sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (19)
  • medya (2)

1. kapitalizm balığa çıktığında yem olarak kadını kullanır.

Bugün ne yaptığını anlatayım sana.

Önce takip ettiğin bloggerların paylaştığı makyaj videolarını izledin. O sana "Bak, bu son fondöten yüzde pul pul olmuyor, bebeksi bir yüzün oluyor, kadife bir ten için yarı mat bitiş sunuyor, kesinlikle öneriyorum, sivilce de yapmadı" dedikten sonra, onun önerdiği fondötenin adını aklına kazıdın.

sonra takip ettiğin moda trendleri sayfasında "bu sene kesinlikle yılın rengi bebe mavisi ile şeker pembesi kızlar. bebe mavisi bir elbise ve lilaya yakın renklerde pastel bir mantoyu gardrobunuza koymanız şart." önerisini okudun.

aklına takıldı, markafoni'ye baktın. aman tanrım, ayakkabılarda feci indirim var. zaten ihtiyacın da vardı. şu çanta da son aldığın elbiseyle beraber öyle güzel kombin olur ki...

ardından gündelik diğer işler ve ihtiyaçlarını hallettikten sonra, aynaya baktın. burnun biraz eğri sanki. saçların sönük. yeni sivilce de çıkmış yüzünde. vermek istediğin o 3-5 kiloyu da vermek bir yana, basenlerin şişip göbeğinde katlı katlı bir görüntü mü var ne? off spora yazılman lazım, hem de yaz gelmeden!

kendini iyi hissetmek için bir makyaj yaptın, üzerine bir şeyler geçirip dışarı çıktın. keyfini yerine getirmek için tek bir şey var aklında: alışveriş! ee, bunu hak ettin. kendini şımartman lazım biraz. üstelik bir de kahve içersin üzerine, olması gerekenden pahalı kahveni yudumlarken de son model telefonundan nette olup bitene bakarsın arada, mis...

her yerde indirim var! mağazada gördüğün montun üzerindeki etikette 300tl'nin üzerine bir çizik atılmış, yeni fiyat 220tl! Gerçi geçen hafta aynı montun üzerindeki fiyat 200 müydü ne? yok yok, yanlış hatırlıyorsundur. üstelik o monta ihtiyacın var! eski montunun modası geçti, üstelik bu renkte bir montun da yok.

hazır kendini şımartma modundayken, bir de dergi aldın öylesine. içi boş bir dergi, bir kadın dergisi. sana bu hayatta kullanmaya değer hiçbir şey öğretmeyecek, aksine seni kendi vücudundan nefret ettirecek bir dergi. sayfalarını karıştırdıkça photoshop işlemi görmüş bedenlerin kusursuzluğuyla kahroluyor, sende aynı fizikten olmadığı için çok kıskanıyorsun. belki de bugün kendini olması gerekenden fazla şımarttın, o son waffle'ı yemese miydin, neydin?

eve mutsuz dönüyorsun, günah işlemiş gibi. bu günahı telafi etmek için tahta tadında bisküviler ve yeşil çaylar aldın marketten. odana girip satın aldıklarını yatağın üzerine serince bu keyifsizliğin yok oluyor. yeni cicilerini hemen deniyorsun üzerinde, çok da yakıştı hani. hevesini aldığın için dolaba kaldırılıp iki üç seferden fazla giyilmeyecek ürünlere yenilerini ekledin ama olsun, bunu hak ettin.

sonra internette geziniyorsun biraz daha. gratis'te indirim varmış, kesinlikle almam lazım o far renginden, gözlerime çok yakışır. aa, bak şu blogger şu şampuanı övmüş, saçları güzelleşmiş, muhakkak denemem lazım. ayy bayıldım şu kombine, yeşil ile mor rengi ne güzel yakıştırmış. bende yeşil bir etek vardı, bir de mor bluz alayım en kısa zamanda. aa yeni diyet önerisi, kesinlikle işe yarıyormuş.

Merhaba, ben kapitalizm.

