yeni
popüler
    güncel
    popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    konu dışı
    # sosyal sorumluluk
    • linki kopyala
    • girdiler (860)
    • medya (114)

    29. Bizden iyi durumdaki 50 ülkeyi örnek vermiyorlar da bizden kötü durumdaki 2-3 ülkeyi örnek veriyorlar yalaka medyada. Sondan 4. Falanız herhalde. Ne yapalım halimize şükür mü edelim? 21 yılda bizi getirdikleri hale bak. Ne ülkemizin, ne paramızın değeri kalmadı artık. Düşün yakamızdan.

    30 nisan 09:34 30 nisan 09:38

    28. Bir yıldan uzun süredir sürekli halk suçlanıyor. Vay avm gezdiler, vay memlekete gittiler, vay şehir değiştirdiler. Başlangıçta bizden daha kötü durumda olan ülkeler normalleşmeye başladı. Çünkü aşılandılar, doğru yönetildiler. 90 metrekare evlerde 3 çocuklu ailelerin bir yıldan fazladır kapalı kalmalarını istiyorlar, insan doğasına aykırı delirirler üstelik bu insanlar sabah 7 akşam 5 çalışıyor. Metroya, otobüse, dolmuşa biniyor. Maske bile tedarik edemeyen yöneticiler futbolcuları, torpilli gazetecileri aşılıyor. Eğitim devam ettiği halde öğretmenlere, mecburen 50-60 kişi bir arada çalışan işçilere aşı yetmiyor ya da hiç ulaşmıyor. Başka ülkeye aşı gönderiliyor. Sokakta gördüğüm, tatile giden, memleketine giden kimseye bir şey diyemezsiniz. Bir koca sene olmuş bu insanlar ne yemiş, ne içmiş, kirayı nasıl ödemiş, küçücük dairelerde nasıl kapalı kalmış kimsenin umrunda değil. Bir senedir çaresizliğe terkedilmiş bir toplumu suçlayamazsınız. Ha bu toplum yine o yöneticileri destekler o ayrı o konuda her şey mübah. Tanım, 14 aydır küresel boyutta süren sürekli mutasyona uğrayan virüsün sebep olduğu salgın.

    30 nisan 08:50

    27. Ortadan kaldırılmasını bıraktım, kontrol altına bile alınamadı, Bir yılı aşan süre zarfında.

    Bunun sebebi, her ülkenin kendi derdine düşmesi, ortak akılla hareket edilememesi, salgınına karşı ortak mücadele verilememesi olsa gerek.

    Ayrıca, insanların koronavirüs salgını yokmuşcasına hareket etmesini de gözardı etmemek gerek.

    Dünyada Topyekun bir mücadele olmadığına göre bize düşen; el hijyenine, sosyal (fiziki) mesafeye, maske takmaya, kalabalıklardan uzak durmaya özen göstermek. Böylelikle salgın hafifler, günün birinde ortadan kalkar belkide, kim bilir? Umutsuzluğa düşmemekte önemli, beden ve ruh sağlığımız açısından.

