yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (107)
    • medya (0)

    51. 6-7 yıldır çektiğim illet.önce saçlarımda başladı ilk başta onlarla oynamak eğlenceli geliyordu ancak zamanla kontrolden çıktılar,kortizonlu şampuanların hiçbiri ama hiçbiri işime yaramadı,kortizonlu serum verdiler saç derimi o kadar acıtıyordu ki koşa koşa saçımı yıkamaya gidiyordum,sonra bir kuaför saç diplerine de saç kremi uygula dedi ondan da verim alamadım.en son artık kurtuluş yok insanlar beni ve saçımı böyle kabul etsin diye düşünürke n annem head and shoulders'ın clinical strenght şampuanının saça çok iyi geldiğini öğrendi.yaklaşık 1 yıldır kullanıyorum çok çok memnunum ama keşke daha ucuz olsa-eğer amerikadan getirtme şansınız varsa süper olur çünkü orada 3 kat daha ucuz-.kaşlarımdaki kabuklanmayı ise sarı coresatin çözdü ancak burun alın yanak ve kaş arasındaki canım(!) kabuklarım beni o kadar çok seviyorlar ki bir türlü ayrılmak istemiyorlar.khiel's ın ultra facial kremini almayı planlıyorum bakalım belki bu sefer o iyi gelir.gelişmeleri yazacağım.

    13 ağustos 2016 02:51 13 ağustos 2016 02:52

    52. merhaba. seboreik hastası olarak bu aralar yine bir atak geçiriyorum. yine daha önceki entrylerimde bahsettiğim doktorum bilgehan yılmaz'a gittim. tedavimi tamamen değiştirdi. önceki tedavim için burayı okuyabilirsiniz: https://mername.com/2016/02/01/seboreik-dermatiti-bu-bakimla-yendim/

    her gün duş alan bir insanım. gece yıkanıp yatıyorum fakat ertesi gün akşamüstü 3-4 gibi saçlarım yağlanmaya başlıyordu. ben her gün yıkamaya alıştırdığım için bu kadar kısa sürede yağlandığını düşünmeye başlamıştım ama önceden bu kadar da olmuyordu. kafamın arka kısmında kaşıntılar, alnımda fiske fiske minik kabarcıklar ve yüzümde de aşırı bir yağlanma olunca soluğu yine amerikan hastanesinde aldım.

    bilgehan hanım muayene etti ve bu kadar yağlanmanın normal olmadığını, mevsimsel ve strese bağlı olarak dermatitin bu yağlanmaya sebep olduğunu söyledi. tüm tedavimi değiştirdik, 3 hafta yeni ürünleri kullanacaksın dedi. (372 tl verdim yeni şampuan ve kremlerime, evlat acısı gibi oturdu ama napalım...) bu arada saçımın bu kadar çabuk yağlanmasının da sebebi dermatitmiş. her gün yıkamakla alakası yok, gece yıkanıp yatıp ertesi güne bu kadar yağlanmasını sık yıkama açıklayamaz dedi.

    daha yağlanmayı önlemeye yönelik bir tedavi izliyoruz şimdi.

    yalnız şunu fark ettim, burada veya eczanede tavsiye edilen kremler aslında birer ilaç. yani uzman görmeden birbirimize krem tavsiye etmek hiç doğru değil. çünkü dermatit atağı cildimde aşırı bir yağlanmayla geldi bu sefer. coresatin vb ürünleri hele sakın kafanıza göre kullanmayın. mesela ben dermalogica'nın şu pirinç tozundan kullanmak istiyordum ama bilgehan hanım şu anda o size fayda etmez, bu tedaviyi bir uygulayın dedi. mesela bioderma sensibio ds krem'i daha önce sebclair bulamayıp almıştım ve memnun kalmamıstım ama bilgehan hanım kullanman lazım dedi, verdiği başka bir kremle birbirini dengeliyormuş çünkü... egzama sadece kulağımın arkasında çıktı ve sarı coresatin'i o kısım için verdi, 5 gün kullanacaksın sadece dedi. ben artık tövbe bir daha bilgehan hanımın tavsiyesi olmadan cilt kremi almicam. nur bilen yavuzerler, x'ler y'ler tavsiye ediyor, elinde görüyoruz alıyoruz ama aslında bizim cildimizle alakası yok içeriğinin.

    bana çok sorulan bir sorunun cevabını da vereyim: bilgehan yılmaz'ın muayene ücreti 390 tl. verdiğim her bir kuruş da hem kendisine hem hasteneye helal olsun.