Küçük kızlarınızı barbie bebeklerle büyüttüm. büyüdüklerinde estetik operasyon isteyecek kadar özgüvenlerini sarstım.

mankenlerin kendilerinin bile sahip olamadığı sahte vücutlara ulaşmanızı talep ettim sizden. yeteri kadar zayıf, yeteri kadar büyük göğüslü, yeteri kadar beyaz tenli, yeteri kadar ince belli ve uzun bacaklı değilseniz; kendi bedeninizden nefret etmeniz için eğittim sizi.

mükemmel değilseniz, çirkinsiniz benim gözümde.

Sonra "şımart kendini" deyip ihtiyacınız olmayan ürünlere saldırttım sizi. son çıkan fondöteni, yeni moda olan rengi, bu sefer yeni formül kullanılan şampuanı aldırttım size. "bir kereden bir şey olmaz" diye fast food yedirdim, ardından kendinizi kötü hissetmenizi sağlayıp spor salonlarında fazla yağlarınızdan kurtulmak için koşu bandının üzerinde koşturttum sizi. ünlülerin incecik fiziklerini gösterip "onlar başardı, sen niye başaramıyorsun?" diye depresyona soktum sizi, dünyada her yıl binlerce çocuk açlıktan ölürken.

dergilerde "seksi hisset", "erkeğini baştan çıkarmanın yolu" gibi taktikler verdim size; böylelikle erkeğinizi zekanızla değil, vücudunuzla etkilemenin daha makul olduğunu düşünüyorsunuz.

dolabı tıklım tıkış giysi dolu olan bir kadına "giyecek hiçbir şeyim yok" dedirttim. küçücük bir fara 100tl vermelerini fısıldadım kulaklarına. erkeğini elinden kaçırmaması için daha büyük göğüslü olması gerektiğine inandırdım. yaşlanmanın çirkinleşmek olduğunu empoze ettim, bir cilt kremine bir servet ödemenin normal olduğunu anlattım.

görünüş her şeydir! lütfen görünüşe önem vermeye devam edin. lütfen satın almaya, para harcamaya devam edin. lütfen ihtiyacınız olmayan şeyleri alın ve kredi kartı borcunuzu kapatmak için her ay para yatırmaya devam edin bankaya.

lütfen o son çıkan ruj rengini de deneyin, bu kez cidden o dergideki mankenin dudakları gibi görünecek dudaklarınız. lütfen lütfen lütfen, devam edin. etrafınızdaki insanları görünüşleriyle yargılamaya, giyimlerini incelemeye, ucuzcudan aldıkları ürünleri küçümsemeye, kısacası kendinizi olmadığınız şımarık hollywood ünlüleri gibi hissetmek için kibirli bir şekilde yaşamaya devam edin. "Mac'ten aldığım rujla aşk yaşıyoruz" deyin, aşk bu kadar basit bir kelimeymişcesine.

merhaba, ben kapitalizm. siz kendinizi aynada beğenmedikçe, siz kendinizi çirkin hissettikçe, siz güzel hissetmek için alışveriş yaptıkça sömürüyorum sizi.

haydi, "şımart kendini".

1 şubat 2014 22:21

2. bir allığa 200 tl veren kadının da, çocuğuna harçlık verirken yarını düşünmesi gereken kadının da farkında olduğu ama farklı koşullarda oldukları için farklı yorumladıkları sistem. karşıt görüşlü olan komünist ve sosyalistlerin mal varlığına kavuşmalarıyla kapitaliste dönüştüğü bir dünyada suçlu sistemler değil insanın ta kendisidir.

18 mart 2014 21:19

3. son zamanlarda ülke ve dünyadaki gündem, kişisel endişeler nedeniyle baygınlık getiren sistemdir. allah belasını versin bunun dostlar. dünyayı, kırk milleti yedi doymadı.

