yeni
popüler
    güncel
    popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    • girdiler (9422)
    • medya (326)

    7. Yaşadığımı düşündüğüm, kendimi etiketlememeye çalıştığım ama bunu bir türlü başaramadığım durum. Şu günlerde daha az yükleniyorum kendime öfkem tamamıyla biz kadınları kendi bedenine düşman eden, kendi bedenine yabancılaştıran sisteme. Çocukluğumdan beri nerden öğrendiğim vajinaya herhangi bir şey girdiğinde bunun imkansız, çok acılı bir durum olduğu. Nerden öğrendim bilmiyorum. Ama cinsel organım nasıl, nereden idrar yapıp nereden haz alıyorum. Nerden regl oluyorum? Nerden birleşiliyor ? Bunu hiç öğrenmedim. Bu öğretilmedi. Yok sayılan bir organdan bahsediyorum. Çok baskıcı bir ailede de büyümedim. Ki neye göre kime göre ? Ebeveynlerin görevi çocuklarına rehberlik etmek değil midir? Çocukken ilk öğrendiğimiz gözümüz yanağımız dilimiz nerde iken cinsel organımıza yokmuş muamelesi yapılması ne kadar baskıcı değil tartışılır. İçimi dökmem lazım. Evli değilim. Yıllar önceki bir ilişkimde erkek arkadaşım çok kısa sürede birleşmek istediğini ifade etti. Hazır değildim bunu dile getirdiğim için ben Kezban, tutucu vs oldum. Bu etiketlemelerle birlikte kendimin ne istediğine bakmadan olalım dedim ve olmadı. Yaklaşık bir sene bir duvar hissettim. Yapamadım. İlişkide türlü hakaretlere maruz kaldım ve karşıdakinin buna hakkının olmadığının bile farkında değildim. İlişki bitti. Psikoterapi seanslarına başladım. Tek başına Türkiye'de bekar bir kadın olarak vajinismus muyum? Sorusuyla devam ettim yoluma. Hep değilsin cevabını aldım. Bu bir çift problemidir. En son süreçte terapistim kendimi tanımam adına cinsel organ kontrolü yapmamı istedi, ayna ile. Önce kendimizi tanımamız gerektiğine vurgu yaptı. Şu yaşımda bu kontrolü yaparken vajina girişim neresi onu bulamadım. Sonra maket üzerinden tanıdım sonra tekrar kontrol. Daha az etiketsiz, daha kendimi tanıyarak ilerliyorum. Şu anki erkek arkadaşımla çok daha kapsayıcı, şefkatli bir ilişkim var. Özgürce sevişebiliyorum. Hani birleşmeyecek miyiz baskısı olmadan. Yine denedik. Yine olmadı. Her olmadığında yine kendimi etiketlemeye kalktım, sevgilim o etiketlerden kurtardı beni. Daha şefkatli daha anlayışlı geldi. Hala canım yanıyor, hala hazır değilim, hala kafamda oturmuş yanlış inanışlar var. Ama bu geçecek biliyorum. Kendimi tanıyarak, kendimden cinselliğimden korkmayarak, tü kaka saymayarak geçecek. Zamanla ve sabırla. Neden yazdım bunları? Ben bu süreçte o kadar yalnız, yapayalnız ve bir tek ben böyleymişim gibi hissettim ki. Aynı problemle baş başa olan hemcinslerimin belki okuyunca yalnız olmadıklarını hissetmeleri için. 

    dün 08:27

    6. çikolata parçacıklı her şeye bayılan biri olarak hemen denedim, maalesef yenecek gibi değil tadı aşırı yapay. vanilinli yazıyor ama resmen aynı markanın şu keklere koyduğumuz şekerli vanilinini koymuşlar onu yiyormuşsunuz gibi. benden geçer not alamadı.

