sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (12)
  • medya (1)

1. tüm çalışan kadınların neredeyse aynı yerden giyinmesi sebebiyle ( zara, mango, ipekyol, fabrika) alışveriş yapmayı tercih ettiğim mağaza oldu son zamanlarda. çeşit çeşit alman tasarımcının, çok şık bluzları var bünyesinde. bir hoşlandım, bilemiyorum.

7 ekim 2015 09:34

2. cevahir'de evvelsi gün kozmetik bölümünde clarins tonik baktım. kısa boylu orta yaşlı, aşırı göğüs dekolteli bir bayan bana cildime alakasız ürünler tavsiye etti. şunu deneyebilir miyim diyorum cildinize uygun değil cildiniz aşırı yağlı diyor. en sonunda dedim ameliyat yüzünden burnum öyle ama cildim hassas süremem onları diye. bana verdiği cevap ben 10 yıllık uzmanım. dermatolog olmuş sanırım on yıl mağazada çalışınca, ben de estetisyenlik kursuna gittim okul yüzünden bitirip belge alamasam da anlarım. en sonunda kendim denedim. alıyor musunuz dediğinde düşüneceğim dedim. alacaktım ama gıcık tavırları sebebiyle oradan değil.

kadın bana bas bas bağırarak siz bilirsiniz dedi ve ortadan öyle bir kayboldu ki sesi duydum ve döndüğümde yoktu. sanırım sesten hızlı bir şekilde kaçtı :D

böyle durumlara aşırı sinirleniyorum. ben para mı saçıyorum ki her an aa bunu alayım diye 100 lira saniyesinde vereyim. ki bunu en iyi orada çalışan bilir, sen orada iki bin liraya sabahtan akşama ayakta, full makyajlı çalışıyorsun. kim bilir nereden geliyor boşver diye ben empati yapardım geçen yıl ama bu yıl içim nefret doluyor.

diyelim ki para basıyorum. niye senin sevimsiz suratını görerek alayım. şikayet edeceğim ama annemin lafı vardır köpek köpeği ısırmaz diye. bu ülkede kimi kimi şikayet edeceksin? istanbulda hukuk okumak için kalıyorum ama en ufak konularda bile adalete, hakka, hukuka inancım öldü.

geçen hafta teyzem sahte para makinesi alacaktı(işte ışıklı bir şey neyse) . satıcı bayan bize siz ne yapacaksınız hehe falan gibi saçma bir tutuma büründü. öyle ya o ağakızı biz kimiz ki naparız o aleti. teyzem emekli hakim olduğunu şimdi noter olduğunu ve sahte kimlik, para için alacağını söylediğinde mosmor oldu.

artık mağazaları sadece ürün denemek için kullanıyor, internetten alıyordum ama sanırım bu saygısız insanlar yüzünden o da olmayacak.

15 ekim 2015 14:28

3. Neden tr instagram sayfasında sürekli çocuk fotoğrafı paylaştığını anlamadığım departmanlı mağaza. Gören de sadece çocuk kıyafeti satıyorlar zanneder. Sayfayı yönetenin yumurtalıkları zil mi çalıyor nedir?

16 aralık 2015 13:19

4. dantelli kurdeleli renkli iç çamaşırlarını kullandığım mağaza. üniversitedeyken finallerin bittiği gün arkadaş grubu olarak toplaşır alışverişe çıkardık. cevahirdeki mağazasında her kabininde birimiz tasarım sutyenlerinden dener, sonra kendimizi şımartmak için bunlardan alırdık. günlük kullanımda cicili bicili çamaşır seviyorsanız indirim zamanında çok rahat ve şık bulabilirsiniz.

16 aralık 2015 15:40

5. iç çamaşırları bölümünü çok çok sevdiğim mağaza. ted baker istinyeparkta mağaza açmadan evvel ted baker iç giyim ve pijamalarına buradan ulaşabiliyorduk,hala da sırf ted baker da neler var diye girip bakarım. dolabımdaki gecelik,sabahlıkların hemen hemen tümü debenhamstan,tavsiyemdir süslüler.

