yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2)
    • medya (0)

    1. 1 aydır her yerde bununla ilgili yorum, girdi, youtube videosu arayıp bulamama sonucu, sizler için cildimi feda edip bir takım deneysel çalışmalarla minik bir bilgilendirme yazısı yazmak istedim süslülerim.

    1 ay önce burun ameliyatı oldum. Olanlar ya da çevresinde geçirmiş olanları tanıyanlar bilir ki bantlar açıldıktan sonra cilt sapıtıyor. Sebebi de alçınız ve bantlarınız varken yüzünüzü yıkayamıyor, muhtemelen bir şeylerle siliyor ya da kenardan köşeden su değdirmeye çalışmak zorunda oluyor oluşunuz. Hem 2 haftalık süreçte temizleneneyen ciltte biriken ve gözenekleri tıkayan sebum, hem ameliyat sonrası cildin kendini yenileme çabalarından kaynaklanan aşırı yağ üretimi, hem bant altında uzun süre kalan burun ve yanakların hava alamamış olması, hem ödemler, hem dokunun uğradığı travma sonucu cilt çılgın ruh hallerine bürünüyor.

    Benim cildim ameliyat öncesi kuru-normal arası bir ciltti. Sivilce problemim yoktu, regl döneminde çenemde 2-3 tane çıkar sonra da terk ederlerdi. Ameliyattan sonra yüzüm aşırı yağlanmaya başladı. Yüzümdeki belki de en kuru yer olan yanaklarım, normal olan burnum, kuruluğundan nemlendirici sürmek zorunda olduğum tek yer olan alnım parıl parıl parlayacak şekilde yağ üretmeye başladı. Bantlarınız çıktıktan hemen sonra peeling, bant falan uygulayamıyorsunuz. Hatta ben hala öyle şappıdı şuppudu yüzümü yıkayamıyorum burnum hassas olduğu için. Temizleme jelini arındırmak bir külfetti adeta. 

    Tüm bu yağlanmanın yanında cildim soyulmaya başladı. Ama nasıl... burnumun üstü zaten deli gibi pul pul deri döküyordu yağlı olmasına rağmen ama yanaklarımdan kalıp halinde iniyordu resmen kuruluklar. Ben nemlendiriyorum, onlar kuruyor, ben nemlendiriyorum yüzümü sivilce basıyor. Nemlendirmiyorum, sanırsınız yüzümde rende yapılmış. Hayatında cildiyle hiç uğraşmamış biri olarak, aha bu sefer s*çtık galiba skyfall dedim ajsjsksk

    Yağlanmayla beraber cildimde bir sürü sivilce baş gösterdi. Özellikle bantların altında kalan kısımları deli gibi sivilce bastı.

    Neyse çok konuştum, ne yaptığıma gelelim.

    Dediğim gibi yüzüme şarul şurul su çarpamadığımdan jelleri arındırmak çok kötü oluyordu, (gbkz: avene mousse nettoyante cilt temizleme köpüğü) bana bir alışverişimde deneme ürünü olarak gönderilmişti. Cildim kuruyken inanılmaz kuruttuğu için bir köşeye kaldırmıştım. Önce o ürünü denemeye başladım. Yüzümdeki yağlanmayı güzel dengeledi ancak cildimi daha da pul pul yaptı.

    Sonra süslüde gezerken (gbkz: nilera okyanus sabunu) nu gördüm. Sivilcelere iyi geliyormuş diye onu da aldım. Evet, bence sivilcelere iyi geldi, başta yüzümü de çok kurutmadı, hatta başlığına da yazdım, ama 1 haftadan sonra resmen kurak topraklara döndü cildim. Haftada bir kullanmaya karar verdim. Hem yağlanan, hem de kuruluktan gerilen bir cilt düşünün. 

    Bu arada 2. Haftanın sonuna gelirken doktoruma danışıp peeling yapmaya başladım. Zaten sevdiğim isana’nın artık aramızda olmayan bir peelingini yüzümdeki kuruluklara deva olur diye 3-4 günde bir yumuşak yumuşak uyguladım. Yaradı mı ? Evet ama yüzüm hala deli gibi pul pul dökülüyordu. İstediğim verimi alamadım.

    Yüzümdeki hassasiyet geçmeye başladıkça sevdiğim yüz yıkama jellerinden biri olan (gbkz: bioderme sensibio mild cleansing foaming gel temizleme jeli)’ne döndüm. Hem yüzümdeki gerilme azaldı, hem de yağlanmayı azalttı. Ha bir avene kadar almıyor bence yağı ama en azından aşırı kurutmuyor yüzümü.