    dün 01:00

    2. Neden başladım bilmiyorum. Ya da hangi nedenden demek daha doğru olabilir. Belki anksiyeteme faydası olur diye, belki yaratım meditasyonu yaparak bir umuda tutunurum diye, belki kendi dünyamdan uzaklaşmak için belki de iyi birşeyler yapmak işe yarar olmak düşüncesinden kaynaklı. Belki de hepsi. Çünkü bu konular bende işe yarayan kısımlardı. Anksiyete atakları, yaraları, panik ataklar geçti diyebilirim (bunun için özel çalışmalar yapıyorum belirtmek gerek), bir umuda tutundum çünkü maneviyatımı yitirmiş hayattan ve insan organizmasından nefret eder bir haldeydim, hala hep aynı güne uyanmak ve bunun benim hayatımda pek de iyi olmaması düşüncesini üzerimden atamadığım için günde yaşantımdan iki saat çalmak bana dayanma dirayeti verdi, diğer yandan kendim için iyi birşey yaptım hayata daha çok katılıyorum pandemide olabildiği kadar ama derbeder görüntüm kayboldu ve yanısıra toparlanmama bağladığım cilt güzelliğim cabası.

    Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir insanın, başak sayan'ın şu milletin epey bir para bayıldığı eğitimi instagramdan vermeye karar verdiğinin haberiyle başladım, genellikle onun youtube da bulunan yaratım meditasyonunu ve birkaç günde bir çektiği igtv videolarının sonundaki meditasyonu yapıyorum, bazen canım başka şeyler istediğinde bir doğa sesi eşliğinde kendimce bişeyler yapıyorum. Genelde başarılı oluyorum ve bedenini terketme hissini çok seviyorum. Başlamak zor, herşeyde ve her konuda olduğu gibi fakat büyük sorumlulukları olan insanlar bilir ne kadar zor olursa olsun yapman gerekenler vardır, bu meseleyi de o kategoriye koyarak kaçar nokta bırakmıyorum kendime.

    Velhasılkelam, düşünüyorsanız harekete geçin! Başka zaman üşenirsiniz.

    14 mayıs 20:43


    1. Süslüler meditasyon deneyimlerimiz, bize iyi gelenler, öneriler ve zorlandığımız alanları bu başlıkta konuşabiliriz. 

    Meditasyona başlamak ilk adımda zor ve sıkıcı gelebiliyor. Meditasyona başladıktan bu yana sizin için bu süreç nasıl geçiyor? 

    Kendi deneyimlerimden başlayayım. Spor yapmıyorum ve 1 senedir evden çalışıyorum. Bedenim hareketsiz kaldıkça kendimi sıkıntılı hissediyorum. Bu yüzden yogaya başladım. Daha sonra hem ilgi duyduğum icin hem kendime iyi geleceğini düşündüğüm icin bir uygulamada yönlendirmeli meditasyonlar buldum ve meditasyona bu şekilde başladım. İlk başta odaklanma problemi yaşıyordum daha sonra yönlendirmeleri beklemeyi basardım. Sanırım en önemli şey minik adımlarla başlamak. Günde 1 dakikalık bir aktivite kendine dönüş veya nefesine dönüş çok iyi geliyor. Daha sonra fark etmeden gün içinde kendiliğinden bu pratikleri yaparken buldum kendimi. Bu ısın uzmanı değilim veya eğitimini almadım ancak meditasyon yapan kişilerin deneyimlerini dinlemek beni hem besliyor hem de keyif veriyor. Bu sayede bu başlığı açmış bulundum. Buyrun sohbete :)

    14 mayıs 17:43

    1. https://instagram.com/studio.canli?igshid=1uff7uj9h0yj6

     Bu uygulama özelinde isteyen süslülere 16 Mayıs’a kadar ücretsiz abonelik hediyesi verebiliyorum. Ben çok memnun kaldım. Herkese tavsiye ederim. İlgilenenler dm :)

    13 mayıs 11:55

    1. alerji için tek efektif tedavi yöntemi. aynı zamanda önümüzdeki sonbahar başlamayı düşündüğüm süreç. bu yüzden kendi deneyimlerimi paylaşmak ve aynı süreci düşünen süslüleri bilgilendirmek için bu ukteyi dolduruyorum.

