yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (48)
    • medya (0)

    1. bir dönem ezildiği iddia edilerek, düzenli olarak yüceltilen kadın.

    çalışan kadının bundan farklı olduğuna canı yürekten inanan bir grup var. ev işi bitmezmiş, çalışan kadın kapısını çekip çıkarmış, ev hanımının yükü çokmuş, bir de kıymeti bilinmezmiş.

    ben bu tanımların hepsine çok öfkeleniyorum.

    çalışan kadının evinde ütü, yemek, çamaşır, bulaşık kendi kendine olup bitiyo sanırım. çocukları da kendi kendine büyüyo!

    burda da itiraz hep aynı, ama çalışan kadın kendine yardımcı tutuyoooooo... hadi canım, kaçta kaçı?!?!?

    türkiye'de yaşıyoruz, ekonomik ortalama ortada, kimi kandırıyosun.

    ya da say ki kadın tutuluyo, haftada bir iyi ihtimalle. bu kadın 7 günlük yemek de mi yapıp kenara bırakıyo, ya da biz 7 günlük bulaşığı kadın geldiğinde yıkasın diye biriktiriyo muyuz?!?!? 7 gün çamaşır kirlenmiyo galiba; yıka, as, topla, katla, yerleştir, ha? yok mu?

    kıssadan hisse, çalışan kadının bundan yük açısından hiç bir farkı yoktur; işe gidip gelirken yaşadıkları, iş yerinde yaşadıkları ve eve dönüp geri kalan bütün işe yetişme çabası ve stresi de cabası.

    hadi dağılın, ev hanımına yazıkmış, bas git..

    29 ocak 2016 10:38

    2. Çalışan kadınlardan daha cefa çektiklerini iddia eden kadın türü.

    Ben sadece onlara hı hı demekle yetiniyorum. Çünkü onların şımarık olduğunu düşünüyorum.

    Tüm ev işlerini yapması için koca bir 24 saati var. 8 saat uyuduğunu varsayalım geriye ev işlerini, yemekleri vs vs yapmak için kalıyor 16 saati. Bu 16 saatte ne yapıyor?

    Evi temizliyor (ki her gün bir ev dip köşe temizlenmiyor malum)

    Kocasını işe, çocuklarını okula gönderiyor.

    Komşusuna kahve içmeye gidiyor.

    Günlük dizilerini izliyor.

    Ardından evlilik programlarına geçiyor.

    Akşam yemeğini yapıyor. Bulaşıklarını yıkıyor.

    Sıra akşam dizilerine geliyor.

    Haftada iki üç kez çamaşır yıkıyor, haftada bir ütü yapıyor.

    Gelelim çalışan kadına. Daha doğrusu kendimi anlatayım siz anlayın.

    Gün 24 saat, 7 saati uykuda, 8 saati işte, 3 saati yolda geçiyor. Geriye kaldı 6 saat.

    O 6 saatte evini toparlıyor biraz temizlik yapıyor, daha derin temizlemeye vakti kalmıyor doğal olarak. Hafta sonu ne güne duruyor, oturup evi temizlesin. Yemek yapıyor, hafta sonu işini hafifletsin diye çamaşır yıkıyor, çamaşır katlayıp yerleştiriyor, bulaşıkları yıkıyor mutfak temizliyor. Tüm bunları yapması rahat 3-4 saatini alıyor.

    Geriye 2 saat kalıyor. O iki saatte de oturup kahvemi çayımı içeyim derken yorgunluktan pert bir şekilde yatağa ne zaman gitsem diye düşünüyor.

    Hı hı evet ev hanımlığı dünyanın en zor işi.

    edit: burada eleştirilen ev hanımlığı değil ama sürekli çalışan kadını ezip kendinin daha çok yorulduğunu iddia eden kadın. Sürekli çalışan kadınlara oh hayat sana güzel ben ne cefalar çekiyorum diyen kadın. Ev hanımı olması boş olmasını gerektirmiyor diyenler var. Ev hanımı olup kitap okuyan kadın sayısı bir elin parmağını geçmez. Bugüne kadar nefret söylemlerine maruz kalıp, linç edilen kadın çalışan kadın oldu. Eşimin annesi ve ailesindeki kadın güruhunun hepsi ev hanımı ben çalışan olduğum için aşağılanmalara doyamadım. Bana göre burada da yine linç etmeye çalışanlar aynı güruha dahiller.

