yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (30)
    • medya (2)

    1. En yakın arkadaşımla izlerdik bunu zamanında, aramızdaki lakabı "ciicii"(gizlinot: g harfinin ingilizce okunuşu, evet salaktık, ve mutluyduk ) olan dizidir, hey gidi günler.

    Benim için en net özelliklerinden biri alt yazısını takip etmenin inanılmaz zor olmasıydı, ana-kız bir çene bir çene. Benim ingilizcem yetmiyordu alt yazısız izlememe, birçok şakayı kaçırmışımdır ama yine de gülerdim yani. Melissa mccarhty'i ilk bu dizideki sookie karakteriyle tanımıştım, hâlâ da çok severim, aldı yürüdü kadın sonradan, mutlu etti beni.

    Anne rolündeki lauren graham ile kızı rolündeki alexis bledel gerçek hayatta pek de anlaşamazlarmış diye duymuştum, zor bir set olmuştur eğer öyleyse.

    Bunlar ana kız pek sağlıksız beslenirdi bir de, varsa yoksa abur cubur, ikisinde de gram fazlalık yoktu, sinir şeyler. Aslında alexis bledel'i ben biraz süt buluyordum bu dizide, tarzından ötürü. Sonradan sin city filminde izleyince o neydi gız demiştim.

    Genelde anneyi tutardım aralarındaki tartışmalarda, kızın ağzına kürekle vurasım çok olmuştur.

    Bir de luke o kafasındaki şapkayı hiç çıkarmazdı ne hikmetse. En güZel aşkların adamıydın be luke...

    (gizlinot: bu kadar da dağınık ukte doldurulur mu dersen seni anlarım clair de lune (: )

    22 ekim 2014 14:40 22 ekim 2014 14:40

    2. daha dün bir arkadaşıma övdüğüm dizi. sen hiç yabancı dizi izlemiyor musun , niye sevmiyorsun falan dedi bana, gilmore girls gibi bir şey olsun gene izlerim dedim.

    22 ekim 2014 15:28

    3. kahve bağımlısı olup o kadar kahve içince kafein fazlasından delirip hiç susmamacasına konuşan, aralarında 16 yaş fark bulunan ve aynı isme sahip bir ana-kızın hikayesiydi.

    bu diziyi sırf luke'un çıktığı sahnelerde dikkatle izlerdim. o odun gibi halinin altında yumuşacık kalbi vardı ve çok konuşmadığı için onun olduğu zamanlarda biraz kafam dinleniyordu. anne-kızın diyalogları ise bir noktaya kadar çekilebilir olmakla beraber o nokta aşıldığında "susun da motorunuz soğusun" tepkisi verdiyordu bana.

    22 ekim 2014 16:38


    4. Netflix'te dönüş yapacak dizidir. Ancak Türkiye'deki yayınla ABD'deki aynı zamanda oluyor mu emin değilim. Eski dostlarla yeniden buluşmak gibi olacak.

    Kimler geçmedi ki bu diziden. (Melissa mccarthy, LiZa Weil, jared padalecki, Milo ventimiglia) Netflix eski bölümleri de yayınlasa açıp izlesem sıfırdan. Gerçek anlamda "ay ne sevimli dizi" dedirten bir diziydi. Allahtan Türk versiyonu yapılmadı. Yine arabeske bağlarlar, pavyonda biterdi dizi.

    9 haziran 2016 17:36

    5. Kasımda yeni dört bölüm geliyo. (link: https://youtu.be/fTnU5MG5Edw Bunu) izleyince gözleriniz dolmuyosa bu dizinin hayranıyım demeyin döverim.

    17 ağustos 2016 23:05 17 ağustos 2016 23:06

    6. gilmore girls'ün geri dönmesi ve (umarım) doğru dürüst bir final yapması çok önemli benim gibi dizinin fanları için...

    dizinin yaratıcısı Amy Sherman-Palladino dizinin yapımcılarıyla ters düşüp son sezondan önce ayrılmıştı ve onun ayrılması son sezonda o kadar belli olmuştu ki zaten dizi final yapmak zorunda kaldı.

    yani hak ettiğimiz finali alamamıştık, ama bu sefer umarım alacağız ki zaten dizinin neredeyse tüm oyuncularının geri dönmesinin nedeni de bu...

    gilmore girls bence zamanın ötesinde bir diziydi... benim için dizinin özü her zaman Emily & Lorelai & Rory'nin simgelediği kadınların arasındaki ilişkilerdi...

    dizinin kadınları hiçbir zaman ideal / mükemmel değillerdi, hepsi hata yapıyordu, ama hata yaparken de relatable karakterlerdi.

    mesela Lorelai ve Luke'un endgame olduğunu biliyorduk, ama onların bir araya gelmesi için 4 sezon bekledik. Lorelai, christopher'a "you were this amazing possibility" dediği zaman anladık, hata yaptığını biz de biliyorduk, o da... çünkü bazen hata yapmak isteriz, bile bile yaparız, olasıkları düşünüp acaba demekten daha yeğ bir durum olabilir...