18 mart 2014 22:57

4. indirim mantığının atasıdır.fiyat neden iner.neden inmek zorunda.nasıl inebiliyor.madem inebiliyor neden o fiyattan alınamıyor.ve neden biz bir kazak 100 den 10 a düşünce seviniyoruz.normali buymuş gibi zihniyet.çark tersten işler insanlarda terse uymak zorunda kalır.

23 mart 2014 06:23

5. kapitalizmin on emri:

1-Tüketeceksin:

Dün tüketimin birse bugün iki, yarın da beş olmalı. Tüket tüketebildiğin kadar. Mesela bir elektronik cihazın bozuldu mu, tamir ettirme, at ve yenisini al. Üretmiyorsan bile gene tüket

2-Borçlanacaksın:

Borçtan korkma. Paran mı yok? Kredi kartı verelim. Kefil mefil istemiyoruz, gelirin var mı yok mu ona da bakmıyoruz.

Daha çok paraya ihtiyacın var ama etraftan borç bulamıyor musun? Dert ettiğin şeye bak, üzme kendini; çünkü bizde kredin hazır. T.C kimlik numaranı yaz, … nolu telefona gönder, hemen kredini çek ve cebine koy.

Kredi kartı ve tüketici kredi borcun mu var? Biz ödeyelim; sen de bize 60 aya varan vade ile ödeme yap. Yani borcu borçla öde.

Beyaz eşya, araba ya da ev almak istiyorsun ama nakitin mi yok? Taksit yapalım. Taksidi de mi ödeyemeyecek durumdasın? Onun da çaresi bizde: 2 ya da 4 ay taksit erteleme imkanı verelim. Bu da mı olmaz? Öyleyse şimdi al seneye ödemeye başla

Yakında "şimdi al, öldükten sonra öde!" kampanyası başlatırlarsa şaşırmayın. Bu kadarı da olmaz mı diyorsunuz? Olur, olur bal gibi olur. Siz dedelerinizin borcunu ödemediniz, ama bu sistem sizin borcunuzu torunlarınıza ödettirecektir.

"Borç yiğidin kamçısıdır" yutturmacası toplumdaki itibarlı kişilere söylettirilerek yeni yeni tuzaklar hazırlanıyor. Halbuki "borç kapitalizmin kölelerine vurduğu bir pranga"dır.

3-İhtiyaçlarını artıracaksın:

Dün evinde bir televizyonun bile yokken bugün odalara bile yerleştirmişsin. Ama yetmez! Tuvalete de bir tane koymalısın. Günde birkaç dakikanı geçirdiğin bu yerde de TV izlemelisin. Hem böylelikle "bilmem kimin aklı ya kaçarken ya da s….ken gelirmiş" deyişine karşı da tedbir alınmak isteniyor.

Yani "sen aklını sakın ola ki kullanma, biz senin yerine o işi de yaparız" deniliyor.

Ailenizdeki herkesin birer tane cep telefonu var mı? Yok mu? Ayıp, ayıp; hele bu devirde çok ayıp. Derhal bu ayıbı sonlandırmalı ve herkese birer telefon almalısınız.

Peki, siz hâlâ evdeki bilgisayarı dört kişi ortaklaşa mı kullanıyorsunuz? Bu daha da ayıp

4-Örgütlenmeyeceksin:

Örgütlenme ancak kapitalizmin izin verdiği ölçüde ve yandaş kurluşlarda yapılabilir. Kapitalizmin denetimi dışındaki sivil toplum örgütleri yaşama hakkına sahip değillerdir. Yanınılıp şaşıp bunlara üye oldu isen yandın gitti. Ya üyeliğini sonlandıracaksın ya da işinden olacaksın. Bizden uyarması.

Sana baskı yapmıyoruz, ama senin özgür iradeni kullanarak doğru tercihi yapacağına inanıyoruz!

5-Demokrasi havarisi olacaksın:

Demokrasi, özgürlük kavramlarını ağzından düşürmeyeceksin; ama uygulamada faşizmi bile mumla aratacaksın.

