yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (10)
    • medya (0)

    1. İlk başta birlikte gelecek planları yapılır sürekli aşk sözcükleri havada uçuşur,asla seni bırakmayacağımlar,hep birlikte olucazlar,iyiki tanışmışızlar,sen olmasan neler yapardımlar,küçük küçük kıskançlıklar,neler neler öyle seversiniz ki kendinizden taviz vermeye başlarsınız artık ve bunu farketmezsiniz

    Ama yavaş yavaş araya bir soğukluk girer,mesaj atmamalar,atınca soğuk çevaplar,küçük şeylerin büyük şeyleri ateşlemesi,sinirlendiğinde size bir sürü laf söylemesi ve sizin daha çok sessiz kalmanız (ben ve soru cevap aparatındaki çoğu kişide bunu gözlemledim) en son küçücük bir şeyden çıkan kavganın seni hiç sevmedimlere kadar gitmesi ve engellemesi...

    El fatiha

    -

    Tekrar başlama duası

    Olanlar için kusura bakmalar,psikoljim bozuktu lafı,sensiz olmazmış çok iyi anladım lafı,biraz konuşalım mı,neden böyle yapıyosun lafı

    Neden yapıyorum ya acaba nedeeeeen?

    4 ocak 2018 23:13

    2. Birkaç ilişkide bu döngü yaşanınca bünyede baya bir moral bozukluğu yapıyor

    Bendeyse Sonunu bildiğim bir şeye başlamamaya evrildi bu olgu. Ama arada tokatlı kumral fıstık Burhan gibi 'bağa bı gız bulun, acil' diye dolanmıyor değilim.

    5 ocak 2018 00:37

    3. kendi ilişkim adına konuşuyorum;

    çoğu şey aynı. ama değişen bir şey var ki; yapılanlar. aynı evde yaşıyoruz çoğu zaman, sanırım sebebi bu (kendimce) çünkü evlendikten sonra değişen erkekler olur ya; ilk zamanlar her akşam sahile iner yürüyüş yapardık (hatta bazen zorla çıkarırdı), sinemaya sık giderdik, sahilde birlikte kötü sesimizle şarkı söylerdik, kitap okuma saati yapardık kısacası şimdikinden çok daha fazla şey yapardık.

    şimdi adamı evden çıkaramıyorum. sahile inelim diyorum, yürüyüş yapalım, tiyatroya gidelim diyorum bi kafede oturup bir şeyler içelim diyorum yok.

    ona da söylüyorum, evlendikten sonra monotonlaşan erkeklere döndün diye, kabul de ediyor ama baktım değişim yok. zorlamıyorum. ama bu duruma üzüldüğümü fark ettiği zamanlarda (birden aklına düşüyor sanırım) bir şeyler yapmak için teklifler sunuyor. tabii ki fırsatı tepmiyorum..

    5 ocak 2018 01:24


    4. 3. yıldan geliyorum. aynı evde yaşıyor veya evlenmiş falan değiliz. ben 22 yaşındayım. biz de ilk girdide ki şeyler olmadı. ilişkimizin başında daha fazla problem yaşıyorduk diyebilirim. zaman geçtikçe hem birbirimize benzedik hem birbirimizin tepkilerini, hoşlanmadığımız şeyleri daha iyi öğrendik ve ona göre davranıyoruz artık. daha iyi anlaşıyoruz ve daha huzurluyuz. beraber büyüdüğümüz içinde olabilir bu belki. (gizlinot: ben o zaman yeterince büyüdüğümü sanıyordum tabii)(gizlinot: yok o iş öyle değilmiş)zaman içinde aşkın yanına arkadaşlık, bağlılık ve gerçek sevgi ekleniyor gerçekten. hala gelecekle alakalı bir çok hayal kuruyoruz, bazılarını gerçekleştirdik, bazıları ilerisi için olabilecek şeyler. hala birbirimize güzel şeyler söylüyoruz durup dururken, hatta mektup yazıyoruz. şiir yolluyoruz, şarkı armağan ediyoruz. bazen yeni tanışmış flörtleşiyor gibi konuşup eğleniyoruz. hala seni seviyorum demeden uyumuyoruz. saygı ve sevgi oldukça güzel oluyor. tabii evlenince kısmını bilemem, yaşarsam yazarım size yine burdan. biraz ayrıntılı yazdım çünkü aşka inancını kaybetmiş kadın görmek beni üzer, öptüm.