    27 ekim 2016 10:11

    53. Garip bir şekilde Listerine'in iyi geldiği hastalık.Evet yanlıs duymadınız Listerine'i suyla karıstırıp ve sacınıza sürüyorsunuz.Zaten listerine ilk olarak kepek tedavisi için piyasaya sürülmüş. Forumlarda denemiş ve memnun kalmıs cok kişi var.Bende bir youtube videosunda gördüm aman ne cıkar bir deneyim dedim ve voila!.Özellikle alın bölgemdeki kasıntıyı ve kızarıklığı aldı götürdü.İncelemeniz için bir-iki link bırakıyorum.(link: https://www.youtube.com/watch?v=WezShpn2LlY )(link: http://www.hairsentinel.com/listerine-cures-itchy-scalp-and-dandruff.html )(link: https://www.peoplespharmacy.com/2016/11/21/why-does-listerine-soothe-your-itchy-scalp/ )

    26 şubat 2017 15:10


    54. garip bir hastalık. görüntü itibariyle derinin pul pul atılması ve son derece kuru olması sebebiyle hep kuru ciltlerde görülmesi gereken bir şey gibi durur ama aslında yağlı ciltlerde daha çok görülür. yaklaşık 3 yıldır bu hastalığı çekiyorum. stresle doğrudan ilgisi var, evet. doktora gidersiniz, kortizonlu ilaçları verir size 2-3 tane. bir umut eczaneye gidip koşa koşa alır uygularsınız hepsini. (en fazla 15 gün yazarlar genelde, kortizon deriyi inceltiyormuş çünkü) size yazılan süre kadar kullanırsınız. sonuç? koca bir hiç ya, gerçekten. kortizon kesinlikle kalıcı bir tedavi sunmuyor ne yazık ki. bıraktığınız anda tekrar başlıyor balık derisi gibi pul pul olmaya deriniz. çözümü? geçici olarak birçok çözümü var ama kalıcı olarak yediklerinizi içtiklerinizi, hayat tarzınızı değiştireceksiniz. stresten uzak duracaksınız vs vs vs vs. becerebildim mi? hayır.

    10 nisan 2017 23:36 10 nisan 2017 23:58

    55. Son bir kaç haftadır ataklarım hiç geçmiyor. Strese bağlı olarak tabi bol bol sağlıksız da besleniyorum o da tuz biber oluyor. Bir türlü geçmedi. Sadece bunda olsa neyse. Stres geçmediği müddetçe iyileşemiyorsunuz.

    11 nisan 2017 00:21

    56. Benim de hem dönemsel olarak (stresten) hem de yine yeniden yeni bir şampuan deneme sevdam yüzünden sıkça başıma gelen şeydir.(gizlinot: başa gelmek cuk oturdu(:)

    Tr rossmann'larda da vardır ümidiyle kişisel tavsiyemi veriyorum süslüler: sebamed'in kepek şampuanı. Daha ilk yıkamadan itibaren etkisini görmeye başladım ve kısa süre sonra o pul pul dökülmelerden kurtulup mis gibi bir kafa derisine sahip oldum.(gizlinot: swh)

    Fakat söylemeden geçmeyeyim, elbette kullandığım süre zarfında stresim azalmış olup onun da etkisi olmuş olabilir. Artı, geçen sefer yaşadığım seboreik dermatit miydi yoksa sadece kepeklenme sorunu mu, emin olamıyorum şu an.

    Sadece çok pahalı olmadığından bir denemeye değer diyeceklere nacizane tavsiyem olsun istedim.

    18 mayıs 2017 04:54

    57. bir çeşit lanet. baş belası. mutsuzluk ve umutsuzluk kaynağı. saç döker, baş ağrısına dahi neden olur. kaşıntıyla yaşamaya alışırsınız. bir ton para döktürür, doktor doktor gezdirir.

    yaklaşık 10-11 senedir ciddi anlamda muzdaribim bu illetten. hani “denemediğim şey kalmadı” diye bir genelgeçer ifade vardır ya, benim cidden denemediğim şey kalmadı. elimden geldiğince yaşadıklarımı aktarmak istiyorum.

    öncelikle şunu belirtmek zorundayım, bu hastalıkta birine iyi gelen şey bir diğerine iyi gelmiyor. benim buradaki tavsiyelerim bunun gölgesinde alınmalı. biraz uzun olacak ama başlayayım.