3 şubat 2016 19:26

6. London warehouse markasınin 6 bedeninin(34) üzerime dikilmiş gibi iyi olmasina ve zevkime hitap etmesine bayildim.zira bedenime gore kiyafet bulamiyor buldigum zamansa begenmeden almak zorunda kaliyordum. Buraya girince zara yi falan capulcu mağazası olarak görüyorum. Gerçekten kalite farkını hissediyorsunuz. Çok kaliteli, şık ve özenli ürünleri var. tavsiye edilir. Size inflation denilen kilolu insanları diyete teşvik yerine onları daha mutlu hissettirmek adına bedenlerin kalıplarını büyüten mağazalara da selam olsun. Bana Warehouse bolumu yeter. 5 m2 lik bir alanı olsa bile :))

edit: imla ve anlatım

6 ağustos 2016 18:39 6 ağustos 2016 18:49

7. cevahir mağazası kozmetik bölümü çalışanları, mac sephora çalışanlarının elini ayağını öptürür, kıymetinizi bilememişiz dedirtir.

ben iki sene önceye kadar parfüm alışverişlerimi buradan yapıyordum. bu alışverişler sırasında bana yardımcı olan bir de satış danışmanı vardı. adam acayip seviyeli ve işinde iyi, bilgili biri. ben de hem kendi parfümlerimi hem hediyelerimi oradan alıyorum. alacağım zaman kendisine gidiyorum direk. sonra bu adama bir şey oldu. daha önce mağazaya girdiğimde hoşgeldiniz diyip gülen, yardımcı olmaya çalışan, alışveriş sonrası avuç avuç sample veren adam bir değişti; ben kendisini görünce gülümseyip merhaba diyorum adam beni görmemiş gibi yapıyor falan. böyle anlatınca da benim farkımda bile değil diye ağlayan platonikler gibi gibi oldum ama değil vallaasghhkgh, dur anlatıcam.

bu olay bir kaç kez tekrarlandı. ben de böyle parfümün ızdırabını diyip başka satış danışmanlarına yöneldim. oha, beterin beteri varmış. ben ağır parfümler severim diyip referans olması için kullandıklarımı söylüyorum ve beni yönlendirmesini istiyorum adam bana lacoste pıskırtıyor, evet pıskırtıyor. yok cool water'ın pembesi çıkmış, bilmemne. ya abi ben cool water'ı içerim anlıyor musun. hacı yağı diye milletin götüm götüm kaçtığı chanel no.5 kullanan adama sen hangi kafayla cool water? sonra çözdüm ki, mağazanın yeni ürünleri satma politikası gereği siz ne derseniz diyin sizi her zaman yeni olan ürünlere yönlendiriyorlar, hadi eyvallah tamam yönlendir onu da satman lazım ama beğenmedim, bana uygun değil diyorsam da baskı yapma size çok yakıştı bence bunu alın diye.

neyse buraya kadar hikaye tarzı anlattım ama kozmetik danışmanları çok sıkıntılı bu mağazanın. daha ciddi şekilde sıralayayım belki bir yetkilisi falan okur da napıyoruz biz derler.

- cevahirdeki çoğu mağaza gibi buraya da arap istilası var, girdikleri yerden iki üç parçadan aşağı ürünle çıkmadıkları için mac başlığında da bahsettiğim gibi çalışanların tamamı onlara kanalize olmuş durumda. yukarıda bahsettiğim danışmanın da sürekli onlarla veya çok zengin görünen, bir şey alacağı kesin olan tiplerle ilgilendiğini farkettim sonraki ziyaretlerimde. bir şey alacağı kesin olan tipi neye göre ayırdın derseniz şöyle ; mesela son gittiğimde bir kadın bir erkek, ama kadın da kadın yani boy iki metre fizik kıyafet o biçim yanındaki adamla tamamen duygusal sebeplerle birlikte olduğu çok belli. böyle ağzını yaya yaya yaaa bilmiyorum kiaaa o mu bu muuaa diye konuşuyor, adam alışverişe çıkarmış kızı christian grey hesabı. kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez, ikisini de al dedi abi. kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezi o demedi tabi ben diyorum yanlış anlaşılmasın. başka bir alışverişte de ''sen gece beni istiyorsan bu ikisini de alacaksın'' diye sesini yükseltip elindeki rimelleri yanındaki adamın gözüne gözüne tutan, soğuk ülkenin güzel ablasına şahit olmuştum ama o başka bir entry konusu.

- standların hemen hemen hiçbirinde sabit bir görevli yok, clarinse bakıyorum clinique uzmanı geliyor bakacağım kremi söylüyorum bir saat arıyor orada hangisi acaba diye. lancome'a bakıyorum güvenlik geliyor yanıma yardım etmek için falan. şu eziyeti o insanlara da bize de çektirmeseniz be.

- çoğunun kozmetik hakkında buradaki yazarların yarısı kadar bilgisi yok.

- hiçbir zaman sampleları yok, eskiden chanel'den bir parfüm aldığımda bir poşet de sample verirlerdi, ruju, maskarası, çanta askısı, parfümü vs. sorarsan chanel artık sample göndermiyormuş. öteki markalarda da durum aynı.