    5 ocak 2018 01:50

    5. İlk zamanlarından bir haftayı tekrar yaşamak için ilerleyen zamanların hepsini verebilirim.

    5 ocak 2018 23:07

    6. ilk başta herkes nabza göre şerbet verir. karşısındaki nasıl birini görmek istiyorsa, o insana bürünmeye çalışır. kimisi bunu bilinçsizce yaparken, kimisi taktik adı altında bilerek yapar.

    ama zamanla birbirine alışınca herkes özüne dönmeye başlar. yorulmuş, bıkmış ya da sıkılmıştır çünkü olmadığı gibi görünmekten.

    mesela eline çalmadığı sürece telefonunu almayan bir adam, ilişkisi başladığında her dakika mesaj atan adama dönüşür. cicim ayı bunu gerektirir çünkü. kadının kalbine giden yol bu sanar. zamanla aramaz sormaz, mesajlara saatler sonra döner olur. bu sorun olmaya başlar ilişkide. kadın değişmekle suçlar adamı ama aslında o özüne dönmüştür.

    yaşadığım ilişkilerden anladığım ve gördüğüm bu benim. insanlar değişmiyor, sadece şartlar değişiyor. şartlara göre davranınca da ilişkilerde mutlaka sorun çıkıyor. kendime sözüm var. artık tanıştığım insanlara şartlar ne olursa olsun kendimi ve beklentilerimi açıkça anlatmaya çalışacağım. sanırım sağlıklı ilişkiler yürütebilen insanların sırrı bu.

    6 ocak 2018 22:04

    7. Ben 3,5 yıllık ilişkimin ilk aylarında minnoş bir ev kedisiydim arkadaşlar. Kolay değil 2-3 yıldır flört dışında sevgilim yoktu ve artık sabrettim oldu kısmına geçmek istiyordum. Uysal, narin, vur enseye al lokmasını bir kızdım. Sevgilimin kalabalık arkadaş grubundaki leş arkadaşlarıyla bile minnoş minnoş takılıyordum. Şimdi adeta sahneye çıkmayacaksın diyen deniz'e karşı ortalığı yıkıp döken, arkadan koşup deniz'in sırtına atlayan bir duru'yum. istemediğim bir şey olduğunda direkt basıyorum yaygarayı. Bitti cicim ayları.

    Sevgilim o zamanlar nasılsa hala öyle. Bu adamın yapımında emeği geçen müstakbel tatlı mı tatlı, sevecen mi sevecen kayınvalidemin ve kayınbabamın ellerinden öper teşekkürlerimi sunarım. Olmasaydınız olmazdık.

    6 ocak 2018 23:35


    8. binlerce kez ilerleyen zamanları seçerim.

    ilk zamanlarda her gece sabahlara kadar kavga ederdik biz. bu ilişkiyi o şartlar altında nasıl devam ettirdik hiç bir fikrim yok (gizlinot: swh).

    aşık olmuştuk ama hiç anlamıyorduk işte birbirimizi. benim kırıldığım şeyleri anlamadığı için o yapıyordu, her şey naif ilerler sandığım için ben anlatamıyordum, onun beklediği şeyleri de ben anlamıyordum. birbirimizden beklediğimiz şeyler belirsizdi, huylarımıza aşina değildik. hatta kendi tepkilerimizi, olaylara kendi yaklaşımımızı bile zamanla çözdük sanırım. sürekli bir kavga dönüyordu ortada. ben zamanla rahatsız olduğum şeyi yok sayamadığımı, sakinleşip sonra konuşayımın bana yarar getirmediğini çözdüm. şimdi sevgilim ses tonumdan ne olduğunu anlıyor, ben onun bi lafından olayı çözüyorum. kavgalarımız azaldı, birbirimizden beklediğimiz şeyleri anlar hale geldik. dolayısıyla keyifli anlarımızda arttı. daha çok ortak keyif aldığımız şeyler yapıyoruz artık.

    tanımak huzuru da getiriyor bana. onun huylarını bilmek, benim huylarımı bilmesi. başka kimsenin fark edemeyeceği o ses tonumdaki minicik değişimden ne olduğunu anlaması öyle hoşuma gidiyor ki.

    elbette zamanla kaybetme korkusu azalıyor, insan rahatlıyor karşısındakine karşı. ama bana kalırsa bu karşındakine kendini daha rahat açmanı da sağlıyor.

    biriken anılar var sonra. bir sürü yeri birlikte gezdik biz, ilk çadırımızı beraber aldık, ilk uzun seyahatlerimizi birlikte yaptık, ilk kez gökyüzünü o kadar net birlikte gördük. birlikte bir sürü yeni dizi izledik, birlikte yeni şeyler öğrendik. bunların hepsinin getirdiği gülümsemeyi, yakınlığı ilk zamanların heyecanına tercih etmem sanırım.