    Mesele hiçbir zaman Dean, Jess veya Logan değildi, biz hep Rory için izledik o diziyi... rory de güya her zaman mükemmel çocuktu, ama büyümek herkes için sancılı bir süreçtir ve her ne kadar lorelai gibi "mükemmel bir anneye" sahip olsanız da o sancıları çekmeden büyüyemezsiniz.

    Emily her zaman şıktı, onu hiçbir zaman dağınık görmedik, saçının bir teli bile dağılmazdı, ama eşi hastanede olduğu zamanki davranışlarındaki sessiz çaresizliği hepimiz gördük. ağlamadı, ağıtlar yakmadı, ama biz hissettik.

    sabırsızlıkla 25 kasım'ı bekliyorum...

    26 ekim 2016 21:48

    7. netflixin bana kattığı en güzel dizilerden biridir. sıcacık anne-kız ilişkisi, kasaba havası, ilk sevgili... netflix üyeliğim bitince sitelerden izlemeye çalıştım ancak ya görüntü kalitesi kötüydü ya da altyazı uyumsuzluluğu vardı izleyemedim. netflix üyeliğimi yenileyim de izlemeye kaldığım yerden devam edebileyim.

    ayrıca luke'un yerinde bi kahve içşem, olmaz mı ?

    29 ocak 2018 23:07


    8. gilmore girls: a year in the life'dan geliyorum. tek bir yorum yapacağım. rory'e bunları yapan hayat bize neler yapmaz..

    27 mayıs 2018 06:22 27 mayıs 2018 06:23

    9. Yıllar sonra izlemeye kaldığım yerden devam ettiğim dizi.keyifle izliyorum.alexis bledel in şu anki hali beni şok etse de çok tatlı iki güzel anne-kızın sıcak samimi hikayesi

    19 haziran 2019 20:56

    10. ara sıra aklıma geliyor, özlüyorum, eski sevgili gibi bir dizi. kadın oyuncuların ağırlıkta olduğunu görünce umutsuz ev kadınları tarzı bir kadın dizisi zannetmiştim, muhteşem bir aile-komedi-ergenlik dizisiymiş meğer. ilk altı sezonunu 2018'in ocak ve nisan ayları arasında izleyip, son sezonunu üç ay bitirememiştim. amy gidince leş gibi bir senaryo yazmışlardı, zor tahammül etmiştim. dean fazla efendi, jess fazla serseri, logan fazla zengin ve kibirli ama hepsinde sevdiğim yanlar vardı. yalan yok favorim dean'di. rory üçüncü sezonda çocuğu resmen aldattı, hala dean'le çıkarken jess'i öpmesi mektup yazması yanlıştı. sevmiyorsan ayrıl kızım. jess'i sırf bu yüzden sevmedim ama iyi çocuktu bence, o serseri ruhunun içinde ince biri vardı ve geri döndüğü sezon çok sevinmiştim iyi ayar çekti logan'a. emily ilk sezonlarda gayet sevimli bir karakterken son sezonlarda aliye rona'ya döndü. ilk sezonda hastane koridorunda luke'a ''ikiniz de aptalsınız'' diyen (gizlinot: lorelai ile aramızda bişi yok arkadaşız demişti luke) kadın daha sonra (gizlinot: luke ve lor çıktığı zaman) triplere girdi, anlamsız. a year in the life eksikleri olan ama müthiş bir devam serisiydi. reflecting light sahnesi (gizlinot: 4. bölüm düğün sahnesi yani) beni o kadar çok etkilemişti ki bir sene etkisinden çıkamadım. ne zaman reflecting light şarkısını açsam duygulanıyordum neyse ki geçti artık. (gizlinot: richard'ın ölümü,emily'nin yalnızlığı,dizinin bitişi falan duygulandık) ayrıca bu dizideki chris cansu akın'ın kardeşine benziyor. gilmore girls iyidir hoştur ve izlenmelidir bence o ilk iki sezonu izlerkenki duygularımı çok az dizide yaşamışımdır. hala arada diziden replikler aklıma geliyor ''let it snooow'', ilk bölümde luke'la aralarındaki kahve muhabbeti falan. uzun uzun konuşabilirim bu dizi hakkında, ana kız arada beni sinir etseler de iyi ki izlemişim diyorum.

    12 nisan 2020 15:55