yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (10)
    • medya (1)

    10. (bkz: george orwell) gibi ölümünün üstünden yetmiş yıl geçtiği için kitaplarının telif hakkı sessiz sedasız kalkan, benim de (belki hazin yaşam öyküsünden ötürü) çok sevdiğim, basit görünen ancak ustaca yazılmış dizelere imza atan şair. her ne kadar biz onu şair olarak bilsek de düzyazı türünde de eserler vermiş. (gizlinot: hoşgör köftecisi isimli öyküsünü ve yalnız seni arıyorum isimli mektuplarını biliyordum ancak diğer eserlerini ben de yeni keşfediyorum.) eserleri yapı kredi yayınları tarafından basılıyordu. everest, doğan kitap, can yayınları, kırmızı kedi (gizlinot: en çok çeşitlilik kırmızı kedi'de. mektupları, hikayeleri... çeviri tiyatrolarını bile basmışlar ki benim haberim yoktu orhan veli'nin bu çevirilerinden.), dorlion gibi yayınevleri orhan veli'nin kitaplarını çok uygun fiyatlara basmışlar. çok ön planda olmayan eserleri de yazın dünyasına kazandırıldığı için incelemekte-okumakta fayda var.

    9 ocak 2021 00:03

    9. en sevdiğim şairlerden biri.hayata karşı tavrına hayranım gerçekten.bu arada veli sevenler bu videoyu kaçırmamalı :(link: https://youtu.be/462OlgqzmF4 )

    4 mart 2019 16:33

    8. İşim gücüm budur benim.

    Gökyüzünü boyadım her sabah hepiniz uykudayken..

    Uyanır bakarsınız ki mavi

    Deniz yırtılır kimi zaman da..

    Bilemezsiniz kim diker

    Ben dikerim...

    Dalga geçerim kimi zaman da

    Eee ... O da benim vazifem

    Bir baş düşünürüm başımda bir mide düşünürüm midemde, bir ayak düşünürüm ayağımda...

    Ne halt edeceğimi bilemem...

    Ezberlemişim ya , şu mide ayak kısmını karıştırdiğim oluyor bazen asdghh :d

    13 nisan 2018 23:11


    7. 'bilmem ki nasıl anlatsam;

    nasıl, nasıl, size derdimi!

    bir dert ki yürekler acısı,

    bir dert ki düşman başına.

    gönül yarası desem...

    değil!

    ekmek parası desem...

    değil!

    bir dert ki...

    dayanılır şey değil.'

    az lafla çok şey anlatan, anlatırken dizelerinin arasında kaybolduğum, kaybolup da kendimi bulduğum şair. bir orhan veli geçti bu dünyadan yeri asla dolmadı, dolmayacak da.

    13 nisan 2018 23:01

    6. Bir sabahattin ali Bir sen. Ne güzel adamlarmışsınız. Her sözcüğün şiirde kullanılabileceğini savunan garip akımı temsilcilerindendir. 'İstanbul'u dinliyorum' ne kadar meşhur olsada ben 'anlatamıyorum' a bayılırdım. 'Aşk resmi geçidi' öldüğünde cebinden çıkan şiiridir. bazı yerleri silinmiştir.

    En sevdiğim dize ise

    'Biliyorum, lazım değil ama hardal

    Allah kimseyi hardaldan etmesin.'

    13 nisan 2018 21:46

    5. Bu Sabah işini yapmamış şair. Bu hava ne la

    25 ocak 2018 10:15

    4. Her sabah kimsecikler uyanmadan kalkıp gökyüzünü maviye boyayan şair.

    25 ocak 2018 03:13


    3. (gbkz: melih cevdet anday) ve (gbkz: oktay rifat) ile birlikte yenilikçi garip akımının kurucusu. 36 yıllık yaşamına çok güzel dizeler sığdırmış benim için yeri apayrı şairlerden.

    bu dünyada şiir yazılması için illa sultan Süleyman olmaya, methiyeler düzmeye gerek olmadığını, halkın içinden insanlara yine halkın içinden biriyle anlatmış çok özel bir adam. eğer türk şiirinde bir devrimden söz etmek gerekirse belki de ilk akla gelen isimdir Orhan Veli. ölümünün Ankara'da belediyenin açtığı bir çukura düşüp önce başından yaralanması, ama beyin kanaması geçirdiğinin çok sonra anlaşılması şeklinde oluşu da ayrı trajik tabii. "bedava yaşıyoruz bedava" derken belki tam bunu kastetmişti, ama gerçekten insan hayatının tıpkı bugün gibi o yıllarda da bedava olduğunu kanıtlarcasına bu dünyadan göçüşü söyleyecek fazla da bir şey bırakmıyor hani.

    hiçbir şeyden çekmedi dünyada

    nasırından çektiği kadar

    hatta çirkin yaratıldığından bile

    o kadar müteessir değildi

    kundurası vurmadığı zamanlarda

    anmazdı ama allahın adını

    günahkar da sayılmazdı

    yazık oldu süleyman efendi'ye

    mesele falan değildi öyle,

    to be or not to be kendisi için;

    bir akşam uyudu;

    uyanmayıverdi.

    aldılar, götürdüler.

    yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.

    duyarlarsa öldüğünü alacaklılar

    haklarını helal ederler elbet.

    alacağına gelince...

    alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

    tüfeğini depoya koydular,

    esvabını başkasına verdiler.

    artık ne torbasında ekmek kırıntısı,

    ne matarasında dudaklarının izi;

    öyle bir rüzgar ki,

    kendi gitti,

    ismi bile kalmadı yadigar.

    yalnız şu beyit kaldı,

    kahve ocağında, el yazısıyla:

    "ölüm allah'ın emri,

    ayrılık olmasaydı"

    (gizlinot: kitabe i sengi mezar )

    (link: http://youtube.com/watch?v=L_YHO-aIMLE müşfik Kenter )'in sesinden dinlemek isteyenler için.

    Kendisini otobiyografi tarzındaki bir şiirle ne güzel anlatmış aslında.

    Ben Orhan Veli,

    Yazık oldu Süleyman Efendiye

    Mısra-i meşhurunun mübdii..

    Duydum ki merak ediyormuşsunuz,

    Hususi hayatımı,

    Anlatayım:

    Evvela adamım, yani

    Sirk hayvanı falan değilim.

    Burnum var, kulağım var,

    Pek biçimli olmamakla beraber.

    Bir evde otururum,

    Bir işte çalışırım.

    Ne başımda bulut gezdiririm,

    Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.

    Ne İngiliz kralı kadar

    Mütevaziyim,

    Ne de Celal Bayar'ın

    ahır uşağı gibi aristokrat.

    ıspanağı çok severim

    Puf böreğine hele

    Biterim

    Malda mülkte gözüm yoktur.

    Vallahi yoktur.

    Yayan dolaşırım,

    Mütenekkiren seyahat ederim.

    Oktay Rifat'la Melih Cevdet'tir

    En yakın arkadaşlarım.

    Bir de sevgilim vardır pek muteber;

    İsmini söyleyemem

    Edebiyat tarihçisi bulsun.

    Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,

    Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz

    Sadece üdeba arasındadır.

    Ne bileyim,

    Belki daha bin bir huyum vardır.

    Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya?

    Onlar da bunlara benzer.

    (link: http://youtube.com/watch?v=SNkq5Pp4JR8 ben Orhan Veli )

    25 mayıs 2017 01:37 25 mayıs 2017 13:14

    2. Ağaca bir taş attım

    Düşmedi taşım

    Düşmedi taşım

    Taşımı ağaç yedi

    Taşımı isterim

    Taşımı isterim

    15 ağustos 2016 23:44

    1. söğüt ağacı güzeldir.

    fakat trenimiz

    son istasyona vardığı zaman

    ben dere olmayı

    söğüt olmaya

    tercih ederim.

    ......

    bekliyorum.

    öyle bir havada gel ki

    vazgeçmek mümkün olmasın.

    ......

    Şimdi evime girsem bile,

    Biraz sonra çıkabilirim.

    Mademki bu esvaplarla ayakkaplar benim

    Ve mademki sokaklar kimsenin değil.

    ......

    denizlerimiz var güneş içinde.

    ağaçlarımız var yaprak içinde.

    sabah akşam gider gider geliriz,

    denizlerimizle ağaçlarımız arasında,

    yokluk içinde.

    3 mart 2016 14:09