sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (296)
  • medya (4)

296. Önemli olanın asla pes etmemek olduğunu düşünüyorum. Ben metobolizmam yavaş olduğu ve bir türlü hızlandıramadığım için yavaş veriyorum. Her zaman yarıda bıraktım bu süreci sıkıldığım için. Yeniden başladım bir sürece ve bu sefer pes etmezsem sonuca ulaşıyor olucam. Bir ay da 4 kg normal olduğunu söylüyorlar ben 2,5-3 arası verebiliyorum. bu durum moralimi bozup diyeti komple bırakmama neden oluyordu. Oysa ki bırakmasam her ay 3 kg bile versem bir nokta da sonuca ulaşıcam.ama bırakınca hiç bir zaman sonuca ulaşamıyorum. Şu an bu düşünceyle devam ediyorum. Az olsun benim olsun.

dün 14:17

295. ideal kiloya yaklaştıkça zorlaşan şey. o son 5 kilo gitmiyor arkadaş. artık kilo veremiyorum ama ara beden kaldım, kilo vermem gerekiyor. oldukça da sağlıklı beslendiğimi düşünüyorum, haftada 4 gün spor da yapıyorum. neden tanrım neden?

dün 14:06

294. bugün kolonoskopi olacağım. dolayısıyla bir gece önceden bağırsakların temizlenmesi için ilaçlar veriyorlar. Fırsattan istifade sabah tartıldım. 54.6 çıktım. Uzun zamandır normal bir sabah tartılmamama rağmen 1 ay önce 56’dan aşağı çıkmıyordum. Hatta zehirlendiğim de bile ki içim dışıma çıkmıştı 55.8 çıkmıştım. Zannediyorum ya da umuyorum ki 1 kilo vermişim 1 ayda. İşin tuhafı 1 aydır spor da yapmıyorum. Ya verdim ya da hep böyleydim. Umarım vermişimdir çünkü benim için 1 kilo vermek 1 ayda önemli zaten çok kilolu değilim, zayıfladıkça kilo vermek zorlaşıyor. 173-174 boyum var. Ne kadar zayıflasam da bence kalın basenim var. Ve ben çırpı bacaklardan hoşlanıyorum. 

Spor yapıp da kilo verememem ayrı olay tabi ama yine de spora devam edeceğim. Zinde hissettiriyor.

Edit: her bir eksi geçmiş olsun demek ha gayret parmaklara kuvvet.

27 şubat 08:57 27 şubat 09:22

293. bu girdiyi yazmadan önce biraz tereddüt ettim çünkü bir başarı hikayesi ya da bakın ben çok iyiyim, kilo veremeyenler ölsün gibi bir anlama gelmesinden korktum. Ama yıllarca her yerde çareler arayıp en sonunda bunu kendimde bulmanın nasıl güzel bir his olduğunu anlatırsam belki birilerine ilham verir, birilerine iyi gelir diye düşünüyorum.

çook uzun yıllar kilo problemi yaşadım. ergenlik, üniversite, iş hayatı.. her sene her doğumgünü her yılbaşında, en büyük dileğim bir sonrakine daha zayıf girmekti. kendimi zayıf hayal ettim, incecik hayal ettim ama onca yıl olmadı. gariptir, kendisiyle problemi olan çözümü hep dışarıda arar. spor salonlarında, diyetisyenlerde, çevresinde. başarılı olamayınca yahut istediği sonuca ulaşamayınca da en kolayı onları suçlamaktır. diyetisyen herkese verdiği diyeti verdi, spor hocası ilgilenmedi, arkadaşlarım/eşim yanımda yemek yedi.. gibi. ya da tiroid, şeker gibi hastalıklara atar. merak etmeyin ben de hipotiroidiyim, ben de yıllarca suçu tiroidime attım. atılmayacak gibi de değil meret, hiç çalışmıyor çünkü. ömrümün sonuna kadar her sabah aç karnına o ilaçları içmek zorundayım. 45 kiloya düşsem de bu değişmeyecek.