    Sivilceler için evdeki (gbkz: benzamycin)’i 2 günde bir lokal uyguladım. Baya da yaradı diyebilirim.

    Nemlendirme aşaması çok zorluydu. Ki hala zorlu. Burnumun üstü inanılmaz soyulduğu için normal nemlendiriciler iş görmedi bende. (gbkz: madecassol)’ü gece yatarken (gbkz: bepanthen) ile karıştırarak cildime yedirdim. 2 saat sonra cildim çılgınlar gibi yağlanıyordu ve her sabah yeni bir sivilce ile kalkıyordum ama yapacak bir şeyim yoktu :(

    Cildimin yağlanma-kuruma sürecini kontrol altına alınca da gündüzleri (gbkz: bioderma sensibio light cream) kullanmaya başladım. Şu an gayet iyi gidiyoruz.

    Ne sürersem süreyim ya sivilce ya yağlanma yaptığı ama sürmezsem de deli gibi soyulduğum için bu soyulma işine peelingin yetmediğini bildiğimden yeni bir çözüm aradım. 3. Haftanın sonundan itibaren doktorumun da iznini alarak ipek kese ile duşta, haftada 2 kere yanaklarıma ve burnumun üstüne çok hafif hafif dairesel hareketlerle masaj yaptım. Sonunda ! Yüzümdeki o manyak soyulmadan kurtuldum. Tenks gat for ipek kese. 

    Hala cildimle savaş halindeyim. Her gün farklı bir haline uyanıyorum :( ama sanırım az çok idare etmeyi öğrendim. 

    Bu girdiyi zamanla güncellemeye devam edeceğim.

    9 mart 2019 13:56

    2. Hazır bana bu konudaki girdim vasıtasıyla bir mesaj gelmişken güncellememi yapayım istedim. Bu ay ameliyatımın 6.ayındayım. Çılgın cildimle çok yol kat ettik, çok kavgalar, gözyaşları, isyanlar gördük ajsjdksk

    1.ayda başladığım rutini 3.aya kadar devam ettirdim. Kuruma ve soyulma faslından kurtulmuştum ancak yağlanma faslı peşimi hiç bırakmadı. Hayatında ilk defa cildi yağlanan biri olarak ben şok :d

    Doktorum bu süreçte dermokozmetik ürünler ya da bepanthol, hametol gibi kremleri kullanmamı tavsiye etmişti. Ben de cildimin nem ihtiyacını hametol ile karşılamaya başladım. yeni versiyonu son derece hafif ve sivilcelenme, fazladan yağlandırma gibi bir etkisini görmedim. Bu yüzden şansa iyi anlaştık. 

    Nilera okyanus sabunu almıştım, ilk aylardaki aşırı yağlanmam kendini normal bir yağlanmaya bırakınca nilera benim cildimi zımparaya çevirdi. Bazı günler cildimi takip edip cidden kirli olduğunu düşündüğüm zamanlar kullanıp hametole boğuyorum.

    Bir de artık burnumdaki hissizlikten kurtulduğum için yüzümü şap şup yıkayabilme özgürlüğüne sahibim. \o/

    Bu yüzden her zaman kullandığım bioderma temizleme jelimle (gizlinot: başlıktaki diğer girdimde mevcut) sabahları yüzümü yıkamaya devam ediyorum.

    Bu süreçte belki de en doğru yaptığım şey burnumun çevresini basan sivilce ve sivilcemsi oluşumlara dokunmamak oldu. (gizlinot: normalde asla affetmem) Şiş, hissiz ve zonklayan bir burnun en ufak köşesini sıkmak kendinize yapabileceğiniz en iyi işkence olabilir :d 

    Hala siyah nokta bandı gibi agresif şeyler yasak. Tırstığımdan ipek kese işini de soyulmadan sonra bıraktım. Bu yüzden üzülerek itiraf edeceğim ki siyah noktalarımı saldım çayıra mevlam kayıra. Günlük temizleme jeli ve haftada bir peeling’den kurtulabilen de buyursun yaşasın helal olsun, yapacak bir şeyim şu an için yok :d deniz çok iyi geldi siyah noktalarıma sadece onu söyleyebilirim. Deniz suyuyla her gün silmek belki güzel bir fikir olabilir. 

    2 ağustos 2019 10:03