- parfüm bölümünün çalışanları gördüğüm kadarıyla hep erkek, istisnasız her girdiğimde birbirleriyle yüksek sesle şakalaşıyorlar, gülüyorlar. pozitif düşünmeye çalışıyorum, bu güzel bir şey demek ki çalışma ortamlarında mutlular diyorum ama iş ortamındaki davranışların bir sınırı olmalı. bu davranışlar süreklilik gösterdiği zaman ben bunu lakaytlık olarak görürüm.ki lakaytlar da, müşteriye bile anlamsız bir sırıtışla konuşuyorlar, bakın gülümseme değil. ben de sürekli gülümseyen bir insanım ama oradaki tavır, ifade çok farklı.

- en kötüsünü sona sakladım. parfüm bölümünde çalışanların müşterilerin arkasından birbirlerine kaş göz işaretleri yapıp güldüğüne, müşteri biraz uzaklaşınca arkasından konuşup dalga geçtiğine çok şahit oldum.

bu sebeplerden artık debenhams'a girmiyorum bile.

31 ağustos 2016 02:30 31 ağustos 2016 02:34

8. miss selfridge, dorothy perkins, redherring, warehouse gibi, sevdigim bircok markayi icinde barindiran department store.

magaza calisanlarindan ogrendigime gore cevahir'deki magazasi ocak sonunda, mall of istanbul'daki aralik'ta kapanacakmis.

topshop'tan sonra debenhams'i da kaybediyoruz. son bir indirim yapar sanirim. ocak basinda ya da ortasinda muhtemelen stok eritmeye calisacaktir.

25 kasım 2017 13:22

9. Kapanma haberiyle ne kadar üzüldüğümü anlatanam. Piyasadaki hem en kaliteli en şık kıyafetleri barındırırken hem de en güzek indirimleri yapan mağazaydı.. kapanmasını içerinin hep boş olmasına bağlıyorum. İnşallah en kısa zamanda aynı formatta geri döner..

25 kasım 2017 14:03

10. çalışanlarıyla ilgili yazılanları okuyunca şok oldum. debenhams'ın türkiye'de şubesinin olduğunu bile bilmiyor (artık neyin yok ki), bunları duymayı beklemiyordum.

söz konusu kozmetik mağazalar, ya da pahalı görünen herhangi bir mağaza, ya da eli yüzü bile hiçbir şeye benzemeyen vasıfsız bir mağaza (kısacası yeter ki perakente sektörü) olunca, bu milletin çalışan bireyleri şekil biçim değiştiriyor, kuduruyor, tarifsiz bir görmemişliğe kapılıyor. aşağılık kompleksleri, egolar havada uçuşuyor. profesyonelliğin, ondan geçtim, insanlığın i'si kalmıyor. bu gerçekten nedir, harbiden anlamıyorum. görgüsüzlük, net yani bu kadar.

debenhams müthiş bir mağazalar zinciridir, hem de bulunduğu her ülkede. itibarını zedeleyen her çalışanı da gözünün yaşına bakmadan ayırması, elemesi gerekiyor. özellikle de üst üste çok yerden çekilmeye, mağaza sayılarını giderek azaltmaya başladıklarını göz önüne alırsak.

şahsen zaten debenhams'dan alışveriş yapmamın en büyük nedeni, en az yahut sıfır seviyede yavşak çalışana sahip olması, hem de tüm departmanlarda. kafe kısmında bazı sorunlar yaşamıştık ve bunları merkez genel müdürlüklerine ilettim. hemen söz konusu mağazanın yerel müdürüyle temasa geçildi ve bu şekilde o çalışanlar (işini yapmayıp müşteriye saygısız davrandığı, kısacası yardımcı olmayıp her şeyi zorlaştırdıkları için) uyarıldılar. benden özür dilendi ve bu defa bedava kahve ve tatlı önerdiler. oysa benim, debenhams için (dünyanın her neresinde hangi mağaza olursa olsun) aslında böyle bir şikayette bulunabilmiş olmam dahi istisnai bir durumdur. yoksa söz konusu "neresi doğru ki boynu düz olası deve" bir yer olsa, "sizin ben taa..." der geçerim, şikayet edecek kadar bile ciddiye almam, keza oradan bir daha alışveriş de yapmam.

ne diyelim, allah tez zamanda, artık her şeyin çok bol bulunduğu, ve sanırsam da bu nedenle ipin ucu kaybedilerek kudurulduğu şu kapitalizm çağında, çalışanlara çalışmayanlara az biraz insanlık ve görgü nasip etsin.

2 aralık 2017 22:10