yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (22)
    • medya (0)

    1. 4.5 yıllık üniversite hayatından sonra bana zor gelen eylem. özellikle okurken yalnız yaşadığım için evin kalabalıklığı, gürültüsü bazen çileden çıkarıyor. bir kaç sene sürecek bir durum olduğu için kendime dert etmemeye çalışıyorum ayrıca aileden daha değerli ne var bu hayatta, tabi ki bu da güzel ama eski hayatım daha güzeldi be sözlük.

    7 mart 2016 20:12

    2. (yazar: Bayan minik) 'e kesinlikle katılıyorum ki ben üniversite hayatımı öğrenci evinde değil yurtta, 2 kişilik odada geçirdim ama bir kere evden kopup o rahatlığa, özgürlüğe alıştıktan sonra aileyle yaşamak gerçekten çok zor. Zaten mezun olduktan sonra ancak 6 ay dayanabildim. 2-3 hafta sonra taşınıyorum, yalnız yaşayacağım bundan sonra. Tek başına ev geçindirmek, elbette zordur ancak en başta kendi iyiliğim için kesinlikle yaşamak istiyorum. Tavsiyem her kadının mutlaka hayatının bir döneminde ailesinin yanından ayrılması yönünde...

    7 mart 2016 20:21 7 mart 2016 20:22

    3. artık bir hayli bezdiren durum.

    7 mart 2016 23:54


    4. 5.5 senedir yalnız yaşıyorum bu ocakta eve döneceğim geceleri uykumdan uyanıp uyanıp seviniyorum, yolda yürürken birden durup mutlu oluyorum her aklıma geldiğinde gülümsüyorum. yalnız yaşamak bazı zorluklarının olmasıyla beraber güzel bir şey bence ama sevdiğim insanların yakınında yalnız yaşamayı tercih ederim. evde olmanın ve anne-baba evinin verdiği konfora şu an hasret kaldığım için koşa koşa gideceğim muhtemelen ama bir süre sonra kiralık ev ilanları enter.

    ama sabah beraber kahvaltı yapıp terasta kahve içmek, öylesine dışarı çıkıp deniz kenarında anneyle muhabbet etmek, kardeşle sabaha kadar bilgisayar oyunu oynamak anlayamazsınız.çok özledim.

    3 aralık 2017 10:50

    5. Yemek,para açısından her ne kadar avantajlı olsa da beraberinde getirdiği dezavantajlara değmez.

    Bu aile yapınıza çok bağlı ancak benim için sıfır özgürlük demek.Ne yazın 50 derece de şortumu giyebiliyorum ne de kışın sıcak tutan taytımı.(gizlinot: evde)

    Ne şarkı dinleyebiliyorum ne de arkadaşlarımla rahat rahat konuşabiliyorum.

    Ne düşündüklerimi söyleyebiliyorum ne de yobaz konuşmalardan kaçabiliyorum.

    Geç saatte eve gelmek falan tek derdim o olsa keşke.

    Sürekli kavga dinlemek,kufurlere maruz kalmak,özel alana sahip olamamak,aldığım kitapları,kıyafetleri,makyaj malzemelerini saklamaya çalışmak, her adımımda elestirilmek,irademin sınırlarını zorlayacak kadar saygısız ve birlikte yasama kurallarından bi haber insanlarla yasamaya degmiyor o para cidden.

    Daha neler neler var yani.

    Ha aileniz iyiyse tadından yenmez ancak bir zaman sonra ayrılıp kendi hayatınızı kumanız gerekiyor bence.

    3 aralık 2017 14:49

    6. oğlan ayrı eve çıkacak, aa çıksın tabii kerata hakkıdır.(gizlinot: bıyık altından gülüşmeler..)

    kızın hani şu çok yakın arkadaşı ayşe var ya onunla birlikte ev tutacaklarmış daha cümle tamamlanmadan kızın ne işi var elalemin evinde otursun oturduğu yerde konu kapanmıştır. (gizlinot: asık bir surat, eski köye yeni adet diye söylenmeler, iş çıkaracak başımıza diye kızmalar..)