    30 nisan 07:10


    26. Geçen sene bu zamanlarda "seneye biter en azından kontrol edilebilir hale gelir." Diye umduğum, şimdi ise seneye için "daha beter olmayacağı ne malum" olarak durum güncellemesi yaptığım olaydır. Ben artık otele gidene de kızamıyorum, yazlığına veya memleketine gidene de. Burda çoğu kişi yazmış türkiyedeki evlerin,yaşama şartlarının durumunu ona ilaveten, 18 gün kapatacaksın milleti ve aşı tedarik sorunu var. 18 gün esnafın anası ağlayacak peki bir amaç var mı ortada ne için yapılacak bunlar? Masif aşılama olsa, hadi anlaeım hem yayılmasın hem de o süreçte aşılayalım diye yaptılar kır kıçını otur kardeşim evin daracık olsa da diye ama bunun olmayacağını hepimiz biliyoruz. O zaman neden sıksın insanlar kendilerini, atabilecekleri en yakın veya kolay yere atıyorlar asla kınamıyorum. Ben de şuan kücük bir ilçedeyim camı açınca deniz görüyorum, her şeye kolay erişebiliyorum vs vs ve istanbulda falan olmak istemezdim. Süreç o kadar kötü yönetildi ki hani sanki herşey doğru yapıldı bir bu yanlış. Keşke tek bu kısım yanlış kalsaydı da o zaman haklı olarak denirdi. Sıçtık zaten bu da sıvama oluyor özetle. Geçen sene kadar olmasa da yine uyuyoruz biz kurallara evcek. Kimse için değil, kendimiz için. Çünkü bize birşey olsa o turkuaz tabloda +1iz sadece biliyoruz. Ama ben de çok bıktım yalan yok. Belirsizlikten, ucu bucağı nereye varacağından, devlet tarafından "çalışmayan üretmeyen veya para akışı sağlamayan kırsın dizini otursun" muamelesi görmekten. İnsana değer verilmediğibi her gün görmekten. Ama en çok da açık havada maske takmak zorunda olmak üzüyor. En azından %50 aşılama olsaydı bari de korkmadan kırk yılda bir darlanınca çıktığım sahilde soluk alabilseydim. Bir sene sonra bu konuda bir gıdım ilerleyememek ve ilerleyememe ihtimalinin olması beni üzmekten öte korkutuyor hatta öfkelendiriyor artık. Lütfen bu süreçte herkes olabildiğince kendine kendi için dikkat etsin. Beden sağlığı kadar ruh sağlığı da önemli ve ilerideki yıllarda bu konuda da çok patlak vereceğiz gibi görünüyor. Ben de bu pandemide çalışan bir sağlık çalışanı olabilirdim, tam pandemiye mezun oldum hatta. Ama hayatımı bir veya iki yıl ertelemeye karar verip evde uzmanlık sınavına çalışmaya karar verdim. Aile konusunda çok şanslıydım ki gık etmediler "otur evimizde başımızın üstüne" dediler. Başlangıçta yaptığım asla etik değil gibi gelse de insanın bir koruma mekanizması var kendini. Önleyemiyorsan kendini koru. Bunu sanırım bu süreçte çok çok daha iyi anladım. Ayrıca inanılmaz takıntılı biri haline geldim. en büyük korkum da, covidin yaptığı yıkımı görüp bi 5-10 sene sonra tekrar bu sefer yapay bir virüs yaratılacağı düşüncesi. Bende aşırı anksiyete, ve bugüne kadarki hayatımı düşünme,keşke daha az okuyup daha az çalışsaydım ama doya doya gezip eğlenseydim diye pişmanlıklara da neden oldu. Bitmeyeceği korkusu ve belirsizlik hep beynimin arka fonunda bunlar var. Daha fazla uzatmayacağım umarım en az hasarla en kısa süreçte biter bu bela. 

    30 nisan 02:47 30 nisan 02:57

    25. bir buçuk seneyi aşkın bir zamandır devam eden bir süreç. ilk önce şunu söyleyeyim imkanlar elvermediği için ben istanbuldan çıkamadım ama çıkanları da yadırgamıyorum. insanlar 17 günü, 70 m2, sadece karşıdaki apartmanın penceresini gören apartman dairesinde geçirmek istemiyorlar haklı olarak. yüzde 90ımızın arzu sabancı gibi boğazın kıyısında bir yalısı yok. yalıyı bırakın balkonu olmayan evler var. kaç aydır çalışanlar haftaiçi akşamları ve haftasonu evlere hapsediliyor. bunun daha ne kadar daha süreceğine dair hiçbir açıklama yok bırakalım da insanlar nefes alsınlar zaten sokağa çıkma yasağı var memleketine giden insan da evde oturacak haa otele gidenlere kızıyorsanız da biliyorsunuz onlar ayrıcalıklı (!) insanlar, onlara laf yok (ironi). o yüzden memleketine ya da varsa yazlığına giden insanlara gerçekten hiçbir şey diyemiyorum biraz güneş ışığı ve özgürlük hepimizin ihtiyacı olan şeyler. edit: bu arada keşke bu şekilde bir kapanma olmasaydı niyeti olmayanlar bile yola düştü, süre bu kadar uzun olunca insanlar kendilerini bir yere atma ihtiyacı hissettiler.