gelgelelim geçen yılbaşı hiçbir dilek dilemeden saat 11.30'da uyudum. yeni yılda aklımda spora adam akıllı başlamak vardı, evimin yakınlarında birkaç yer aradım ama ara ara aklıma geldikçe baktım, fiyat aldım, internetten yorumlar okudum. personal trainer işine çok uzaktım, zengin işi gibi geliyordu birinin başında dikilip şu hareketi yap bunu yap demesi. şubat ayının 4ünde birkaç arkadaş otururken, içlerinden biri "yarın bir hoca ile görüşmeye gideceğim" dedi, bir anda "ben de gelebilir miyim?" dedim. gittik, haftada üç gün birer saat diye başladık, başta dedim ki ben üç gün gelemem. kendimi tanıyorum (gizlinot: tanıdığımı zannediyorum) asla öyle bir disiplin göstermemişim. hocanın kendi yeri, salondaki gibi aman birileri yağlarımı görecek dalga geçecek (gizlinot: tüm kilo problemi olanlar bu endişeyi taşır) sıkıntısı çekmiyoruz. hoca iyi, güler yüzlü, pozitif. motive ediyor ama öldürmüyor. yapabileceğin /yapamayacağın hareket ayrımını çok iyi yapıyor ve kendine güven getiriyor. "bizde genetik bu kollar" dedikten 7 ay sonra kollarım 7 cm küçüldüğünde ve ufak ufak kaslar kendini belli etmeye başladığında, bacak bacak üstüne attığımda o kas çizgisi göründüğünde, herkese göre değil, ama sizin özelinizde iyi görünmenin nasıl bir keyif olduğunu anlıyor ve sporu zayıflamak için değil, size iyi geldiği için yapmaya devam ediyorsunuz.

o kadar can çekişince farkında olmadan yediğim abur cuburları yememeye başladım, akşam iş çıkışı spora gittiğim için spordan sonra hem iştahım azaldı hem de ağır bir şeyler tüketmemeye başladım. birkaç ay geçince görüntü anlamında da pozitif dönüşler aldım, spor motivasyonum arttı, üç gün düzenli gidiyorum, fırsat buldukça da yürüyüş yapıyorum. alkollü ortamlardan bir süre uzak kaldım, çünkü alkol bir haftalık düzeninizi çöpe atıyor, yanında yedikleriniz de cabası. bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, benim verebildiğim ayda 1,5, maksimum 2 kilo oldu. hem yaş hem metabolik durumum nedeniyle daha fazlasını veremedim, ama ilk defa daha fazlasını vermeyi de beklemedim. çünkü amacım 30 küsür yılda yaptığımı 2 ayda sıfırlamak değildi, keza bu sağlıklı ve kalıcı olan yöntem de değil. çokça duraklama yaşadım, bu esnada su tüketimimi artırmaya çalıştım. asla aşırı katı bir diyet yapmadım çünkü bu işi başarmış herkesin söylediği gibi bu bir hayat tarzı değişikliği. işten gelip bir paket bisküvi ile koltuğa yayılan bir insandan, sağlıklı beslenen ve hareket eden bir insana dönüşmeniz gerekiyor ve bunun için, evet cevap çok basit, o koltuktan kalkmak, o bisküviyi çöpe atmak ve bir çift spor ayakkabı geçirip evden çıkmak gerekiyor. bu fizik kanunu, oturduğunuz yerde bunu başaramazsınız. vücudun o enerjiyi atması gerekiyor. yine bir diğer basit denklem, iyi dinlenmek de kilo verdiriyor. çünkü yakılan kaloriler vücuttan su ve karbondioksit olarak çıkıyor. nefes verirken ne salıyoruz? karbondioksit. iyi dinlenmek, iyi uyumak karbondioksit salınımını arttırıyor, işte o yüzden sabah tartıya çıktığınızda daha zayıf uyanıyorsunuz. bu ve bu gibi şeyleri okudukça, araştırdıkça gün be gün her şey kafamda daha iyi oturdu, daha iyiye gitti.

1 yıldır düzenli spor yapıyorum. 14 kilo verdim. daha verecek kilom var. şu an yağ oranım normal seviyede. daha iyi olabilir elbette ama acele etmiyorum, çünkü acelem yok. ne değişti? ben değiştim. arada yememem gereken şeyleri yiyor muyum? evet. çünkü tolere edebileceğim şekilde yemeyi öğrendim. kaç yemek masasına oturdum ve sadece istediğim şeyleri, vücuduma iyi gelen şeyleri tükerek kalktım. çünkü ben çöplük değilim, çöpe gidecek diye midemi kendimi yoramam.

