girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (383)
  • medya (134)

383. o minik pofuduk patileriyle hiiiç ses çıkarmadan ayağınızın altına gelip sürpriz yapan pembik burnunlu tatlış yaratıklardır.

13 ekim 22:32

382. bazı tavırları insanı çok güldüren ve düşündüren canlılar.

kedim 10 eylülden beri bizimle ve evde sadece 3 kişi olduğumuz, çok fazla da misafirimiz olmadığı için insanlarla çok içli dışlı olmadı daha henüz - bugüne dek. İki arkadaşım bize geldi, sevdiler haliyle, oyun oynadık, kediyle geçti zamanımız. Bundan sonra bir iki saat kendi halinde takıldı, az önce yanıma geldi, ayağımı yastık olarak kullandı ve yattı. Medyaya eklediğim fotoğraftaki bakışı tam olarak: "beni bugün çok mıncırdılar anne"

ilgili medya:
1
13 ekim 20:33

381. belki de diğer türler arasında insanı kendine (gizlinot: bir şey yapmasına gerek kalmadan) bağlayabilen en güçlü canlıdır. birçok kitabın, filmin, şarkının, sokağın, şehrin, hayatın içindedir.

8 ekim 14:15 8 ekim 14:16


380. sütten kesilmesini beklediğimiz sırada, hakkında "eve geldiğinde asla yemek masasına yaklaşamaz" diyen babam, şu an masada gizlice besliyor.

balık tezgahının önünde "hamsi 5 liraymış ayıklayıp pişirsen yaş mamadan daha sağlıklı olur alalım mı?" diyor. işten döndüğünde ilk ona sesleniyor. kızım diye seviyor.

tanım: eve gelmesine en karşı olan insanı bile kendine aşık edebilecek kapasitedeki, zeki, miskin tüy topu.

7 ekim 18:00

379. böylesi şahane canlılardır:

(link: https://www.youtube.com/watch?v=RPoMsKQrZqo&feature=youtu.be Youtube)

3 ekim 09:14

378. evcil, minik, tatlı hayvanlar. çağırmak için pisi pisi kovmak için pisttt deniliyor ülkemizde. satanistlerin en sevdiği hayvan.

25 eylül 12:49

377. Çocukluğumdan beri evde kedi beslemek istiyorum. Ama bu kadar bağlanacağım aklıma gelmezdi. 3 sene oldu, şuanda evimizin bir bireyi kendisi. O kadar tembel, uykucu ve nazlı ki. Bir o kadarda sözümüzden çıkmayan, hiç çırmıklamayan, sürekli sevgi bekleyen. Hangi odaya gitsek peşimizden gelen. Gidilmemesi gereken bir yere gittiğinde yüzümüze bakıp onay ya da red bekleyecek kadar sözümüzden çıkmıyor. Şuan bunları yazınca gidip öpesim mıncıklayasım geldi. Ona sevgim aşırı çok.

24 eylül 17:58


376. herkesin yaşamasını istediğim bir mutluluktur. erkek arkadaşım sahiplenmiş ancak ev arkadaşı sıkıntı yapmaya başlayınca yuva aramaya başlamışlar. bizim sıpa da çok fenaydı yani. durup dururken saldırırdı. yazık çocuklar kedinin olduğu yerde kalamamaya başlamışlar.

biz de o zamanlar daha 2-3 haftalık sevgiliyiz sen getir bana ben bakarım sahiplendiririz dedim. kedicik eve geldikten sonra 1-2 gün içinde ya bu kediye ben bakarım boşver vermeyelim kimseciklere dedim ve birkaç ay içinde arkadaş olsun diye ikincisini de sahiplendim.

ilk kedi ikinciyi istemiyor hiç :D ama inanın bana geldiğinde deli gibi çatacak yer arayan kedi müthiş sakinleşti. hala sevdirmiyor kendini. ama dokunmanı istemiyorsa önce uyarıyor eskiden hemen saldırırdı. şimdi miyavlıyor, dokunmaya devam edersen saldırıyor.:)

ikinci de evde miyavlıya miyavlıya dikkat çekip kendini sevdirmeye çalışıyor. saatlerce kendini sevdirebilir. hiç sıkılmaz. iki tane zıt karakter gelmiş benim küçücük evime.

