yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (164)
    • medya (5)

    164. en büyük korkum.

    21 aralık 2023 17:17

    163. İstanbulda deprem olmuş. Şiddeti çok yüksek değil. Ben pazarcıkta yaşarken 6 şubattan önce depremler olmaya başlamıştı 4 şiddeti civarında en az 3-4 tane deprem olmuştu hatırladığım. İstanbulda deprem olacak der ya herkes, pazarcıkta da öyleydi herkesin dilindeydi 7den 70e. Pazarcıkta 500 senedir deprem olmamış artık olması bekleniyor derlerdi, saçma gelmişti bana yok artık ya bu da bana denk gelmez demiştim. Çünkü 99 depremlerini de merkezinde yaşamıştım, bu deprem 500 sene olmadı 1-2 sene daha olmaz demiştim. Küçük depremler oldukça sevinirdi pazarcık halkı böyle böyle enerjisini atıyor fay, iyi olur çok büyük deprem olmaz bu sayede derlerdi, ne komik. 

    Türkiye cumhuriyeti devleti fayların üzerinde kurulu bir ülke, inşallah deprem olmaz demek ile inşallah yağmur yağmaz demek aynı anlama gelir. Bu mümkün değil çünkü. keşke olmasa depremler, keşke olmasa faylar ülkemizde ama var ve bu faylar kırılacak. Umarım olan depremler küçük olup kimsenin canı, canının yongası zarar görmez. Allah yardımcımız olsun, çünkü 6 şubatta gördük ki pek kimse de gelmiyor yardımımıza. 

    18 aralık 2023 00:13

    162. Biraz içimi dökmeye geldim.

    6 şubat depremine Gaziantep'de yakalandım.

    Sabah 4 gibiydi yatağım beşik gibi sallanırken, sadece gözlerimi kapadım. Dedim bu bir kabus. İnanmadım. O kadar uzun sürdü ki. Oturduğum bina 40 yıllıktı ve dedim ki kesin üzerimize çökecek.

    Ne olduğunu anlamadan annem şoka girmişken ikinci depremi yine yaşadık 10-15 dk sonra.

    Yatağımın yanında cenin pozisyonunda bekledim geçmesini gözlerimi sımsıkı kapatarak.

    Sonra annemi, aşağı kattaki nenem ve dayımı alarak arabaya bindim.

    Hala o kadar inanmıyorum ki yaşanılan şeye, arabanın içinde bekledim sadece. Komşu gelip buradan gidin bina yıkılırsa araba altında kalır demese anlamayacaktım gerçek olduğunu.

    Sonra haberleri gördüm. Bir bir yıkılan binaları. Dedim komşu şehirler ne halde acaba demeden, Hatay’ın Adıyaman’ın Malatya’nın yerle bir olduğunu öğrendim.

    Siz hiç yaşadınız diye suçlu hissettiniz mi kendinizi? Ben etimle kemiğimle kendimden ve etrafımda yaşayan herkesten nefret ettim.

    Dayımın 4 metrekare kulübesine 20 kişi sığındık 15 gün boyunca.

    Yemek yiyebiliyoruz diye utandım.

    Teyzem ağladı diye bağırdım hakkın yok ağlamaya diye.

    Sonra işe çağırdılar beni. 15 gün sonra gittim. Her yer soğuk. Ev soğuk iş soğuk yine utandım. İş yerindekiler evlerimizin değeri düştü deyince de artık midem bulandı insanlardan. Annem ve nenemi Kocaeli’ne dayımlara gönderdim tek başıma kaldım. Ve o kabuslar başladı her gece rüyamda deprem oldu her gece 1 ay boyunda. Bu rüyalarda kardeşimi veya kendimi enkazdan kurtarmaya çalışıyordum.

    Yaşadığım her an kendimi suçlu hissediyorum. Bana verilen tüm promosyonları deprem bölgelerine gönderdim ki elimden bir şeyler gelsin diye.

    Şu an mesela Hatay da ki arkadaşım elektrik yok internet yok diyor ben kendimi berbat hissediyorum.

    Son 1 haftadır da depremde kullandığım ısıtıcımı çıkardım ev ısınmıyor diye o anlar tetiklendi yine. Kitaplığım ile göz göze geldim ve o geceki yıkılışını hatırladım. Bugün de Bursa-İstanbul depremini duyunca iyice tetiklendim. Nefesim daralıyor. Yüreğim sıkışıyor.