6-Bireyselliği ön plâna çıkaracaksın:

Milli, üniter devlet anlayışı ilkelliktir. Bireye önem veren, bireyi ön plâna çıkaran fedaratif yapı esaa alınmalı ve uygulanmalıdır. Dünyadaki devlet sayısı yüzlerle değil binlerle ifade edilmelidir. Büyük devletler büyük lokmadır, adamın boğazına takılır; yani sömürmek biraz zordur. Ufacıklar ise kolay yutulan zevkli lokmalar gibidir.

7-Zamanını boş işlerle harcayacaksın:

Zamanın bol, harca harca bitmez. Bu konuda kitle iletişim araçlarıyla sana yardımcı olabiliriz. Mesela çöpçatanlık işi yapan ya da gerilimden başka seyirciye hiçbir şey kazandırmayan yarışma programlarının TV'lerdeki sayısını artırabiliriz. Bunlar hoşunuza gitmezse sır dolu yani gizemli olayları anlatan; ya da başları, ortaları ve hatta sonları birbirinin aynı olan uyduruk dizilerimizi izleyebilirsiniz. Ya internete ne dersiniz? Bırakın saatleri, günleri; yıllarca zamanınızı harcıyabileceğiniz şeylerle dolu.

8-Globalleşmeyi savunacaksın:

Dünyaya entegre olmak gerek. İçine kapanamazsın. Senin, benim, memleketimin şirketi ya da bankası artık yok. Devletçi anlayış bitmiştir. O nedenle özelleştirme yapmalıyız ve varımızı yoğumuzu yabancılara yok pahasına satmalıyız. Sadece şirket değil yabancılara ev ve toprak da satmalıyız. Gücün yetiyorsa yani paran varsa sen de git ve yabancı ülkelerden şirket, ev veya toprak satın al. Nahh, alırsın da, gene de bir dene şansını!

9-Sermayenin kölesi olacaksın:

Sermayenin dini, milleti yoktur. Küresel sermaye en büyük güçtür. Senin de bu güç karşısında eğilmekten hatta onun kölesi olmaktan başka yapabileceğin bir şey yoktur. Eğer sadık bir köle olursan, küresel efendi belki de senin bu sadakatini ödüllendirebilir. Ödüllendirilebilme ümidini hiç yitirme, çünkü ömrünün sonuna kadar bu ümit havucunu yakalayabilme hayali ile avunacaksın.

10-Düşünmeyeceksin:

Çünkü ne demişler:

"Fazla düşünme kafana kötü fikirler üşüşür,

Büyüklerimiz her şeyi bizden iyi düşünür."

Senin için en iyisini düşünen; sermaye ve makam sahibi binlerce belki de on binlerce peygamber var. Sen sadece biat et yeter. Gerisine karışma, çünkü düşünmek senin harcın değil!

4 mayıs 2014 13:34

6. zirveye ulaştığı sektörlerden biri de bakım ve makyaj sektörüdür. youtube'daki makyaj koleksiyonu videolarına bakmak bunu görmek için yeterlidir ya da günlük bakım rutinim videolarındaki onlarca ürüne.

5 mayıs 2014 10:23 6 ağustos 2014 00:09

7. soma'daki maden kazasının özet sebebi.

19 mayıs 2014 23:10

8. adam smith aklıma geliyor. ve okulun tuvaletinde, adam smithin görünmez eline dikkat kızlar yazısı. hakketten bu görünmez el yada eller kim. çeksinler bu ellerini. kapitalizmin boyunduruğundan kurtulmak için sürekli geliştirmemiz gerekiyor kendimizi. bu ellere muhtaç olmamalı. yani ülkeden petrol çıkıyorsa bunu dingiltere çıkarmamalı. ihtiyaçlarımızı başkaları belirlememli. bir markete girdiğimizde ihtiyacımız olanı unutup olmayanları toplamamalı.. çalışmak ibadetse kapitalizme kurban edilmemeli. emeğe yazık.