    30 nisan 01:34 30 nisan 01:38

    24. Yüz binlerce vakaya ulaşmadan önce, pis nehirde festival vasıtasıyla binlerce insanla birlikte yüzen hintli adam: "covid beni korkutamaz inancım çok daha güçlü." (link: https://youtu.be/TJ-dIEsDju4 Link)

    Biz daha çok hayal kurarız. Söyleyeceklerim bu kadar

    30 nisan 01:10

    23. Eğitimsiz yetkililer, eğitilmez derecede cahil halk ile tam kapanma tatil yerlerine akın demek olmuş pandemidir. Avşa'ya, bodrum'a akın akın giden insanları görünce insanın midesi bulanıyor. öğrenciler 13 aydır bunlar yüzünden okula gidemiyor, sağlık çalışanları hayatını kaybediyor, yemek sektöründe binlerce çalışan işsiz. Bir ay önce kongreleri paylaşanlar bakıyorum 18 gün evde oturamamış bu hükümet bu halka fazla bile.

    29 nisan 18:23


    22. Son alınan kararla uygulanan tam kapanma süreci tam bir fiyaskodur. İstanbulda trafik %85 doluluğa ulaşmış durumdadır. Sebep? İmkanı olan herkes istanbuldan kaçıyor. Tam kapanmanın, karantina bilincinin ne yazık ki farkında değiliz. Amaç ne? Salgını yaymamak evde çekirdek aile ile izole olup salgını azaltmak ve bitirmek. Ülkemizde olan durum ne? Köyümüze, yazlığımıza gidelim. Akrabamız eş dostumuz ile keyifli bir 3 hafta geçirelim. Hayır ne yazık ki biz bu kısıtlı hayattan kurtulamayacağız. Bu bilinçle mümkün değil.

    29 nisan 17:49

    1. Sinirlerimi aşırı derecede bozan insanlardır. Özellikle bazı atanamamış influencerlar var ki; üç kişi binmişler küçücük asansöre, maskeler çenede; ayna selfiesi çekiyorlar.

    Buradan o düşüncesiz saygısız sosyal medya kişilerine sesleniyorum, hadi kendinizi umursamıyorsunuz, covid olmak umurunuzda değil burası bir noktaya kadar bizi  ilgilendirmez, ama biz sizden sonra o asansörlere binerek sizin dışarı açık açık soluduğunuz ne olduğu belirsiz havayı soluyoruz ve belki de hasta olup büyüklerimize bulaştırıyoruz. Yeter artık. Binmeyin şu asansörlere maskesiz!

    28 nisan 12:33

    8. Bu videonun bu kadar ses getirmesi çok hoş, insanların bu konuda bilinçlenmesi için ne kadar yayılırsa o kadar iyi. Bu videonun insanları Bu kadar etkilemesinin sebebi tavşanla empati kurabilmemiz olmalı. Tavşan bizim gibi giyiniyor, insan düzeniyle benzer bir evde yaşıyor, kaşıkla tabakla yemek yiyor, arkadaşlık ilişkisi kuruyor bunun gibi tavşanı da bizden görmemize sebep olacak bir sürü detay vardı. (Bize benzeyenlerle empati kurmamız daha basittir). Bende bir farkındalık oluşturdu, iyi ki karşıma çıkmış ve izlemişim. Artık bu zulüme ortak olmak istemiyorum.

    17 nisan 17:05