    alerjisi ileri düzey seyreden alerji hastaları bilir ki hayat kalitesini alerji kadar düşüren çok az şey var. tüm yıl boyunca ayda birkaç günüm alerji yüzünden zehir olurken havalar ısınmaya başladığından beri her sabah hapşırarak uyanıyorum ve güneş batana kadar da aynı şekilde devam ediyor. bazı günler yataktan çıkamıyorum, gözlerimi açık tutmakta bile zorlanıyorum. ayrıca alerjimi tetikleyen bir dünya alerjen olduğu için (bkz toz, bazı bitkiler, kedi köpek kuş tüyü ve daha bir sürü şey) evimden ya da çevremden onları uzak tutma gibi bir şansım da yok. vücudum bu alerjenlere karşı solunum yoluyla tepki gösterdiği için alerji hapları ve burun spreyleri kullanmam gerekiyor ve burun spreylerinin uzun vadeli kullanımı güvenli değil, alerji hapları da insanı inanılmaz mayıştırıp tüm günü mahvediyor. ayrıca bildiğiniz gibi bu tür tedavi yöntemleri alerjiyi tedavi etmiyor, yalnızca belirtileri baskılıyorlar. geçen yaz neredeyse 1 ay aralıksız alerjim tutunca artık dayanamayıp bu tedavi yöntemini araştırdım ve yaşadığım ilde uygulayan bir doktor buldum. şu andan itibaren gittiğim doktor özelinde konuşacağım çünkü aşıdan önceki süreçte her doktor aynı yöntemleri mi uyguluyor bilmiyorum, hatta tedavi süresi ve şekli de alerji düzeyinize göre değişkenlik gösteriyor olabilir.

    ilk muayenemden hemen önce bana alerji semptomlarından ve sigara kullanma, diğer bağlantılı olabilecek hastalıklar gibi birçok sorudan oluşan bir form verildi ve muayeneye girmeden doldurdum. muayenede bunlar üzerine daha detaylı konuştuktan sonra bana yeni bir tablo verildi, bu tabloda da her güne ayrılan bölümde o günkü hapşırık,astım,geniz akıntısı gibi semptomları 0-1-2-3 şeklinde derecelendirmem istendi. bu tabloyu 1 hafta boyunca doldurduktan sonra deri üzerinden alerji testi yapılacağı için doktorum bu sırada hiçbir alerji hapı kullanmamamı, sadece hapşırığım için burun spreyi kullanmamı söyledi. (gizlinot: sanırım birkaç farklı test yöntemi daha var ama onları bilmiyorum.) daha sonra test günü iki kolumun da baştan aşağı her yerine, uçları çeşitli alerjenlere batırılmış minik çubuğumsu aletler batırıldı ve hepsinin üstüne numaraları yazıldıktan sonra sanırım 1 saat kadar bekledim ve doktorum derimin reaksiyon gösterdiği tüm alerjenlerin hem numaralarını, hem de tepkinin şiddetini ölçmek adına derimde oluşan şişliklerin çaplarını raporladı. teşhis süreci bu şekilde ilerledikten sonra aşı tedavisinde karar kıldık. yanlış hatırlamıyorsam ilk etapta 1 yıllık bir süreçten bahsetti. ilk 7 hafta boyunca haftada 1 doz ve sonraki 1 yıl için ayda 1 doz şeklinde, her dozda alerjen miktarı arttırılarak ilerleneceğini ve bu 1 yıllık tedavi süresince aşının içine sadece 2 alerjen koyulabildiğini (gizlinot: en çok reaksiyon gösterdiğiniz alerjenler, örneğin benim için toz ve hatırlamadığım bir bitkiydi) ve eğer sizde en çok rahatsızlığa sebep olan alerjenler bahar-yaz mevsimlerinde ortaya çıkıyorsa tedaviye sonbahar aylarında başlamak gerektiğini söyledi. ben bir önceki sonbaharda covidden dolayı bağışıklık sistemimi yormaya cesaret edemediğim ve vakit de bulamadığım için başlayamadım ancak bu sonbaharda kesinlikle başlayacağım. ayrıca doktorumla görüşmeden önce aşı tedavisinin oldukça maliyetli olduğunu duymuştum ancak şu anda alerjiden kurtulma rahatlığına değmeyecek bir rakam olduğunu düşünmüyorum.

    aşı öncesi süreç bu şekildeydi. aşı sürecini de yeni entrylerde kısaca anlatacağım, bu entryi fazla uzatmışım ama umarım yardımcı olabilmişimdir.

    sevgili (yazar: abartmadozu) uktesiydi.