    öncelikle seboreik dermatit nedir? bildiğimiz şey kafa derisinde kabuklanma, yara, kaşıntı yapan ve uzun vadede saç dökülmelerine yol açan bir çeşit illet olduğu. “illet” diyorum çünkü tanım verirken aklıma istanbul’da bir profesörün bana bu konuda söylediği şey geliyor:

    “sevgili kuzuranası, bununla yaşamayı öğrenmek zorundasın. bu bir hastalık değil, durum.”

    durum? hastalık değil? durum. peki. ben böyle durayım o halde. duramıyorum güzel kardeşim kafam kaşınıyor! bu nasıl iş ya? lanet gelsin böyle dermatoloji bilimine, yıl olmuş 2017 hala tıp inkar içinde. bunun nedeni de şöyle.

    seboreik dermatite neden olan şey bilinmiyor. kimileri bir çeşit mantar olduğunu iddia ediyor, bakteriyel diyenler var, fazla yağ üretiminden diyen var, stresten diyen var, genetik diyen var, bir çeşit kafa derisi tipi diyen de var. e haliyle nedenini bulamadıkları bir şeyi tedavi de edemiyorlar. seboreik dermatit’te “tedavi” diye bir şeyden bahsedilemiyor, kendiliğinden zaman içinde geçebiliyor ve insanlar o sıra ne kullanıyorlarsa ona bağlıyorlar bu durumu. çok umutsuz ve felaket kötü bir “durum” yani. bu nedenle google’da araştırma yaparsanız eğer “egzamaya kesin çözüm!!!”, “20 senedir egzamadan çektim, sonunda böyle üstesinden geldim!!!” gibi umut vaadeden birçok yazıyla karşılaşıyorsunuz. her seferinde umudunuz yenileniyor, her seferinde yine baştan hezeyan. çünkü egzama kendi kendine “hadi ben kaçtım öb” demeden kurtuluş yok doktorların söylediklerine göre.

    peki ne yapalım, bitli gibi kaşınıp duralım, dökülen saçlarımıza mı ağlayalım? hayır, tedavisi, yani nihai kurtuluşu elimizde olmasa da semptomları baskılayabiliyoruz. hayatımıza devamlı semptom baskılayarak ve anneannemize geçsin diye dua okutarak devam ediyoruz yani.

    bu semptomları baskılamak için denediğim yöntemler şöyle:

    - deniz suyu. nemli ortamlar egzamayı deli gibi kudurtsa da deniz suyu mucizevi bir şekilde çok iyi geliyor. öyle “yıkamayayım bir akşam kafamda kalsın” deyince beni mahvediyor, başkalarına iyi geldiğini de duydum ama gün içinde denizde vakit geçirip sonradan şampuansız ılık bir duş kaşıntıyı ciddi derecede azaltıyor.

    - durulama suyuna sirke katmak. sirkenin antibakteriyel özelliğinden faydalanıyoruz böylece ve asidite kafa derisini derinlemesine temizliyor. yeterince sulandırmak gerek elbette yoksa ph’ınızı bozarsınız.

    - maden suyu. bu sirkeli su yerine müthiş bir alternatif. duşunuzu bitirdiniz, tam çıkmadan kafanıza hooop 1 şişe maden suyunu boşaltıyorsunuz. tabii sade olacak, yapış yapış meyve aromalarıyla kalmayın sonra. duş almasanız bile eğer yazın çok kaşıntınız olursa yine maden suyu çok iyi yatıştırıyor. neden bilmiyorum ama böyle.

    - sarı kantaron yağı. bu son 3-4 aydır denediğim ve cidden çok faydasını gördüğüm bir yöntem. banyoya girmeden 4-5 saat öncesinde saç diplerinize iyice yedirin ve sonrasında kafanızdan çıksın diye derinizi kazımadan, çok fazla hırpalamadan şampuanınızı kullanın. en kötü ataklarınızda faydasını göreceğinize inanıyorum.

    tabii çok zor bir süreç, ağzı olan akıl veriyor, siz de bir umut deyip önünüze geleni deniyorsunuz. mesela “saçlarını çok sık yıkama” diyorlar, bir 6 ay öyle yaşıyorsunuz dinleyip sonra bir bakmışsınız saçlarınızın yarısı lavabodan akıp gitmiş. ben bu sorunu yaşayan insanların 2 günde 1 yıkanması gerektiğini düşünüyorum, saç derisini yağdan ne kadar arındırırsanız egzama da o kadar rahatlıyor.

    ne kocakarı ilaçları denedim ama. kafa derine buz sür dediler, beynimi dondurdum. “yılan yağı kesin çözüm” dediler, gittim gerçek yılan yağı buldum kullandım. kömürlü sabun dediler, hindistan cevizi yağı dediler, kahve telvesi dediler, hepsini yaptım. en son biri “sincap çişi” dedi. yemin ediyorum dedi bunu büyük bir ciddiyetle. orada “yok artık” dedim elbette. ama inanın öyle umutsuz bir durum ki bu, bir saniye durup “nereden sincap bulurum?” diye düşünmedim değil.