    O kara gün yaklaştıkça nefes alamıyorum.

    4 aralık 2023 12:05


    161. ben depremle ilk defa 7 yaşındayken 17 ağustos 1999 depremiyle istanbul'da tanıştım. o zaman gölcükten geçen otobüsümüzün içine dolan ve ağustos sıcağı ile ağırlaşmış ceset kokusunu senelerce unutamazken 6 şubat 2023'deki depremi iskenderun'da yaşadım. 11 katlı binamızdan gelen sesleri, korkudan attığım çığlıkları, kıyamet kopuyor sanmamı ve küçüklüğümden gelen travmaları anlatmama gerek yok sanırım. nereden duyduğumu hatırlamadığım ancak bir şekilde bildiğim deprem sonrası sms yollama konusu ile kendi aileme ulaşıp iyi olduklarını öğrenmiştim. ancak kayınvalidemlere ulaşamadık. sabaha kadar belki yüzlerce sms yolladım onlara. o hiç durmayan yağmurda saatlerce 4-5-6 büyüklüğündeki artçılar ile arabada çaresizce beklerken radyodan bir şeyler öğrenebildik sadece. 6 şubat pazartesi günü öğle saatlerinde kayınvalidemlerin sitesinin yıkıldığı haberini almamızla da antakya'ya yola çıktık. asıl kabusun o zaman başladığını bilmiyordum bu arada. gördüklerim hele ki antakya'ya ulaşınca gördüklerim ile şok oldum. hepinizin duyduğu rönesans rezidans'a ulaştığımızda ise kendi kıyametimizi yaşamaya başladık. a2 blok yanıyordu ve içerideki canlı kalanlar yanıyoruz diye çığlık çığlığa yardım istiyordu. bunu düşünebiliyor musunuz? uzuvları yanan insanların çığlıklarına kaç saat dayanabilirsiniz? ben saatlerce onları dinledim. çünkü hiç kimse yoktu o yangını söndürecek. sonraki günlerde yardımlar geldiğinde ise bir çok insan kül oldu orada. kayınvalidemlere ulaşmamız ise 9 günü buldu. ben o arada çıkarılan bir çok cesedi teşhis için kontrol ettim. bir insan hayatında kaç cesetin suratına bu benim annem mi diye bakabilir? soruyorum size. ben onlarcasına baktım çünkü. 9 gün sonra sadece kayınbabama ulaştığımızda ise cenazesini kaldıracak imam bile bulamadık. imamlar bile kaçmıştı çünkü. 13. günde de kayınvalideme ulaştık. ben 17 ağustos 1999'da tanıştığım ceset kokusu içinde tam 13 gün cenazemi aradım biliyor musunuz? o koku hiç burnumdan eksik olmadan, önce sağdır diye aradığımız insanları sonra cenazelerini bulalım da bir mezarları olsun diye aradık. çünkü eğer teşhis etmezseniz cenazenizi kimsesizler mezarlığına bir numara ile toplu olarak gömüyorlardı. onu oradan almanız ise imkansızdı. 24 saat nöbetleşe cenazemizi böyle aradık işte. onları bulana dek gördüğümüz yağmaların, üzerinde altın var diye cesetlerin çalışmasının, güya yetkili kurumların yöneticilerinin 7. günde gelip dalga geçer gibi "ama başka yerdeydik ne yapalım yani" demelerini, canlı çıkarılacağında o insanı arayıp bulup çıkaran ekiplere sizin işiniz bitti deyip bazı kurumların video ve fotoğraf eşliğinde biz bulduk diye reklam yapmalarını ve hatta rönesans rezidans çok duyuldu diye hala bulunamayan 85 kişi varken enkazın kaldırılıp bilinmeyen bir yere dökülmesini bile gördüm. evet cenazeler paramparça edilip enkazla birlikte kaldırıldı. kepçenin dikkatli ol denilmesine rağmen enkaz aldığı yerdeki molozu dökerken bir cesedin molozun üstüne çöp gibi bırakıldığına da şahit oldum. şimdi soruyorum ben/ biz hakkımızı nasıl helal edelim? ben etmiyorum. bu kadar şeyden sonra edersem hakkına gireceğim *yüzbinlerce* kişiyi düşünüyorum çünkü.

