yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (78)
    • medya (0)

    1. (gbkz: izmir ekonomi üniversitesi)'nin de aralarında bulunduğu ve balçova'da bundan yaklaşık 10 sene önce 70 bine satılan evlerin şu an 250-300 binden başlamasına neden olan okullardır.

    minnak, balçova emlaktan bildirdi.

    **yalnız (yazar: mykonos) bitirme sınavını yukarıdaki girdisiyle verdi bence. (gizlinot: swh)

    7 eylül 2014 22:31

    2. Giden herkesi zengin, şımarık sanan bir kitle var ya işte buna çok gülüyorum. Bende birinde burslu olarak okuyorum öss puanımla orta derecede bir devlet üniversitesini seçebilirdim ancak bölüm ve bölümdeki hocalar cazip ve babam da ısrar edince(gizlinot: yüzde elli bursluyum çünkü ) bende tamam yazayım tercihlerime dedim.

    En önemli özelliği hocaları bence. Ben bu konuda çok şanslıyım çünkü alanında en iyi hocalardan ders alıyorum, mimar sinan, itü, ytü, ktüden hocalarla dolu etrafım.

    Ve kimse kusura bakmasın ama çok zengin bir ailen de yoksa o dersler için öyle bir kasıyorsun ki kalıp da bursun kesilmesin, fazladan sa para vermemek için. Devlette olsan rahatsın ama burada bi ortalaman düşsün bakayım neler oluyor! Ve yine kimse kusura bakmasın sınavlar da ödevler de projeler de özel üniversite falan diye kolay olmuyor, bi yerlerimizden ter akıtıyoz resmen. Burslular biraz tolerans var ama şimdi yalan söylemicem ajsjsjs kalsın diye uğraşan hocalara denk gelmedim çok şükür ya da ben onlara böyle bi hak da tanımamış olabilir tabi

    İkinci bir şey de elbette şımarık zengin tayfa var etrafım dumankayalarla, ağaoğlularla dolu açıkçası ama sadece dalga geçiyoruz ajsjdjd kendi arkadaş grubum burssuz olsa bile bununla hava atmayan insanlar. Ve ben de, burssuz, burslu arkadaşlarım dahil ailemizi daha da zora sokmamak için bir çok şeyden kısıp tsarruf etmeye çalışıyoruz zaten okul çok ama çok pahalı. Ve böyle olan çok ama çok fazla insan var.

    Yanisi aman özel üniversite, yok paralı eğitim, yok bunlar burjuva, yok bunlar baba parası yiyor falan mantığını geçelim artık ben babamınkini yiyorum da devletteki yemiyor mu arkadaşım bu nasıl iş hiçbir şey de güllük gülistanlık değil tabi benimki gibi maddi durumu olan ailenin yavruları için.

    8 eylül 2014 00:07

    3. Burslu okuyanlar dışında neredeyse hiç birinden bir şey olmayacağını düşünüyorum niyeyse. Bu ön yargım hep vardı. Ailem şehir dışına gitme burda seni özele yollayalım dediğinde de aynı şeyi söyledim. Nice güzel insanı buralarda kaybettim. Eskiden kuantum fiziği konuştuğum arkadaşlarım en son gördüğümde onun arabası daha pahalı onun ruju daha güzel konuşmaktan öte gidemiyorlardı. Acıdığımı yüzlerinede söyledim o ayrı. Ama böyle olmamalı. Parasını verene diploma verilmemeli. Insan o diplomayı haketmeli. Bu sınıfa giren maalesef maksimum bir elin parmağı kadar vakıf Üniversitesi var. Bunların dışındakiler barajı 3 yılda geçmeyi başarmış gerizekalıdan hallicelere diploma satıyorlar. Sonra birisi de çıkıp fakirler ölsün diyebiliyor.

