2013.
promising young woman. 2020 yapımı, carey mulligan'ın başrolde olduğu oldukça ağır bir film. hakkında spoiler vermeden konuşmanın zor olduğu, mayın tarlası gibi bir film ayrıca.
---spoiler---
ödül sezonu açılmıştır, cümleten hayırlı olsun.
konuyu kısaca özetlemek gerekirse arkadaşı tecavüze uğrayan bir kadının yaşadığı travma ve arkadaşının hakkını arayıp intikam alması işleniyor. me too akımının etkisiyle yapılan filmler artık fazlasıyla çoğaldı ve kendine ödül törenlerinde yer bulabilmeye başladı. geçtiğimiz sene filmlerinden bombshell (skandal) örnek verilebilir. filmin vermek istediği mesajı anlamlı ve doğru buldum, fazla didaktikleşmeyen mesaj içerikli filmlerin yapılması, güncel sorunların aydınlatılmasında ve çözülmesinde fayda sağlayabilir. sinemanın konusu her şey olabilir. bazı gerçeklerin yüzümüze tokat gibi çarpması gerekiyor. sinematografi ve oyunculuklar da gayet güzeldi ancak senaryoyla ilgili ciddi sıkıntılar var ve bu filmi zayıflaştırmış, b sınıfı gerilim filmlerine benzetmiş.
filmin başından sonuna dek yalpalayarak ilerleyen bir senaryo var. bence senarist ne anlatmak istediğini bilememiş ve biraz oradan, biraz buradan yazayım derken senaryo mahvolmuş. ilgi çekici bir şekilde başlayan filmin ilk bir saati güzel gidiyor. sonrasında cassie ile ryan'ın romantik komedi havasındaki sahneleri sıkça eleştirilmiş mesela, bence de filmin havasını bozdu ancak filme bilinçli konulduğunu düşünüyorum. paris hilton'lu sahneler başladığı andan itibaren ryan'ın nina'ya tecavüz edilirken izleyenlerden biri olduğunu anladım. bayram değil seyran değil, filmin finaline daha bir saat var, yönetmen niye cassie'yi mutlu etti? senaryo finali hariç tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi. (gizlinot: filmin başında cassie'nin seri katil olduğunu düşünmüştüm ama sadece erkeklerin gözlerini korkutuyormuş. cassie de püripak melek gibi gösterilmiyor aslında, yaşadıklarının da etkisiyle her insan gibi iyi ve kötü dengesi var içinde.) (gizlinot: intikam hikayeleri de tam olmadı sanki. madison'ın o videonun olduğu telefonu ve videoyu saklaması mesela, o da zorlamaydı.)
filmin birden fazla finali var ve sonuncu ters köşeyi de kötü buldum ben. cassie'nin yakıldığı sahnede şok oldum, gözlerim doldu. bunu yapanların hayatlarına hiçbir şey yokmuş gibi devam etmeleri mide bulandırıcıydı ve yakalanmaları gerekiyordu ama bunun sonradan gönderilen mesajlar (gizlinot: aslında seyirciye gönderilen mesajlar, ''böyle mi biteceğini sandın?'') yoluyla olması etkileyicilikten uzaktı. ryan yaptığından pişman olup polislere adresi verse ve bu yolla anlaşılsa daha ayakları yere basan bir final olurdu. ya da cassie ölmeseydi ve düğün günü videoyu herkese ifşa etseydi.
vermek istediği mesaj bakımından çok kıymetli ancak bir bütün olarak zayıf bir film olduğunu düşünüyorum. carey mulligan'ı (gizlinot: an education, inside llewyn davis, brothers filmlerindeki oyunculuğu etkileyiciydi.) çok severim, iyi oynamış, ödülü kazanırsa sevinirim ama kazanamazsa da üzülmem sanki. duygusal düşünürsem frances'in üçüncü kez oscar almasındansa carey alsın tabii. daniel day-lewis de üç kez oscar almıştı. bir oyuncu yetenekliyse on kere de alabilir, bunun bir sınırlandırması olmamalı ama hep aynı kişilerin almasındansa (gizlinot: üstelik yakın aralıklarla, meryl streep 30 yıl arayla almıştı mesela ama frances daha dört sene önce almıştı.) yeni isimlerin kazanmasını ve çeşitlilik olmasını tercih ederim.
trivia: filmin sonundaki iki şerefsiz (gizlinot: damat ve arkadaşı) (bkz: veronica mars)'ın iki eski sevgilisi piz (chris lowell) ve leo'ydu (max greenfield). dedektif de crazy ex-girlfriend'deki paula'nın kocası. açılış sahnesindeki kişi de adam brody, gerçi diğer isimlere göre nispeten tanınabilecek biri. nereden hatırlıyorum ben bu oyuncuları derseniz diye yazayım dedim.
---spoiler---