    6 ocak 2018 23:58

    9. İlk 3 senesini uzak yaşadığımız, (gizlinot: Ankara-istanbul) son 5 senesini ise aynı evde devam ettirdiğimiz toplamda 8 yılı devirdiğimiz ilişkimizde olan farklardır.

    İlk 3 sene uçak bileti, final haftası, iptal olan ders, yol, özlemek, içmek, anksiyete şeklinde devam eden mevzular hayatımı bitmek bilmeyen bir sancıya dönüştürdü. İlk kez gerçekten aşık olduğunu anlayıp çok sevince uzak olmak katlanılmaz oluyor. Özlem ruhumu emiyordu ve resmen "tam" hissetmiyordum.

    Buluşunca seks seks seks, içki, dizi, yemek, gezmek, gelecek planı yapmak ve hop gitme zamanı...

    5 sene önce benim de okulum bitti ve planladığımız gibi (gizlinot: Teşekkürler güzel tanrım) ben İstanbul'a taşındım. Ev tuttuk, beraber yaşamaya başladık. Asla unutmam, beraber, evimizde kaldığımız ilk gece ne yapacağımızı şaşırıp kitap okumaya çalışmıştık. (gizlinot: Tabii ki okuyamadık)

    Şu an üzerimizde evin sorumluluğu, hayat standardımızı yükseltme derdi, (gizlinot: Maddiden çok manevi) barınaktan sahiplendiğimiz evladımız, ilerleyen yaş elbette ilk zamanlardaki gibi "anlık" yaşama olanağı vermiyor ve itiraf edeyim tavşan gibi sevişmeyi de bıraktık. Birbirimizi hiç tanımıyormuşuz, tanıdık. En yakın arkadaşım, sırdaşım, yoldaşım oldu; bir ömrü, aynı evi, aynı geleceği paylaşıyoruz daha ne olsun? Emek emek bir sevgi inşa ettik ve bu yüzden çok kıymetli bizim için. Dünya bir yana, o bir yana... Bunun yanında bir şey geldi başımıza: alışkanlık! Yalnız uyuyamaz oldum, öyle acayip bir şey... özlemim beraber olunca azalır diyordum, üzerine bir de alışkanlık eklendi, işten çıkalım da buluşalım diye bekliyorum.

    İlk zamanları zor, meşakkatli, bol sınavlı, çok serseri serbest stili geçse de ilerleyen zamanların temelini atmışız da haberimiz olmamış.

    Aşk, emek harcamadan asla aşk değil!

    7 ocak 2018 07:21

    10. ilk zamanları sevmek ve seçmek için fazla güvensiz bir insanım çünkü karşındaki insanı tam olarak tanıyamıyorsun, seninle birlikteyken başkalarıyla bir şeyler döndürüyor mu bilmiyorsun, yalancı mı yoksa dolandırıcı mı bilmiyorsun vs (gizlinot: biraz abarttım galiba dfgfdg)

    bu yüzden ilişkinin ilerleyen zamanları daha hoş ve güzel geliyor bana çünkü sevgilini farklı ortamlarda tanıma şansı yakalıyorsun, belki yoldan geçerken bir köpeğe üzüldüğü için ona yemek alıp gelmesini izliyorsun belki de ailesinin yanında şımardığını görüyorsun. zaman ilerledikçe hem anılar birikiyor hem de birbirine uyum sağlıyorsun. bence doğru insanlaysanız uzadıkça güzelleşiyor. en azından ben böyle düşünüyorum.

    ha tabi ilk zamanların "ben seninle ilgili hiçbir şeyi unutmuyorum" durumları falan güzel oluyor ama yine de bir insanı sıfırdan tanımak falan biraz yorucu, üşeniyorum galiba buna.

    25 aralık 2019 13:37