    8 eylül 2014 01:23


    4. devlette okuyan her öğrencinin paçalarından zeka akan, parlak gençler olmadığı gerçeği gibi vakıf üniversitelerinde okuyanlarında hepsi son model arabalara binen, dersten çıkıp caddede latte içmeye giden, güncel takip ettikleri tek şey iphone modeli olan tipler değil. yarı burslu özelde okuyorum ve son sınıftayım. üniversite sınavında kocaeli üniversitesi/halkla ilişkiler bölümüne girebiliyordum ama ben ailemin, hocalarımın ve tanıdıklarımın tavsiyesiyle bahçeşehir üniversitesi/halkla ilişkilere kaydoldum ve bugüne kadar bu kararımdan zerre pişman olmadım. benimle aynı dönem liseden mezun olan bir arkadaşım kocaeli unv. halkla ilişkilere yerleşti. ben bahçeşehirin bana sağladığı imkanlar, hazırlıkta verdikleri sıkı ingilizce ve istanbulun merkezinde olma avantajlarım sayesinde şu an bir ajansda part-time çalışıyorum, arkadaşım ise mezun olduktan sonra ingilizce öğrenme planı yapmakta ve deneyimsiz halde nerede çalışıcağını düşünmekte. evet paralı eğitim denen şey çok sempatik birşey değil kabul ediyorum ama imkanınız varken kullanmamak, devlet olsun çamurdan olsun demek saçma. dünya genelinde bu böyle. ha sadece paralı olanlar gitmiyor zaten, benim bölümümde okuyan 60 öğrenciden 15'i %100, 20 küsürü yarı burslu.

    ayrıca özelde okuyunca hocalarınız size "müşteri velinimettir, sınıfta bırakmayalımda başka müşteri getirsin bize" gözüyle bakmıyor, bu dizilerde, filmlerde olan birşey. en azından benim okulum için kesinlikle böyle birşey söz konusu değil. hatta tam tersi bir durum sözkonusu. şöyle ki; "türkiye'de yaşıyorsunuz sizin yerinizde olmak isteyen ama okuyamayan gençler var, imkanlarınızın kıymetini biliceksiniz ve burdan en donanımlı halinizle mezun olucaksınız" cümlesi, her öğretim yılı en az 3 hocamızdan duyduğumuz bir cümle.

    maddi anlamda bana "hayır" kelimesini hiçbir zaman kullanmamış bir aileye sahibim, çok şükür, ama part-time çalışıp kendi harçlığımı çıkarma derdinde de bir insanım. üstelik yüksek lisans için "sen akademisyen olmak istiyorsan tabiiki destekleriz, masrafları yüzünden hedefinden vazgeçme biz arkandayız" deselerde, ben yüksek lisansımı galatasaray üniversitesinde ücretsiz yapmak için, bu yazımı her gece ales'e ve yds'ye çalışarak geçirdim ve hala devam ediyorum. üstelik çevremde benim gibi olan da birçok arkadaşım var.

    demem o ki her vakıf üniversitesine gideni baba parasıyla diploma alan tipler olarak görmeyin bence öyle şeyler filmlerde oluyor :)

    8 eylül 2014 01:56

    5.

    yayılımları gereği oluşturdukları nüfus patlamasıyla beni sinir eden üniversitelerdir. ne zaman reklamlarını görsem nişantaşı, maltepe gibi türevlerini söver geçerim. "doluşmayın, yeter, tamam mı?" diye. 5 yıl öncesiyle kıyaslayınca bile bu kadar vasıfsız ve gereksiz bir nüfus patlaması olamaz. keşke en azından şu vakıf üniversiteleri belli bir başarıya ulaştıktan sonra istanbul'da yerleşme izni alsa ama çoğu zaten istanbul'da olmasının ekmeğini yiyor kalite meselesi değil. yoksa anadolu üniversitesinde eminim daha kaliteli bir eğitim veriliyordur, hem de üniversite olma gerekliliklerini temelinden sağlam tutuyor adamlar. hatta genel olarak kalitesi pek de iyi olmayan kendini kanıtlamamış vakıf üniversitelerini şehir dışında tutsak da bulundukları şehirlerin ekonomisine katkıda bulunsalar en azından? sırf devlet üniversiteleriyle bile ele alsan üniversiteye doymuş bir şehir var hani.

    koç, sabancı ve bilkent çoktan kendini kanıtlamıştır ama onun dışında asıl aklıma takılan babam ar-ge ve eğitim konusunda çok seçicidir. koç o adamı bile kendine hayran bırakmıştır ki bende sırf bu yüzden bir merak var. sabancıyı bile eleştirmeye başlasa susmayacak adamı ne yaptınız da hayran ettiniz, bu kadar övgüyle bahsettiği başka bir üniversite daha vardı ve bir alman üniversitesiydi.

    galatasaray'ı bile boğaziçi'ye benzerdir diye düşünüp merak etmiyorum ama koç'u merak ediyorum. bunda zamanında arkadaş ortamında koç lisesinden birini tanıyıp liseyi de takdir edişimin etkisi de var. eğer yüksek lisans yapmaya karar verirsem ve yurtdışına gidemezsem koç'u denerim diye düşünüyorum. kaldı ki yurtdışına gitmek koç'tan daha basit olur gibi geliyor. en kötü ihtimalle avustralya var.