sözün özü, her ne diyeti yaparsanız yapın, diyetisyen diyeti, (gbkz: karatay diyeti), (gbkz: dukan), (gbkz: isveç diyeti).. şu an sayamayacağım kadar diyet var piyasada. öncelikle bir aynaya bakın. kendinizle en yakın arkadaşınızla konuşur gibi konuşun. sen kimsin, bu hayatta ne istiyorsun, neleri yapabilirsin. ona bir yol haritası çizin. ama en tepeden değil, en küçük basamaktan başlayın. çünkü adım adım çıktıkça kendinizi daha iyi hissedeceksiniz ve geri dönüp baktığınızda ne kadar yükseldiğinizi, yol aldığınızı göreceksiniz. yıllarca her alışverişten sinirli, mutsuz, ağlayarak dönen bir insan olarak şu an herhangi bir şeyi üstüme olduğu için değil, bana yakıştığı için almanın nasıl bir mutluluk olduğunu biliyorum. o yüzden eğer aklında en ufak bir düşünce varsa, pazartesiyi bekleme, bir çarşamba bir cumartesi de harekete geçebilirsin. önemli olan istikrar ve her düştüğünü hissettiğinde aynaya bakıp tekrar en yakın arkadaşını ayağa kaldırmak.

26 şubat 10:41

292. daha önceden (link: https://www.suslusozluk.com/s%C3%BCsl%C3%BClerin-kilolar%C4%B1?i=854514 şurada ) kilo verme sürecimi anlatmıştım. çok acele etmeden kilo vermeyi tercih eden bir insanım. hem kendimi strese sokmadan, ara ara çikolata, starbucks kahvesi filan dahi tüketerek 1 yılda 10-12 kilo vermiştim. en son 64 kilolardayken yazmışım ve hedef 60 demişim.

olmadı tabii.

mezun olup aile evine gelince ve neredeyse tüm zamanımı evde oturarak geçirince yediğime dikkat etsem dahi hareket etmediğim için kilo veremedim. boşluktan spor yapasım da hiç gelmedi. üstüne çok çok az tükettiğim ekmeği çok tüketmeye başladım. haliyle yavaş yavaş o kilo arttı. rahata alışınca toto da büyüyor işte. neyse ki o kiloları yavaş verdiğimden olsagerek bu sefer çok hızlı almadım. 5-6 ay gibi bi süreçte 2 kilo aldım sadece.

derken buğday unu alerjisi çıktı bende. intolerans da değil. azcık okuyup araştırınca alerjinin hayati sonuçlara ulaşabileceğini ve alerjenlerle ne kadar çok temasa gereçsem riskin o kadar arttığını okuyunca, dedim biraz tüketmeyeyim, bakalım nolacak.

noldu?

her türlü buğday unu içerikli ürünü kesmemle ve biraz yediğime dikkat edip, akşam yemeğinden sonra bi şeyler atıştırmayı bırakmamla 1 haftada 2 kilo düştüm. eminim bunun 1,5 kilosu filan su. ama vücudumun gereksiz yere 1,5 kilo suyu taşıyor olması ve benim bunu kilo aldım zannedip üzülmem de çok korkunç geldi bana.

resmen kötülüklerin anasıymış. ha tabii ben kendimi biliyorum, ekmek yemesem de annem rahat durmayıp kurabiyeler yaptığı için arada bi ısırıklık tüketiyorum. o da öldürmez tabii. 1 ay sonra evden ayrılıncaya kadar buna alışıp tamamen alışkanlığa dönüştüreyim diyorum. sonrasında zaten hızlı bir tempoya gireceğim. artık o zaman bakarız.

16 şubat 21:12

291. kilom var ama ağzımı tutmadığım için 23 marta kadar yememem gerenler besinler için yemin ettim.

tanım: bir dönem hobi iken şu an zorunlu olduğum eylem...

5 şubat 19:32

290. Kilo vermek sıkıntı değil de, kiloyu korumak çok zor yahu. Hele ki vücudunuZ kilo almaya çok meyilliyse çok moral bozucu olabiliyor.