28 temmuz 2014 22:58

9. Not: komünizmi savunmak için değil bilgilendirmek amaçlıdır.

Herseyden önce komünizm, arkadaş herkes her şartta eşit sen eşek gibi çalış ama ben yan gelip yatayım aynı parayı alalım demez. Komünizm sınıfsız parasız ve devletsiz bir toplumsal düzendir. Bütün bireyler çalışmasının karşılığında hakettiğini alır. Yani bu durumda bir fabrikada asgari ücretle 12saat işçi çalıştırıp onu sömürerek kazandığın parayla gittiğin restorantta aynı parayı garsona bahşiş diye bırakamazsın. Fabrika orda çalışanlarındır üretim ortak yapılır en az bir işçi kadar babadan zengin züppe gencimiz de çalışmak zorundadır. Komünizm insanları yatanlar ve çalışanlar olarak ayırmadığı için herkese iş bölümü yaptığı için çalışma sürelerini minimuma indirmeyi ve insanlara sosyal yaşam alanı yaratmayı amaçlar. Insanı temel ihtiyaçları çerçevesinde ele alır. Evler arabalar cep telefonları insanların birbirine hava atacağı halden çıkarılır. Böylece aç gözlülük yapıp hep bana diyemezsin. Evet eğer hala evi olmayan varsa sana ikinci evi vermem der. Eleştirilen noktası çoğunlukla budur, para kazanıyorsam herşeyin ikincisini almak hakkım diyebilirsiniz ama zaten para diye bir kavram olmadığında mülkiyetinde anlamı yoktur. Insanı en basit halinde düşünürseniz yemek, korunma, barınma, bedava sağlık, bedava okul, bedava elektrik, bedava su , bedava yol..... Bütün ihtiyaçlarınız karşılanıyorsa toplumda bir kaos yoksa herkes birbirini rengine dinine diline bakmadan insan olarak kabul ediyorsa zaten hep bana duygunuz kalmaz.

Ha burdan kapitalizme geçersem kapitalizm tam anlamıyla şu an içinde bulunduğumuz noktadır. Biri niye benim iPhone 5 im var 6 çıkmış diye ağlarken milyonlar açlıktan ölür kimsenin ruhu duymaz. Biri ben Christian Louboutin giycem derken biri o ayakkabının ham maddesi için deri tabakhanesinde canını verir üç kuruşa. Biri ev yapar süper lüks, ne ağaçlar katledilmiş kimlerin cebi dolmuş kaç işçi iş güvenliği olmadığı için hayatını kaybetmiş bakmazsın düşünmezsin ikinci evimizi burdan alalım dersin. Allah daha çok versin kimsenin gözü yok da kefenin de cebi yok be arkadaş. Bu dünya iki gün sonra senin çocuğuna kalacak. Ona mirasın 3+1 değil insanlık olsun.

Not 2: komünizm hali hazırda sadece ütopiktir. Hiç bir devlette uygulanamamıştır çünkü komünizmde devlet yoktur. O örnek verilen devletler ağır sosyalizmle yönetilmeye çalışılmış ama kapitalizme direnememiştir.

29 temmuz 2014 02:15 ed.29 temmuz 2014 09:10

10. insan neden kötüdür sorusuna cevap vermeden savunulmaması gereken sistem. insan bu sistemin yarattığı çıkar ilişkileri sonucu kötüleşir. bir bebek ne kadar kötü olabilir, okula başlayıp sınavlar rekabet diğerini geçme üzerine yaşamaya başladığında, hayatta parası olanın kazandığı çarkların içinde ezildiğinde kapitalizm gösterir acı yüzünü size. mangoya fason üretim kıyafet diken tekstilci bir kızın o mangodan hiç giyinemeyeceğini bilmektir kapitalizm. Ve kapitalizm her daim bir el değiştirme sanatıdır, kendini yeniler, sürekli birilerini çıkarıp diğerlerini çeker dibe. umarım bu başlık altında kapitalizmi öven arkadaşlar kapitalist sistemin çarklarında yoksul kalmazlar. kalırlarsa eğer bir gün hatırlasınlar buraya yazdıklarını.

31 temmuz 2014 01:15