    8 eylül 2014 02:19

    6. sezon sonu %70 indirime girenlerini de gördüğümüz üniversitelerdir.(gizlinot: swh)

    8 eylül 2014 11:21

    7. devlet üniversiteleri hocalara çok komik ücretler verdikleri için, artık vakıf üniversitelerini tercih ediyorlar.

    benim odtü'deki bir kaç arkadaşım vakıf üniversitelerine geçti.

    nasıl iki devlet üniversitesi arasında uçurum olabiliyorsa, iki vakıf üniversitesi arasında da uçurum oluyor.

    hatta aynı üniversitenin iki bölümü arasında bile. o nedenle, devlet üniversitesi vs vakıf üniversitesi diye bir karşılaştırma anlamlı değil bence..

    ama cadde üzerindeki apartmanın üzerinde bilmem ne üniversitesi yazdığını görünce üzüldüğüm doğrudur.

    8 eylül 2014 15:03


    8. 2001 krizi dönemini aklıma getirmiştir. malum türk parası değer kaybeder, doler şahlanır. yazar kasalar fırlatılır. bu okullarda okuyanların hepsini etkiledi mi bilmem ama. etkilenip bırakanları duymuştum.

    8 eylül 2014 15:06

    9. tdk der ki;

    ticaret: 1. (isim) Ürün, mal vb. alım satımı

    ticarethane: (isim) Ticaret işlerinin yürütüldüğü yer

    bu bağlamda çok rahat söyleyebiliriz ki vakıf üniversiteleri birer ticarethanedir arkadaşlar. kaldı ki "bilgiyi alıp sattıkları" göz önüne alındığında, ne kadar arzu etmesek de tüm eğitim kurumları birer ticarethanedir. (gizlinot: katkı payı veremedi diye tuvalet temizleyen öğrenciler var bu memlekette.)

    şimdi;

    ağabeyim lisans eğitimini de yüksek lisans eğitimini de bir vakıf üniversitesinde yaptı. burslu değildi, çünkü hedefi farklı bir bölüm ve okuldu. istediği yere çok rahat girecek puanı aldığı halde babamın arzusu üzerine son dakikada bu vakıf üniversitesini ve bölümünü tercih etti. şimdi bunu cepte tutalım.

    üniversiteye girdiğim sene ailem bana da bu teklifi sundu sağolsunlar. istemedim. istediğim bölümü bünyesinde barındıran her okula gerek tam burslu, gerekse yarı burslu girecek puana sahip olduğum gibi en kötü ihtimalle bana burs vermeyi kabul edecek bir anne babaya da sahibim. banko olduğunu bildiğim halde sırf ailemin içi rahat etsin diye tümü devlet üniversitelerinden oluşan 7 tercih yaptım, ilk tercihime de girdim. şimdi bunu da cepte tutalım.

    vakıf üniversitesinde okuyan öğrencilerin, burslu da olsa burssuz da olsa belli bir ekonomik düzeyin üstünde olduğunda anlaşalım öncelikle. öğrenci evi "dumankaya rezidans"ta olan ya da okula üstü açık spor arabayla gelen kitlenin dışında konuşuyorum. memur çocuğu da olsa ailesinin kendisi için ayırdığı bütçeceden harcıyor da olsa ya da kendi okul parasını kendi biriktirmiş/kazanmış/kazanıyor da olsa bir vakıf okulunda okumak için maddi durumun rahat olması gerektiğine inanıyorum. hatta psikolojik birtakım etmenleri göz önüne alınca öyle olmak zorunda olduğunu bile düşünüyorum. bu savunmama da en basit örnek olarak benim okulum sınırları içerisinde 3 liraya bile karın doyurmak mümkünken ağabeyimin okulundaki 15-20 liradan başlayan yemek fiyatlarını gösteririm. daha da basit bir hesap yaparsak, bizde 1 liraya satılan çay onlarda 2,5 lira idi. yine farklı bir vakıf okulunda okuyan bir arkadaşım, benim okulumun çevresinde satılan 25 kuruşluk erikli marka suyu görünce kendi okuluna "ulan 1,5 liraya su satıyorlar, onda da sultan suyu satıyorlar." diye isyan etmişti. benim okulumun çevresinde 800 liraya en kral evi tutabilirken ağabeyimin okulunun çevresindeki ortalama haldeki evler için bile bin, binbeşyüz lirayı gözden çıkarmak gerekiyor. ne demek istediğimi anladığınızı tahmin ederek devam ediyorum.