    10 küsur senedir muzdarip olduğum için tabii ki çooook ama çok fazla ürün denedim. piyasadaki her şeyi taradığımı düşünüyorum. yazabildiğim kadarını, memnun kaldıklarımı ve kalmadıklarımı açıklayayım.

    ilk olarak dediğim gibi, saçları her gün olmasa da 2 günde 1 yıkamak gerektiğini düşünüyorum. maalesef her türlü saç kreminin ve maskesinin durumu çok kötüleştirdiğini gözlemledim, yalnızca saç uçlarına da sürülse bir şekilde yol alıyor o saç dibine. bu nedenle tüm saç kremlerini hayatımdan tamamen çıkardım.

    ikinci olarak, devamlı aynı şampuanı kullanmak çok yanlış. bakıyorsunuz bir şampuan iyi geliyor, diyorsunuz ki “buldum! artık bununla yaşar giderim”. ilk ayın sonunda etkimemeye başlıyor. bu nedenle en az 2 şampuanı dönüşümlü olarak kullanmak benim önerim olacak.

    kısa kısa ürünleri yorumlayayım. “kötü” veya “eh işte, iyi” dediklerim şöyle:

    - Ketoral: ünlü ketoral. her dermatoloğun egzama için yazacağı ilk şampuan. saçlarınızı kayışa dönüştürür ama rahatlama sağlar. devamlı kullanabileceğiniz bir şampuan değildir, daha iyi alternatifleri mevcuttur.

    - pirdolin / kadolin / sedolin: bunlar iyi şampuanlar. bilhassa pirdolin’in beni uzun süre götürmüşlüğü vardır. birkaç ayda bir geri döndüğüm şampuanlardan biridir. saçı nispeten daha yumuşak bırakır ama saç diplerinde rahatlama hissedilirdir.

    - neutrogena t-jel: bu türkiye’de var mı bilmiyorum ama abd’de gittiğimde doktorun verdiklerinden biri buydu. herkes “kesin çözüm, sonunda kurtuldum, bu bir mucize!!!” gibilerinden yorumluyor fakat beni mahvetti. felaket derecede saç dökülmesine neden oldu, doktoru dinleyip şişeyi bitirdim ama ben de bittim. çok kötü azdırdı, bilemiyorum.

    - sebamed anti-dandruff: herhangi bir market şampuanından farklı işlemedi. yani çok kötü geldi.

    - ducray kelual ds: bu da çok ama çok övülen şampuanlardan. bende işe yaradığını söyleyemeyeceğim, birkaç sene aralıklarla tekrar tekrar döndüm ve denedim ama semptomları bastırdığını söyleyemem.

    - la roche posay kerium ds: aynı ducray gibi, bana iyi gelmedi.

    - bioderma node ds: çok ama çok saçım döküldü bunu kullanırken. öyle ki bitirmeyip attım.

    - tresan anti-dandruff şampuan: tek kelimeyle felaket.

    şimdi gelelim sevdiklerime:

    - vichy antpdandruff (yeşil kapaklı): bu cidden herkese iyi gelen bir şampuan, kimileri kalıcı olarak geçirdiğini de söylemiş. tabii ki böyle bir şeye asla umutlandırmam ama benim de düzenli ve dönüşümlü olarak kullandığım şampuanlardan biri. saç derisini ve saçı kurutmadan yatıştırıyor. hafif krem kullanmışsınız gibi oluyor hatta. ama daha iyileri var birazdan yazacağım.

    - head&shoulders clinical strength: bunu da abd’de doktor önermişti, çok da saçma ve komik bir anımdır. ben böyle senelerce doktor doktor gezmişim, en saçma sapan ilaçlardan en övülenlerine her şeyi kullanmışım, şehirdeki bir başka dermatolog neutrogena ile saç derimin içine etmiş, ben de bu doktora gelmişim. bana “head and shoulders” kullandın mı deyince kahkahayı bastım, aşırı saçma bir reklam filmi gibiydi. abd’nin big pharması bu işe el atacak diye beklerken adam bana market şampuanı önerdi. nitekim önyargılarım baya bir hatalıymış, cidden inanılmaz iyi gelen şampuanların başında geliyor. tr’de resmi satışı yok abd’den getiren web siteleri ve eczaneler var, fakat o kadaaaaaar çok sahtesi de var ki aldığınız yere dikkat edin derim.