    1 mart 2023 09:01

    160. hayatını kaybeden, evini, ailesini kaybeden herkes için çok üzgünüm. ne desem faydası yok. 99 depreminde çocuk sayılırdım, tv dışında görsel kaynak yoktu. ciddiyetini anlayamamışım.

    2023'te gerçek bir tokat gibi geldi. 22 gün geçtikten sonra dahi gözlerime inanamıyorum, saçımı başımı yoluyorum.

    çaresizlikler, iş bilmezlikler, duyarsızlıklar, hatta iblisin aklına gelmeyecek işler gördük.

    iyilikler, dayanışma da gördük umut yeşerten.

    ne olur artık kıymetini anlayalım canımızın. ona göre adımlar atalım. bugün deprem, yarın kuraklık ne olursa olsun sonuçlarına biz katlanacağız!

    28 şubat 2023 16:08

    159. Ruh sağlığı çalışanları olarak sahada görev almanın yanısıra pek çok platform üzerinden yüz yüze, online veya telefon üzerinden gönüllü olarak destek vermekteyiz. (link: https://afetpsikolojikdestek.com/index.php Linke) tıklayarak "psikolojik destek almak istiyorum" butonunun yanındaki kayıt tuşundan üyelik oluşturabilir ve ardından giriş yaparak uzmanlardan istediğinizi seçebilir ve randevu talebi oluşturabilirsiniz. Gönüllü hizmet vermek isteyen bir ruh sağlığı çalışanı iseniz de alttaki "psikolojik destek vermek istiyorum" butonu üzerinden benzer adımları takip edebilirsiniz. Platform üzerinde yalnızca mezun olan ruh sağlığı çalışanları hizmet verebilmektedir, öğrenciyseniz maalesef destek veremiyorsunuz. Destek almak için yalnızca depremi yaşamış olmanız gerekmiyor, haberleri medyadan takip edip etkilendiyseniz de destek alabiliyorsunuz. Ayrıca çocuğunuz varsa onun adına da talep oluşturabilirsiniz.

    Bu bir reklam değildir, bu platformdan hiçbir kazancım bulunmamaktadır. Sadece çok ihtiyacı olup da nasıl erişeceğini bilmeyen varsa birilerine yararı olur diye paylaşmak istedim. Yaralarımızı birlikte saracağız, lütfen ruh sağlığınızı ihmal etmeyin.

    24 şubat 2023 22:42

    158. Biraz bu başlığa içimi dökmek istedim süslüler, beni mazur görün.

    Gaziantep'te saat 04:15 gibi annemle birlikte yatağımızda uyurken korkunç bir sallantıyla yerimizden fırladık. Gözümü açmam ile birlikte evin beşik gibi sallanması bir oldu. Annemi uyandırdım, kalktık diğer odadan ablam ve teyzem geldi ama kimse o uyku halinde ne yaşandığını anlayamıyor. Hepimiz birbirimize çığlıklarla bağırıyoruz, birbirimize lütfen yanıma gel diye bağırıyoruz. Evin içinde ne yapacağız nereye çökeceğiz diye bağırırken en sonunda dördümüz birden çamaşır makinesinin yanına çöktük. Bu esnada deprem hala olmaya ve şiddetini azaltmadan arttırmaya devam ediyor. Gözümüzün önünde sıvalar çatır çatır yere dökülüyor. Eşyalarımız kitaplıklarımız yere düşüyor. Ve bu olay daha fazla şiddetini arttırarak 1.30 dakika sürdü ve çamaşır makinesinin önünde kelime-i şehadet getirmek dışında hiçbir şey yapamadık. O anlarda düşündüğüm tek şey ise evin artık dayanamayacağı ve çökerse hemen ölmeyi istememdi. Çünkü enkaz altında günlerce kalmaktansa hemen ölmeyi istedim. 1.30 dakika sonra deprem bittiğinde hepimiz ağlayarak dışarı çıktık. Etrafımdaki herkesi aramaya çalışıyorum, arkadaşlarımı arıyorum, mezun olduğum üniversitede Hatay'daki öğretmenlerimi aramaya çalışıyorum. Kimisi meşgul, kimisi ulaşılamıyor. Perişan haldeyiz. Günlerce buz gibi soğukta arabada yattık. Üstüne eve giremediğimiz zaman diliminde arabadayken de öğleden sonra olan Maraş depremi oldu ve arabanın içerisinde gerçekten ayran gibi çalkalandık. Birkaç günlüğüne şehir değiştirdik ama işimizden dolayı ne yazık ki tekrar eve dönmek zorunda kaldık.