5 şubat 19:15

289. iki gündür vücut şeklime uygun kıyafet önerilerine filan bakıyorum. bakıyorum tabii de, baktıkça vücut şeklim ne onu tam bilmediğimi farkettim. bu sefer ona bakayım derken şöyle bir (link: http://modelmydiet.com/women.html?cb=197360262149 virtual body shape) generator buldum. Değerlerinizi giriyorsunuz, hatta ten rengi saç şekli vs de girebiliyorsunuz. sonra şu anki kilonuzla hedefinizi yazıyorsunuz ve size şu anki halinizi ve hedefe ulaştığınızda alacağınız vücut şeklini gösteriyor. ben motive edici buldum bunu. üstüne gittim 13 kilo vermeden önceki kilomu yazdım ve hedefe de şimdiki kilomu yazdım. sonra da bir vay bee dedim. geri kalan 7-8 kiloyu vermek için hafiften gaza gelmedim değil.

vücut şekli için de (link: https://www.omnicalculator.com/health/body-shape şu adresi) kullandım. göğüs çevresi, bel, kalça ve üst basen değerlerinizi girince vücut şeklinizi söylüyor.

4 şubat 23:08

288. hayatımın çelınçlarından biri. veremiyor değilim veriyorum ama

herhangi bir insan gibi yemek yediğimde geri alıyorum. mesela o hafta kuru fasülyenin yanında pilav yersem, köfte ile çorba içersem, bir kere makarna ve bir iki sabah da tost yersem o hafta +2-2,5 oluyorum. sonra onları vermek 1 ayımı alıyor. çok sinir oluyorum.

4 şubat 19:54

287. doktora tezimi yazarken yaklaşık bir 10 kilo aldım. hep 48-49 bandında gezen ben nasıl olduğunu anlamadığım bir anda kendimi 59 kilo olarak buldum. bir anda almadım tabi bu kiloları. yavaş yavaş sinsi sinsi geldiler. önce 52 kilo sonra 55 sonra 57 sonra 59. yani tabi herkes bu evreleri geçerek kilo alıyor ama benimkisi yavaş olduğundan farkına varmam güç oldu. 2 seneye yayıldı kilo alışım. tabi o zamanlar hiç tartılmıyorum bir şey yapmıyorum. fransa'dan türkiye'ye annemleri ziyarete geldiğimde bir tartılayım dedim ve hop 59 kiloyum. hatta 59.9. beynimden vurulmuşa döndüğümü hatırlıyorum. sonra gaza geldim, spor vesaire diyet bir şeyler yapacağım bu kiloyu vereceğim diye düşünüyorum hemen hemencecik vermeliyim. 2 haftada 1 ayda ama öyle şok diyetler falan yapabilecek biri değilim. hayatımda da diyet yapmamışım daha önce zaten. nasıl olacak bu işler falan derken tezimde bir sürü sorun çıktı, danışmanlarımla papaz oldum, rezil rüsva günler vs. kilomun bir önceliği falan kalmadı. hayata tutunmaya çalışmaya başladım. tam gaz tezi bitirmeye, savunmaya vs. yoğunlaştım. tez bitti, savundum vs. bir baktım 55 kiloya düşmüşüm. resmen hayatımın en stresli dönemindeki o koşuşturma ve o stresten kurtuluş 4 kilo kaybettirmişti. sonra hazır artık rahatım geri kalan 5-6 kiloyu da veririm gari diye spora asıldım ama milim oynama yok çünkü bir yandan da iş arıyorum. ne yapacağım? fransa'da kalabilecek miyim? kabus dolu zamanlar. sonra iş buldum. iş bulmanın heyecanı ve mutluluğu ile kilomu yine unuttum. işe bisikletle gidip gelmeye başladım. aradan 1 ay geçti. yine bir tartılayım dedim bir baktım 50 kilo olmuşum. hayatıma stresle sinsi sinsi giren kilolar işlerimin yoluna girmesiyle ses seda etmeden benim asabımı bozmadan kendiliğinden gidiverdiler. aslında kendiliğinden gitmediler. ben mutlu hissettim, stresten uzaklaştım, daha enerjik ve hareketli oldum, stresin getirdiği duygusal açlık halinden uzaklaştım. evet diyet yapmadım ama stressiz bir hayat bana az yedirdi de bu şekilde verdim bu kiloları. artık evde tartı var. kafam da şimdilik çok şükür rahat. olayın stres ve mutsuzlukta bittiğini çözdüm. en azından benim için. sağlam kafa sağlam vücutta bulunur evet ama sağlam vücut için de sağlam kafa gerekli.

21 ocak 18:20 21 ocak 18:22