    29 ocak 2016 10:54 29 ocak 2016 15:38

    3. çalışan bir annenin, çalışan kızı olarak olmak istediğim kadındır.

    ne güzel sabah 10'da kalk, kahvaltı yap, öğlen dışarı çık, gez, parayı ez, akşamüstü eve gel yemek yap (idil tatari usulü), oje sür, makyajını tazele. sonra kocişkon gelsin, yemek yiyin, sohbet edin, kahve için ve finalde seks !

    olm dünyanın en güzel hayatı değil mi ?

    bize gelelim;

    sabah 7'de kalk, hazırlan, aç karnına hurraaa yola çık, kar, yağmur, çamur, ayaz, toplu taşıma araçları işyerine gel. hiç hazetmediğin insanlara zoraki "günaydınnnn :)" yap, akşama kadar en yüksek performansla it gibi çalış, mobbing'in biri bin para... tabii ki asla takdir görme (göremezsin. görüyorsan da daha çok it gibi çalışmaya bağla diyedir) "daha çok verim, daha çok verim !" lan sabah 7'de kalkan insandan ne verimi bekliyorsun acaba ?

    mesai saati bitince avını yakalayan aslan gibi çantanı montunu kap, kendini dışarı at. hava çoktan kararmış, gün bitmiş olsun. ayaz, yağmur, çamur, kar, toplu taşımalar, eve düş !

    duş al, ertesi gün için hazırlık yap, vur kafayı yat.

    1 ay bunu tekrarla.

    nihayet mayış günün gelsin. mayışını çek. ne dişinin kavuğuna gitsin, ne afedersin bi s*ke derman olsun. fakat sen bunu hak ediyorsun (yazar burda kendine kızıyor) adam iş görüşmesinde sana demiş ki "bu paraya bana verir misin" sen de "ok" demişsin.

    ha ben şimdi güçlü mü oluyorum ?

    çok güçlüyüm, teşekkürler <333

    29 ocak 2016 11:33 29 ocak 2016 11:47


    4. 3-4 yıl çalışmış ve bir süre ara vermiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ev hanımlığı gerçekten berbat bişey. Çalışırken evim daha temizdi çalışırken her gün yemek yapıyordum çalışırken daha dikkatliydim hiç bişeyi unutmazdım. İşten çıktığımdan beri bunların tam tersi. Uyanmak gibi bir derdiniz olmadığı için zamanı etkin kullanamıyorsunuz. Nasılsa yaparım dediğiniz için biriktirdiğiniz işlerin altından kalkamıyorsunuz. Eşiniz ne kadar cömert olursa olsun rahat para harcayamıyosunuz. Tek bir artısı var o da zihnen dinleniyorsunuz (iş hayatındaki o saçma sapan insanlardan kurtulmuş oluyorsunuz) hepsi o.

    Ben KPSS hazırlanmak için çıktım ve gün sayıyorum resmen. Çünkü çok sıkıldımmmm

    29 ocak 2016 12:23

    5. Devlet hastanesinde çalışan, her gün yüzü aşan sayıda hasta ile uğraşan ve ek gelir getirsin diye fazladan nöbet tutan ve biri altı yaşında üç çocuğu olan, anlayacağınız hardcore çalışan bir anneye sahibim. Ama sizin ev hanımlarını yeren entrylerinizle nereye varmaya çalıştığınızı anlamıyorum.

    29 ocak 2016 12:44

    6. Küçükken annesi ev hanımı olanlara cok ozenirdim. Çünkü onlar eve gidince annesi kapıyı açıyordu, çünkü onlar eve gelince annesinin hazırladığı nefis kurabiye kekleri yiyolardi, çünkü onlarin anneleri okulun ilk günlerinde okula geliyor, bütün veli toplantilarina katılıyor ve sınıf annesi oluyorlardı, ayrıca beslenme çantaları nefis yiyecekleri oluyordu. Benim annem çalışıyordu ve hayatim boyunca 1 veli toplantima katilabildi, (oda lisede annem emekli olmuştu) 7 yaşımda eve tek gelip kapiyi kendim açıp annemin gelmesini beklerdim yola bakarak. Bu yüzden annesi ev hanımı olanlara çok ozenirdim. Ancak çalışıp üretmek dünyanın en güzel seyi. Fakat anne olunca çocuğun hayatindan annenin bicok şeyi kaçırdığını düşünüyorum. Ev hanimlari ise cocuklarinin daha çok yaninda olabiliyorlar. Ben çalışma saatlerinin kadın lehine değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela izin miktari arttirilabilir, çalışma saatleri azaltilabilir ne bileyim biseyler yapılabilir. Yapılmalı da. Ayrıca eslerin hayati paylaşması gerekiyor. Ev temizliği yemek yapımı bunlar kadına yuklenince kadın hepsini taşıyamıyor. Ne psikolojik ne de fizyolojik olarak. Son olarak kendini gelistirme olayi vizyon meselesi. Üniversite mezunu vizyonsuz insanlar olduğu gibi, lise mezunu vizyonlu insanlarda var. Nice zeki kadın görüyorum çevremde bizim bulduğumuz fırsatları bulacak kadar şanslı doğmadığı için olmaması gerektiği yerde olan.