    (bkz: türk aile yapısı ) bizde kız çocuk erkek çocuk ayrımı çokça yapıldığı için böyle bir şey de var. oğlana borç harç gidilip ev tutulur, onun evde yemediği halt kalmaz, apartmandan atılacak duruma gelir hala durum hoş karşılanır. çünkü o bir erkek. gel gelelim kızın ayrı eve çıkma düşüncesi bile tüyleri diken diken etmeye yeter de artar.

    3 aralık 2017 15:06

    7. Hayatımı zehir edendir. Uzun bir girdi olabilir. Okuyacak sabrı olana şimdiden teşekkürler.

    Istanbul Fatih te oturuyorum. Bilen bilir Türkiyenin en yobaz, çarşaflı kadınların şalvarlı erkeklerin başı takkeli çocukların kol gezdiği mini eteği bırak pantolonun bile günah sayıldığı dışarı her adımımda yoldaki mağruz kaldığım tacizlerden gözlerim dolu eve dönmek zorunda kaldığım bir yer.

    Ailem çok yobaz diyemem ama yaşadıgımız yerin etkisinde kalıp arada kıyafetime laf ederlerse de umursamam hayatıma devam ederim.Sanırım tek iyi tarafları bu.Eve geç gelmem söz konusu bile değil. Ayda 1 zor izin alıp sinemaya gider en geç 10 da evde olurum. Çünkü 10 u 1 geçirsem mazallah cinderella gibi bir anda orospuya dönüşürüm. Annem benim şu hayattaki en büyük şanssızlıgım. Malesef bunu söylüyorum evet. Evet herkesin annesi melek değil biliyorum ama ben artık katlanamıyorum. Sürekli küfür eder en ufak birşeyde bela okur ağza alınmayacak hakaretler eder. Günlük rutinim budur. Çocukluğumdan beri o kadar hakaret duydum ki artık acıtmıyor nasırlaştım. Babamı bile sevmez kendisinden başka kimseyi sevmez. Arkasından küfür eder manyak herif gerizekalı mıdır nedir diye. Eve gelir iki yüzlülüğünü konuşturur. Hoşgeldin canımlar vs. Dışarı çıktığımda bana ne sürtüyosun dışarıda der. onun için dışarı çıkmak fahişelerin yapacaği birşeydir.

    Evde yaptığım onca şeye rağmen ütü bulaşık temizlik yemek vs. Hala takdir etmez yaptıkça nankörleşir.

    Işte aileyle yaşamak bunları çekmektir. Kendine olan saygını her geçen gün kaybetmektir. Özgüveninin yerle bir olmasıdır. Geceleri ağlayarak dua etmektir. Bu evden ve bu semtten ya ölü ya diri kurtar beni Allahım demektir. Herşeyi göze almaktır. Gidecek yeri olsa arkasına bakmadan kaçmanın hayaliyle uykuya dalmaktır. Siz söyleyin şimdi bana verdikleri bir yatak bir oda bütun bunlara değer mi?

    3 aralık 2017 16:53


    8. Başlığı okuduğum an annem "yeter artık öğren şu evin işini yapmayı" diye bağırdı.

    Zordur aslında. Gerçekten iyi bir maddi durumunuz, kısıtlayıcı olmayan bir aileniz varsa hayat size güzeldir. Üniversiteyi de aynı şehirde okur evinizde kalırsınız mis gibi. Hah tabii bu aynı şehirde üniversite olayı maddi imkansızlıklar yüzünden de olabilir ama değinmeyelim şimdi oraya.