    - blue cap: şimdi bu baya sansasyon yaratmış bir ürün, ben doğrudan önermiyorum ama bana gerçekten çok çok iyi geldiğini belirttikten sonra meseleyi açıklayayım. bir kere dehşet pahalı bir ürün, hem şampuanı hem saç spreyi 100tl’nin üzerinde geziyor. abd’de bu şampuan çıkınca birden herkese mucize gibi geliyor ve ünü oldukça yayılıyor, “sonunda derman bulundu” gibilerinden konuşuluyor. sonra fda bu ürünü bir araştırıyor ki, içerik listesine yazılmamış olan steroid maddeler çıkıyor içinde. bunun üzerine abd’de ve kanada’da yasaklanıyor. tr’de tabii ki serbest hala. artık sizi yaşamdan soğutan ataklar geçiriyor, ağrı ve acıdan uyuyamaz hale geliyorsanız içinde steroid bulunduğunu göz önünde bulundurarak kullanabilirsiniz. şahsen ben bunu göze alıyorum.

    - dermoskin antiseborrheik: bu işte son zamanlardaki favorim. içimi ferah tutan ürün, dayandığım direk, güven kapım. daha 1-2 aydır kullanıyorum ama etkisini çok hızlı bir biçimde hissettim. tabii ki yukarıda bahsettiğim şampuanlarla dönüşümlü kullanıyorum yine ama saçı kurutmaması, çok iyi köpürmesi, parfüm, renklendirici vs. içermemesi ve muhteşem yatıştırıyor olmasıyla favorim oldu.

    aklıma gelenler şimdilik bu kadar. yani “durum” bu süslüler. umarım yardımcı olabilmişimdir, herhangi bir sorunuz veya destek ihtiyacınız olursa mesaj bekliyorum.

    21 mayıs 2017 17:05 21 mayıs 2017 17:09


    58. Bir çeşit deri rahatsızlığı. Ama insanı canından bezdirir. Saç hep yağlıdır, kepekler yüzünden pis gibi gözükür. Saç dipleriniz öyle bir acır ki dayanamazsınız. Kaşınma olayına girmek istemiyorum bile. Kaşırken hem çok acır hemde tatlı tatlı kaşınır ve bunun sonucunda deriyi kanatırsın. Boynundan kanlar akar aile şok geçirir falan. 3 adet doktora gittim ilk ikisi seboreik dermatit olduğunu anlamadı bile. Sonuncusu direk anladı ve bir tonik vermişti adını hatırlamıyorum ve şu an kullandığım selyum şampuanı verdi. Şu an minik bir kepeğim bile yok. Normal şampuan da kullanıyorum. Arada onu kullanıyorum hiç sorunum kalmadı.

    22 mayıs 2017 09:43

    59. bu aralar ciddi atakta bendeki. saçımın dibi çıktığı için beni boya diye ağlıyor resmen. şampuana rağmen geçmiyor bu seboreik. dermokozmetik değil elimdeki şampuan ama bitmeden başka bir şey almamaya direnir durumdayım. boya ise saç derisindeki seboreik dermatiti müthiş bir şekilde düzeltiyor bende. saçımı boyamaya da direniyorum bu arada. bir süre ara vereceğim, beyazlarım çoğalana kadar. böyle inatlaşıyoruz işte. deniz tuzu almıştım onu çözüp durulama suyunda kullansam mı diye düşünüyorum. bir ara deneyeceğim belki işe yarar.

    27 mayıs 2017 21:35 27 mayıs 2017 21:35

    60. Çaresinin vichy dercos kepek karşıtı şampuan olduğunu düşünüyorum şu yeşil olan. Kafa derimde pul pul dökülen kaşıntı yapan kabartı gibi duran türdendi benimki doktora gittiğimde ketoral vb. şampuanlar vermişti hangisini denediysem bırakınca daha kötü oldu saçlarım. Bunu tesadüfen kullandım 4 haftalık kür halinde uyguluyorum açıklamasında da öyle diyor sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Böyle reklam gibi yazdım ama gerçekten özgüvenimi oldukça düşüren bi durumdu denemenizi tavsiye ederim bu dertten muzdaripseniz

    6 haziran 2017 15:22