    12 mayıs 01:46 12 mayıs 01:57

    2. kanımı donduran bir kadın cinayeti daha. zavallı kadından ne istedin be pislik?!! anlaşamıyorsan bırak ayrıl yok illa hıncını alacak derdi neyse. bu toplumun kadına bakışı ne zaman değişecek, nasıl sona erecek, nasıl bitecek bu vahşet bilmiyorum. her seferinde bu son olsun diyoruz ama sona ermiyor sadece bitmesini dileyerek...

    10 mayıs 16:17


    1. Gün yine bir kadın cinayeti ile başladı, yazıklar olsun! Ankarada kocası mehmet erdoğan tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen, katledilen bir kadın, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı zeynep hoca. Katil, zeynep erdoğanı öldürüyor, oğluna işkence ediyor, insanın elinin dilinin kilitlendiği, boğazının düğümlendiği bir olay. Hastaları tarafından çok sevilen bir doktordu zeynep hanım, nice doğum gerçekleştirdi, nice hasta iyileştirdi, 3 çocuğu vardı ve dün anneler günüydü... Zeynep hocanın sevenlerinin iki eli de katilin yakasında olacak bundan sonra. Artık bu son olsun! Dilerim kadın cinayetlerinde bir milat olsun!

    ilgili medya:
    2
    10 mayıs 09:46

    65. Ne zaman sensodyne kullansam mutlaka ağzımın bir yerinde patlak veren işkence aracı bazen listerine de yapıyor bazı diş macunlarındaki florür bişy bi madde vardı ağız florasını bozuyormuş benimki tamamen o kaynaklı 

    9 mayıs 22:48

    64. siz normal mi çıkarıyorsunuz yani iç dudakta, yanakta, diş etinde falan yoksa benim gibi nefes alırken, su içerken mi ağlatacak şekilde dil altında falan mı çıkarıyorsunuz? ağzımın içinde aft çıkarmadığım tek bir nokta kalmadığına inanıyorum. ama en kötüsü kesinlikle dil. konu tartışmaya kapalı. neyse..

    iç hastalıklarına, ağız sağlığı uzmanına, dermatoloğa, genel cerrahiye gittim. behçet olabilir dendi, yok. anemi olabilir dendi, (gizlinot: yine de ilaç verildi ve anlamsız kilolar aldım ama) yok. lösemi olabilir dendi, (gizlinot: çok şükür ki) yok. gizli şeker dendi, yok. ağız temizliğine dikkat etmiyorsundur dedi bir diş hekimi ki hakaret addettim ama yok o da değil. pandemi bitsin özellikle alerji üzerinde uzmanlaşan bir hekime gideceğim. çünkü en az 17-18 yıldır çekiyorum. canıma tak etti.

    stresli zamanlarla ilişkili olabilir ama her stresli zamanımda mutlaka çıktı mı? hayır. tek bildiğim sıkı takip istediği. çıktığını fark ettiğinizde son 3-5 gününüzü iyice gözden geçirin. zarar vermiş olabileceğini düşündüğünüz şeyleri not edin. bir sonrakinde yine not edin. bir süre sonra ortak noktaları kendiliğinden çıkıyor ortaya.

    benim kendimde fark ettiğim şöyle: *biriyle ortak bir şeyden yemek yer, su içersem *diş muayenesi veya işlemlerden sonra *yeni sevgiliyle ilk öpüşmeden sonra (gizlinot: uçuk da mutlaka eşlik eder) *yanlışlıkla çatal vs yanağıma değdikten veya yanağı çizdikten sonra mutlaka çıkar. bazen de asit oranı yüksek meyve, sebze tüketiminden sonra da çıktığı oluyor.

    aftojel (gizlinot: yamulmuyorsam) diye bir ilaç vardı biraz iyi geldi ama anlamlı farklılaşmadı. onu da yutma diyorlar. ya ağzımın içinde olan şeyi nasıl yutmayayım. hadi yutmayayım da tükürüğümle hemhal oluyorlar zaten yutmaya ne kalıyor ki beynimde yankılanıyor o iğrenç tadı. neyse... onun dışındakiler de çöp zaten. özetle ilaçla 7 günde ilaçsız bir haftada geçiyor. o yüzden max koruma gerekiyor sadece. bir de acıyor falan demeden sık sık fırçalamak gerekiyor. düzenli olarak tuzlu suyla çalkalayınca da 6 günde falan geçiyor herhalde. o kadar.

    9 mayıs 14:11