyoz lezzet versin diye.
+Abicim o daha da kötüymüş ya.
-Getireyim ablam bak çok güzel ha??"
"+Ben et ürünleri tüketmiyorum, etsiz seçeneğiniz var mı?
-Tavuk var ablam.
+Tavuk da tüketmiyorum.
-Balık var ablam.
+Balık da tüketmiyorum. Salata harici etsiz seçenek yok yani.
-Et suyuna çorba çeşitlerim var ablam
+ :'''')))))) Abicim sen bana bolca salata, bolca da ekmek ver ya. "
Bunların bir de 3 saat boyunca "Abulam edsiz olmaz yauv yi bak can boğazdan gelir canıya yazık, bizim usta bi kebap yapıyo bi yi bak nasıl iyileşiyon abulam" versiyonları var her köşe başında. Ben bunu 10 yıldır nasıl düşünemedim yauv restorancı abim çok haklısın getir bana oradan bir büyük kuzu çevirme de gömeyim yayık ayranınan, şifalanırım hemen hastalıklı olduğum için.
Normalde dışarıdan yemeği minimumda tutmaya çalışan bir insanım. Bu muhabbetlerin çoğu zorunlu iş yemeklerinde dönüyor ve abiler dışarıdan yemek getirmeye de hof pof ettikleri için ya bu diyaloglarla karşılaşıyorum, ya ekmek salatayla doyuyorum, ya aç kalıyorum.
Vejetaryen ve vegan kardeşlerim, bizim buralara biraz göç edin de el birliğiyle doğulu dayılara varlığımızı normalleştirelim gözünüzü seveyim ekmek yemekten vücut kitle indeksim obez sınırına dayanacak ya. Belki sayımız artarsa kalabalığımızın yüzü suyu hürmetine ya bize uygun bir iki yer açarlar ya da bir iki seçenek eklerler menülere. Restorancı abilere vejetaryenim deyince veba gibi bir hastalıktan bahsettiğimi düşünüp şifa diliyo, dua ediyolar bana.
Ama haklarını yemek istemem, aralarında çok tatlı insanlarla da karşılaşıyorum 40 yılda bir de olsa. Ben seni buradan aç yollamam ablam deyip menüde olmamasına rağmen menemen yapan mı dersin, peynir zeytin getiren mi dersin, sebze közleyen mi dersin... Böyle yargılamadan, akıl vermeye çalışmadan çözüm sunan insanların sayısını artır yarebbim nolursun.
delimiyimdegilmiyim