24 eylül 17:19

375. Hayatıma 2 sene önce dahil olmuş, bir numaralı neşe kaynağımdır.

İki sene önce annesi tarafından dışlanmış, annesi emzirmeyi reddettiğinden dolayı hastalanmış ve kardeşlerinin yarısı kadar kalmış, bir buçuk aylık bir sokak kedisiyle karşılaştım. Solunum yolu enfeksiyonu epey ilerlemişti ve gözleri iltihaplanmıştı. Annesi emzirmeyi reddettiği için dışarıda daha fazla yaşayamazdı ama barınağa göndermeye de gönlüm el vermiyordu. Bu yüzden geçici bir süreliğine diyerek ailemi ikna ettim. İki sene oldu ve bu sıpa hala bizimle. Adı da Crowley. Erkek sanıp bu ismi koymuştuk fakat hemen benimsediği için bir daha değiştirmedik.

Ne zaman bir yere uzansam gelir, beni sev diye kafa atar. Aslında çok huysuzdur, canını biri sıkarsa gözünün yaşına bakmaz tırmalar, günün 24 saati mama ister. Bir tanecik oyuncak tavşanı var(gizlinot: Aslında zibilyon tane almış olmama rağmen onu seçti, diğerlerinin yüzüne bakmıyor), onu herkesten çok sever ve zaman zaman ona sarılıp uyuduğunu görüyorum. Tıpkı bir çocuğun en sevdiği oyuncağı ile uyuması gibi. Gardıropların üstü onun meditasyon mekanı. Çoğu zaman yangın merdiveninden beş katlı aparmanımızın çatısına tırmanır ve geri inemeyip bizim onu kurtarmamız için miyavlar, en az on kez beşinci katın çatısına çıkmışlığım var.

Büyük sabırlarla ve bolca ödül mamasıyla oturmayı ve beşlik çakmayı öğrettim, fakat komutla değil, ödül maması paketini elimde gördüğünde yapıyor bunu. (gizlinot: Swh) Bazen canayakın günündedir, omzuma oturur ve bir yandan sarılırken ev turu yaparız. En sevdiğim far paletlerimi masada gördüğü an patisiyle yere düşürür ve paramparça eder. Altın yeşili gözleri her zaman yaramazlık ve kurnazlık peşindeymiş gibi bakar. Benden başka kimsenin kucağına gitmez.

Kediler nankör diyenleri asla anlamam, anlayamam. Çünkü hasta olduğumda tüm gün benden iki metreden fazla uzaklaşmayan, uyurken koluma sarılan, ben ağlarken gözyaşlarımı yalayıp bana destek olan bir varlık bu. Bir günden bir güne nankörlüğünü görmedim. Ve her ne kadar belli etmese de beni sevdiğine inanıyorum. Umarım uzun yıllar boyunca beni hiç bırakmaz.

24 eylül 16:13

374. Sahip olduğum, çok sevdiğim minnoş hayvanlardır.

Kızım, armağanım, herşeyim, bir haftadır gözümde yaş kalmamasına, resmen panik atak olmama sebep olan canımın içi kızım...

Kızım epileptik nöbetler geçiriyor, ilk nöbetini 4 ay önce 1 gün arayla 2 kez geçirdi, veterinerde 4 gece kaldı. Bariz bir şeye rastlanmadı. Sonrasında gayet iyiydi ta ki geçen cuma akşamına kadar...

Cuma akşam, cumartesi sabaha karşı, pazar sabah ve salıyı çarşambaya bağlayan gece olmak üzere 4 nöbet geçirdi. Bu arada veteriner ile sürekli iletişim halindeydik ve mr çekilmesi için randevu almaya çalışıyordu veterinerimiz , çarşamba günü kliniğe götürdüm, dün mr çekildi. Sonuç beyin gelişimini tam olarak tamamlayamamış kızım nöbetleri bundan dolayı, ne yazık ki yapılacak bir şey yok, ilaç kullanmaya başlayacağız, tam olarak geçirecek bir tedavi yöntemi yok ancak atakları baskılayacakmış, çok daha seyrek atak geçirmesi içinmiş ilaçlar.

Bu arada adını çok duyduğum Ömer beşaltı hocaya götüreceğim kızımı, inşallah bir daha yaşamaz, ancak ne yazık ki geçirecek biliyorum ama kızımın iyi olması için elimden geleni yapacağım, yeter ki iyi olsun...

ilgili medya:
1
22 eylül 00:46