    Evin tek kızıysanız sofra kurmanız, temizlik yapmanız beklenir. Her zaman aynı yaptığınız bir şeyi bir kere hatalı yapın "zaten hep böyle yapıyorsun"uzdur. Sinir krizleri, bağırmalar çağırmalar, küfürleşmeler asla eksik olmaz evden. Sabah mutlu uyandıysanız bir eksiklik var zannedersiniz hatta. imkanı olanlar eve mümkün mertebe geç gider "ne kadar az görürsem o kadar iyi" diye düşünür. Aile bağları kopar, yalnız kalınca duraksar iç çekersiniz belki gözleriniz dolar. Bir noktadan sonra "neyse ya ailem" diyemiyorsanız geçmiş olsundur. Belki siz de ben gibi iyi aile ilişkisi olanları görünce keşke diyorsunuzdur bilmiyorum ben öyleyim en azından.

    Gidecek yerim yok, eve de gidemem tam akşam yemeği vakti kesin kavga edeceğiz. Durakta oturup bekliyorum bazen yarım saat bazen bir saat... Arıyorlar "neredesin?" diye, "otobüs bekliyorum, trafik de var zaten."

    Eve gelip duşa giriyorum, yorgunum diyerek yatağa gömülüyorum. Sabah bilerek geç kalkıp "acelem var" diyerek hızlıca çıkıyorum.

    Kurtulmak istiyor muyum? Evet. Aç kalsam bile, sokaklarda kalsam bile kurtulmak istiyorum. Sabahtan beri bir şeyler yazıp siliyorum ama yazdım artık ve maalesef anlatmak istediklerimi yine anlatamadım, olsun.

    3 aralık 2017 17:47

    9. Özlediğimdir. Belli bir yaştan sonra evin adamı olursunuz çocuk değil de. istediğin saatte gir çık, yalnızlık ve onun getirdiği varoluşsal sorgulamalara girme, ev belli bir oturmuşluğun ve maddiyatın getirdiği güzellikte olsun fukara sümüğü gibi olmasın, evin düzenli gündeliği yapılsın temizliği yapılsın, annen mutfak delisi olaun bir bak sütlaç olsun dolapta bir bak karnıyarık, evde her daim dostun olsun annen olsun git otur yanına çayını iç konuş dertleş gül eğlen. Ne bileyim bence aşırı güzel, evimi özlüyorum. 

    3 aralık 2017 20:56 3 aralık 2017 20:57

    10. Baba hariç cehennem gibi bir ailem var. Onlarla aynı şehirde eve çıkarken babama benimle yaşamasını teklif ettim. Torunlarından ayrılmak istemediği için ( ablamla yan yana oturuyorlar Benim evim onlara araçla 45 dk uzaklıkta) hem de anneme ayıp olmasın diye kabul etmedi. Ama evde o cadılarla çok yıpranıyor biliyorum. Keşke başka bir şansımız olsaydı. Huzurlu ailelere hep özenmişimdir. Babamla Evden eşyaları çıkarırken  utanmasam göbek atacaktım. Ben giderken annem " aşağılık, orospu ailemizi paramparça ettin. Biz sana ne  yaptık? Kardeşlerinle ben senin düşmanın mıyız? Senin ehli namus olduğun belli zaten okuldan dönünce 5 yıl zor dayandın. O evde bir tutam tuza muhtaç ol da Sokak köşelerine kadar düş, milletin oyuncağı ol inşallah" dedi.  Evet babamın yanında. Dayak yiyecekti o yaşında zor tuttum babamı.  

    Babam eşyaları bıraktıktan sonra evimde yalnız kalınca koşa koşa markete gidip 5 kiloluk tuz aldım. Açmadan yatak odasındaki dolabıma koydum. Bir hastalık bir şey olur biri dolabımı açar görür, açıklayamam  biliyorum. Öldüğün gün gelip o tuzu mezarına dökeceğim. Senden önce ölürsem de beni o tuzla gömsünler. Vasiyetimdir. 

    3 aralık 2017 21:14