    ağabeyimin okuduğu vakıf üniversitesinde, çoğunluğun iyi geçen bir sınavı "kapıların açık bırakıldığı ve sınavdan önce soruların çalınmış olma ihtimali" üzerine iptal edildi. günlerce bu sınava çalışan abim bu psikolojik baskıyla birkaç gün daha çalışmak zorunda kaldı. hani sanıyorsunuz ya "parayı verdi bunlar. geçirelim bari." diye düşünüldüğünü, aksine daha çok zorlanıyorlar. zaten yükseklisansı boyunca dilinde "öss'ye bu kadar çalışsaydım derece yapardım muhtemelen." lafı eksik olmadı. yani demem odur ki arkadaşlar, vakıf üniversitelerindeki herkes parayla diploma almıyor. böyle olduğunu iddia eden insan gerizekalıdır.

    ben burslu girebileceğim halde özel bir okulda okumayı reddedip devlet okulunu tercih ettim. üniversiteyi ilk senemde kazandım, hazırlık sınıfını atladım(gizlinot: ki bu bir gerçek)(gizlinot: devlet okulunun hazırlığı cacıktır), en düşük notum cc olup alttan hiç ders almadan okulumu bitirdim, derece ile de mezun oldum. yani demem odur ki arkadaşlar, devlet okulunda okuyan herkes özel bir okulu "burslu" tutturamayıp buraya mahkum olmuş demek değildir. böyle olduğunu iddia eden insan da gerizekalıdır.

    kaldı ki üniversite okumak çok büyük marifet olmadığı gibi üniversite bitiren herkes de über zeki değildir. bilkent üniversitesi'nden mezun olup "hocaya iki yağ çekiyordum, geçiriyordu beni dersten." diyen esra-ceyda kardeşlerin kafa yapısına sahip özel okul öğrencisi de, okulumuza söyleşiye gelen radyo programcısına "neden erikli su içiyorsunuz? marka takıntınız mı var?" diye soru soran devlet okulu öğrencisi de net gerizekalıdır gözümde.

    ayrıca son olarak şunu söylemek istiyorum ki "fakirler ölsün." zihniyeti kadar "zenginler ölsün." zihniyetinden de çok sıkıldım. ikisinin de çok ciddi karakter sorunu yaşayan insan söylemi olduğunu düşünüyorum.

    okuyabilene de sonsuz teşekkürler. ben yazarken sıkıldım (gizlinot: swh)

    8 eylül 2014 20:09

    10. vakıf üniversitesinde okuyorum. Bu okula gelmeden önce aklımda sadece: pahalı arabalar, topuklu ayakkabıyla gelen kızlar, Bursluların paralı okuyanlar tarafından ezilmesi.

    'adını feriha koydum' tarzıdır yani; hazal kaya gibi sümüklüsünüzdür yada ceyda ateş gibi silikonlusunuzdur.

    Ama bu okula geldiğimde değişti tüm fikirlerim. Oda arkadaşım çok büyük bir holdingin sahibinin kızı. Başka bir oda arkadaşım burslu okuyor. (gizlinot: 4 kiş kalıyoruz bir odada )

    Hepimiz okula eastpak'lerimizi takıp gidiyoruz zaman zaman. Bazen durumu iyi olan arkadaşımdan topuklu ayakkabılarını ödünç istiyorum.

    Diğer vakıf üniversitelerini bilemeyeceğim. Benim okulum hiç bir zaman burslu olduğumu hissettirmedi bana. Arabamın olmayışının ezikliğini çekmedim. Minibüsüme binip paşa paşa gidiyorum istediğim yere. Zaman zaman arkadaşımın mercedesine de biniyorum.

    İlla ki şımarıklar vardır her okulda, ama bunun vakıfa özel bir şey olduğunu düşünmüyorum. Uzak durursanız sizden iyisi yok.

    21 mart 2015 19:48