    Ben hala olanların gerçekliğini kavramış durumda değilim. Gencecik arkadaşım, öğretmenlerim enkaz altında kalarak vefat etti. Bana şaka gibi geliyor. Kafamda oturtamıyorum. Üstüne üstlük sürekli sallanıyoruz. Antep'e geldiğimden beri korkudan banyo yapamıyorum. Banyoda yakalanmaktan çok korkuyorum. Kaçamamaktan korkuyorum. Geceleri uyuduğumda depremden başka hiçbir rüya görmüyorum.

    Günlerce kimse buraya gelemedi. Enkazların başında toplasan 5 kişi sadece seyrediyor ve müdahale edemiyordu. İnsanların ölmesini bekledik arkadaşlar, şaka değil bu. Durum medyada gösterilenlerden daha felaket. Burada yazdıklarım hiçbir şeyi değiştirmiyor farkındayım ama en azından İstanbul'da yaşayanlar belki bir önlem alırlar. Bizim yaşadığımızı onlar yaşamasın maksat. Hani nasıl bir önlem alınır inanın onu da bilmiyorum. Müteahhit değilsin ki evini, apartmanını yıkıp komple baştan yapasın.

    Ben sadece şunu söylüyorum. Naci Görür'ün kızı değilim, gelini değilim. Ama tek bildiğim şey Naci Görür 2020 Elazığ Depremini söylediğinde Hatay ve çevresini çok uyardı. O sözler benim aklımdan bir gün bile çıkmadı. Bu adam doğru söylüyor. Lütfen ona güvenin ve onun sözüne inanın. Adam Erzincan-Bingöl için çok beklemeyeceğimizi, İstanbul'u ve hala Adana'yı uyarmaya devam ediyor. Felaket tellallığı veya kötüyü çağırma değil bu arkadaşlar. Bu bahsettiğimiz şey bilim. Sen ne kadar umursamazsan umursama bir gün kapını çalıyor. Bir gün önce uyuduğumuzda depremde ölenler birkaç saat sonra başlarına evlerinin mezar olacağını düşünmüyordu. Arkadaşlarını ve tanıdıklarını kaybetmiş, acılı biri olarak söylüyorum. Sizin başınıza aynı şey gelmesin. Evlerinize güçlendirme yaptırmayı talep edin. Kurumların peşini bırakmayın. Zorunlu deprem sigortanızı, özel sigortanızı yaptırın. Eviniz tehlikeliyse ne yapıp ne edip terk edin. Nasıl terk edeceğiz her şeyimiz burada, hayatımız burada diyorsunuz biliyorum ama inan depremi yaşayınca öyle olmuyor. Ailenizi düşünün. Kendinizi düşünün...

    Lütfen evlerinizin güvenli olup olmadığının peşine düşün.

    24 şubat 2023 10:58


    157. Deprem bölgesindeyim. Yıkıcı depremler olduğunda şehri terketme imkanım vardı şimdi tekrar döndüm ve geceleri uyuyamıyorum sürekli Deprem olacak korkusu var içimde başım dönüyor midem bulanıyor . Yardım tırlarını ilk gördüğümde ağladım. Evet birseyler yapılıyor ama çok yetersiz ve koordinesiz ilerleyen süreçte ne olacak bilmiyorum

    21 şubat 2023 18:29

    156. Adana tarafına yakınız. Bütün depremleri hissettik. 6 Şubat'ta yıkılıyoruz sandık zaten korkunç bi geceydi. Psikolojimiz alt üst oldu artık. Rahatlamaya çalışıyoruz, bitmiyor. Sürekli sallanıyoruz. Şimdi de bu tarafa geliyormuş deprem. İnşallah çok şiddetli olmaz.

    21 şubat 2023 12:27

    155. Hatay/defne'de 6.4'lük deprem, peşisıra da Samandağ'da üç artçı deprem meydana gelmiş. Fay hattı bütün tuşlara basıyor, durduramıyoruz.. umarım can kaybı yoktur ve en az hasarla atlatılır.

    20 şubat 2023 20:47