    29 ocak 2016 12:54

    7. Yine lince uğrayan kadınlardır. İsteyen çalışır isteyen çalışmama hakkını kullanır bu size o kadınları aşağılama hakkını vermez. Bende senelerdir çalışıyorum annemse ev hanımı sabahtan akşama kadar işi bitmez. Annemi tembel bir insan olarak bir kere bile görmedim. Hakikaten ayıp ya böyle saldırgan bir uslüpla çirkin bir şekilde çalışmayan kadınlara saldırmanız hić hoş değil. İnsanların çalışmaması için binlerce sebep olabilir. Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz. İçinden nefret saldırganlık akan ötekileştirip buranın huzurunu kacıranlardan bıktım.

    29 ocak 2016 12:55


    8. Tuik verisi koyacak enerjim ve durumum yok şu an, ama ülkede işsizlik almış ve yürümüş. Geçen yıl yine aynı verilere bir blog aracılığıyla bakıp, bu oranın kadınlar aleyhine fena halde açık olduğunu görmüştüm.tabi onlara göre mevsimlik işçi de dört mevsim çalışan olarak değerlendirilmeli. Tuik verilerini de cok saglam argumanla elestiriyor bu alanin uzmanlari, bildigim kadariyla.

    Bir de benim gibi ağır hastalık yüzünden işi süresiz bırakanlar var. Bu, normal bir sözlükte pek görünmüyor ama facebook'ta acılmış hastalık destek gruplarında öyle çok ki sayımız. Eğitimliyiz, yılların çalışanıyız lakin şu an ev işi dahi zar zor yapıyoruz. Okuldan arkadaşım çıktı iki tanesi. Şöyle bir bakıyorum da manzaraya, ev hanımı da sayılmayız. Çünkü sadece duruyoruz (gizlinot: swh)

    Bu iki durum ( genel işsizlik, hastalık) dışında başka faktörler de vardır kanımca. Dunyanin bin turlu hali var (gizlinot: mış)

    29 ocak 2016 13:19 29 ocak 2016 13:19

    9. hem ev kadını hem çalışan kadın olmuş biri olarak ev kadını işsizdir, üretmez görüşüne katılmadığımı yazmam gerekiyor. Evini çekip çeviriyor mu, gayet de üretiyor çalışıyor işte. İşin basit veya az yorucu olması bir şeyi değiştirmez ki basit olduğunu da düşünmüyorum. Ha evin işini iyi yapan vardır yetersiz yapan vardır, bu tamamen kişilerle ilgili bir durum. Dışarda çalışan tüm insanlar inanılmaz çalışkan, üretken ve çok mu yoruluyorlar? Dışarda çalıştığı için karşısındakini küçümseyenle evde çalıştığı için karşısındaki küçümseyen arasında bir fark yok benim açımdan.

    Dışarda çalışan kadınların ayrıca evin de işini yüklenmeleri apayrı bir konu zaten. Bunun için o evi kullanan diğer fertleri özellikle erkekleri eleştirmek gerekmiyor mu? Birbirimiz suçlamak yerine Sadece "erkek" olduğu için kendi giydiğini ütülemeyen, karnını doyuramayan, yattığı yatağı dahi toplamayan erkekleri ve onları yetiştiren ebeveynleri konuşalım bence. Belki bir şeyler değişir.

    29 ocak 2016 13:20

    10. Bence sorun ev 'hanımlığı' tanımlamasında başlıyor. Eve isteyerek yada istemeyerek hapsolmuş kadının sosyal hayatı sınırlıdır. Kadınların çalışma oranının giderek yükseldiği bu dönemde ev hanımı dediğimiz kişinin kendini gerçekleştirmek, kişisel tatmini yakalamak için kendini çalışan kadınla karşılaştırması normaldir. Asıl sorun kadını ev içinde tutmaya yarayan ev hanımlığını=kadınlık diye empoze etmeye çalışan ataerkil sistemdir.

    Hem çalışıp hem eve bakmaktan hem çocuğa bakmaktan sitem eden kadınlara önerimse bütün bu işlere eşlerinin de ortak olması için çabalamalarıdır. Bu düzende çok zor biliyorum ama çabalayın çünkü sizde eşiniz/sevgiliniz kadar yoruluyorsunuz. Erkek çocuklarınıza da kız kardeşiyle aynı olduğunu ögretelim. Birlikte bu sistemi değiştirelim. Çünkü bunu bi tek kadınlar değiştirmek isterse yapabiliriz.

    29 ocak 2016 13:52

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar