yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (137)
    • medya (1)

    1. tel cambazının rüzgarsız aşklara vardığını anlatır şiirdir:

    Önce istanbul vardı o yoktu

    sonra bir gün çıktı geldi

    bütün kapılar yerini buldu

    önce gözlüklerini çıkardı pencereye koydu

    çantasından sigara paketini çıkardı koydu

    yalnızlığını çıkardı koydu

    o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

    Adı kimseye lazım değil

    istanbul coğrafyada ışıksız bir şehir

    tuttu ay ışığını parçaladı

    her sokağa birer parça dağıttı

    o tanrı mıydı sanki -haşa-

    ama gönlü öyle istedi öyle yaptı

    o zaman bütün aşklar bütün bulutlar geçti aklından

    Adı kimseye lazım değil

    bu macerayı durup size anlatacak

    bir yanda koca istanbul

    bir yanda o

    bir yanda en allahsız şarkılar

    bir yanda edirnekapı

    vitrinsiz dükkanlar ve dut ağaçları

    neden bütün insanların birbirini sevmesi gerektiğini

    bir gün saat üçte köprüde anlayacak

    saat üçte hepimizde gizli tanrıyı

    bulup çıkaracak meydana

    o zaman üç gemi italya’ya kalkacak

    üç gemi norveç’e

    birisi pancar küsbesi götürecek

    öbürü bir aşk kaçıracak gümrüksüz

    bir gün saat üçte köprüde

    üç martı insanlara bakıp imrenecek

    bir adam iri bir lüfer çıkaracak denizden

    işte o zaman bütün aşklar ve bulutlar geçecek aklından

    Adı kimseye lazım değil…

    Turgut uyar

    20 eylül 2014 09:08

    2. "bırak sökük kalsın rüzgar bu zırdeli düşün içinde

    gerçeğin ne anlamı var

    biz bu zırdeli düşün içinde kavrulmuş kurumuş iki fıstık gibi

    yatalım uyuyalım uyanalım kalkalım

    değil mi ki, bir yere kilitlenmiş

    bir küçük iyiliktir aşk,

    değil mi ki, billurdan bir yalan dünya

    bırak ersin o tamama

    gel bak tepeden bir nehir manzarası

    göstereceğim sana."

    birhan keskin

    20 eylül 2014 11:13

    3. yılmaz erdoğanın şiirlerini çok seviyorum. yazmaya üşendim sanmayın. sadece o güzelliği bozmak istemedim. sadece dinleyin.(link: http://www.youtube.com/watch?v=EY7QEMtSKfw ben senin beni..........) ve hani gitmesek diyorum...........

    20 eylül 2014 14:53


    4. ACIYOR

    Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum

    Dikey ve yatay mutsuzluktan

    Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun

    Sevgim acıyor

    Biz giz dolu bir şey yaşadık

    Onlarda orada yaşadılar

    Bir dağın çarpıklığını

    bir sevinç sanarak

    En başta mutsuzluk elbet

    Kasaba meyhanesi gibi

    Kahkahası gün ışığına vurup da

    öteden beri yansımayan

    Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi

    Öbürünün bir kadından aldığı verem

    Bütün işhanlarının tarihçesi

    sevgim acıyor

    Yazık sevgime diyor birisi

    Güzel gözlü bir çocuğun bile

    O kadar korunmuş bir yazı yoktu

    Ne denmelidir bilemiyorum

    sevgim acıyor

    Gemiler gene gelip gidiyor

    Dağlar kararıp aydınlanacaklar

    Ve o kadar

    Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır

    Sonbahar geldi hüzün

    İlkbahar geldi kara hüzün

    Ey en akıllı kişisi dünyanın

    Bazen yaz ortasında gündüzün

    sevgim acıyor

    Kimi sevsem

    Kim beni sevse

    Eylül toparlandı gitti işte

    Ekim filanda gider bu gidişle

    Tarihe gömülen koca koca atlar

    Tarihe gömülür o kadar

    Turgut UYAR

    Özellikle şu dizesi :

    sevgim acıyor

    Kimi sevsem

    Kim beni sevse

    12 aralık 2014 13:36

    5. Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda, Adımlarımı saymadan, Geriye dönüp bakmadan,

    Usanmadan, bıkmadan,

    Deli taylar gibi koşmak istiyorum!

    Ve görüyorsun ki, Aşkı beceremiyorum.. (gizlinot: 4 SENELİK İLİŞKİ SAHİBİNE YAKIŞTI MI?)

    Beni kendi halime bırak, yavrucuğum, Ben yolumu nasıl olsa bulurum.

    Upuzun çayırlarda,

    Yalınayak koşmak istiyorum.

    Saçlarım rüzgâra konuk, Yüzüm dağlara dönük..

    Göğsümün çeperini,

    Ölümle sınayan esaret,

    Ve yüreğimi yararcasına zorlayan cesaret,

    Kıyasıya vuruşsun istiyorum!

    Koşmak.. koşmak istiyorum sevgilim,

    Dönemezsem, affet...

    Yusuf hayaloğlu'nun dokunma yanarsın şiirinden sevdiğim dizeleri.

    Özlemle.. (gizlinot: doğaya, ahmet kaya'ya, dürüstlüğe..)

    12 aralık 2014 13:51

    6. Gözlerine Yazılmış Bir Destan

    bu şiirde iki göz var

    biri senin; biri onun

    Senin o karanlık, küf kokulu

    matem gözlerini terkediyorum

    biliyorum; saçlarının sarısı

    gözlerinin yeşiline karışmış

    biliyorum; sana benzemek için

    melikeler birbiriyle yarışmış

    fosforlu ve derin bakışlarına

    çağlar boyu nice destanlar yazılmış

    oysa ben görülmedik bir lale yaprağına

    gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum

    gözlerin değişip kaplasın karanlığı

    bütün ufukları sarsın gözlerin

    gene de hep bende kalsın gözlerin

    l

    kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

    atlılar kaybeder yolunu, hasretimin

    posta güvercinleri geri dönmez ülkeme

    yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım

    kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

    ll

    ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi

    mekanımı gülistan eyleyendir gözlerin

    isyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan

    Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin

    vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere

    arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin

    gözlerinde başladı tarihin macerası

    Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin

    Kerem dağlar ardında aradı gözlerini

    Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin

    Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için

    sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin

    suların emzirdiği muamma bir çocuğu

    yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin

    lll

    gözlerin göklerinde

    her yüzyılın başında

    birer akkor olmuş gözlerin

    çekip çıkarsam da mısralarımı

    ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında

    hangi rüzgara verdiysem aşkımı

    beni alıp yangınlara götürdü

    muştu beklediğim bütün yelkenlilerden

    ateş düştü içime

    lV

    yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin

    beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin

    Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil

    yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

    ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma

    kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin

    Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten

    nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin

    kubbesinde yitirdim zaman duygularımı

    akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin

    ruhumu baştan başa acılarla dokuyan

    beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin

    her köşede zifiri bir silüet bırakan

    gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin

    renkler avare; sitem başıboş kuytularda

    mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin

    yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

    V

    nihan kıldı gözlerin bana kapılarını

    oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine

    her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi

    hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi

    içime, soluşundan sonra koyu renklerin

    birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin

    feryadıma gök bile bigane değil şimdi

    söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin

    gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

    Vl

    çağlayanlar bile hararetlidir

    buğday başağının açlığıdır ufuklar

    siperleri aşıklar mı doldurmalıydı

    zalimler mi

    neden böyle hıçkırıklı, umutlar

    Vll

    beni hangi urganla bağladın gözlerine

    beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden

    senden kopamıyorum gözlerin var oldukça

    sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça

    gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim

    ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim

    indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat

    nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim

    sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim

    Vlll

    diyorlar ki ağla

    ağla ki dumanı dağılsın yolların

    ağlamayı denizlere bıraktım

    yalnız gözlerindir hayatta kalan

    uğruna adandığım

    mahşeri sularla çevirip dört yanından

    gönlümde sakladığım

    aynalarda arayıp bulamazken günboyu

    gölgesinde konakladığım

    gözlerindir ufkumda dalgalanan

    Rüstem’in kanını döktüm yerlere

    İstanbul’u kuşattım gözlerin için

    Azrail’e koştum siperlerimden

    gözlerine baka baka dirildim

    niçin kızıl kıyamettir gözlerin bu gün

    niçin heyelan var eteklerinde

    İsrafil’den işaret mi almışsın

    yanaklarında mahşer kalıntısı

    dudaklarında mizan

    bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana

    yıldızlar vuslat için her gece iner sana

    rengini, gözlerinde kaybolan bilir

    lX

    gözlerin uğrak yeridir bestekarların

    şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda

    eşiğinde ölümsüz dilenciler

    gözlerin gecenin intiharıdır

    sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana

    ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini

    geçerken yalnızlık sokağından

    hangi demirci indirir parmağına çekici

    hangi berber yanağını keser müşterisinin

    gözlerine bakmasam, doğar mı güneş

    X

    gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil

    gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil

    gözlerin tükeniş doruklarında

    bulunmayanları aramak değil

    gözlerine aşina olduğum günden beri

    ben artık her gece sesleniyorum

    düşe kalka

    yorgun argın

    derbeder

    yapayalnız

    duruyorum; yanlış anlaşılıyor

    her hücremde bir inkılab

    her gönlümde bir mahitab

    evim harab; ömrüm harab

    ne ay kaldı, ne de mehtab

    gök bulanık; ufuk silik

    gene de mağrur ve dimdik

    yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın

    Xl

    bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan

    bu son mezar kalbimde hicranla kazılan

    senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken

    benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi

    her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık

    yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi

    hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı

    ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi

    bir kevser ırmağında serinlemek dururken

    sellerine karışıp bulanmaya değer mi

    aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi

    zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi

    gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

    Nurullah GENÇ

    12 aralık 2014 14:52

    7. (link: http://i.hizliresim.com/ZAWMQZ.jpg rimelle gel)

    12 aralık 2014 19:12


    8. (link: http://m.youtube.com/watch?v=75rSdpt8OtM Göğe bakma durağı) - Turgut Uyar

    (link: http://m.youtube.com/watch?v=Bp-DFYaGaCc Resulullahla benim aramdaki farklar) - Ah muhsin unlu

    (link: http://m.youtube.com/watch?v=DlyI-IRqkhY Alengirli şiir) - ali lidar

    12 aralık 2014 22:49

    9. İki rayı gibiyiz

    bir tren yolunun

    yakın olması

    neyi değiştirir

    son istasyonun

    Sunay Akın

    13 aralık 2014 18:45

    10. o kadar çok var ki... bu ara taktığımsa deniz gezmiş'in not defterinde, sanırım kendi yazdığı şiiri...

    yenilmişsem

    elim kolum bağlı

    boynumda yağlı ip

    gelip dayanmışsam

    darağacına

    dudaklarımda yarın

    gözlerim yarınlarda

    unutmak mı gerek seni?

    kapılar kapalı

    tutulmuşsa gece kapkara yollar

    sıcacık bir sevgi

    sunmayacak mıyım insanlara?

    bakmayacak mıyım yarınlara

    seslenmeyecek miyim insanlara?

    seslenemedin be denizim. kestiler sesini daha 25inde... oysa bir kez daha söyleyebilirdin belki bağıra bağıra "dağ başını duman almış"ı...

    13 aralık 2014 20:50